Ayşe

Ayşe
@aysekzbs
Amasya
6 Mayıs 1996
9 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Ne var ki şiirle teselli buluyor, birçok şiir okuyor ve en çok da anlaşılır bulduğu, basit şairlerden keyif alıyordu. Güzelliğe aşıktı ve o satırlarda güzelliği buluyordu. Tıpkı müzik gibi şiir de onu derinden etkileyip coşturuyor ve o farkında olmadan zihnini ileride okuyacağı ağır eserlere hazırlıyordu. Zihninin sayfaları boştu ve okuyup sevdiği şiirlerin birçoğu hiç çaba sarf etmeden, kıta kıta beynine işleniyordu; böylece çok geçmeden kelimelerin müziğini ve güzelliğini bir şarkı gibi yüksek sesle ya da mırıldanarak okumaktan büyük zevk almaya başladı.
Edebiyat
Reklam
.. ve bir kitapta okuduğu çapraşık formüllerle derin düş ünceler, bir başka kitaptaki fikirlerin köhne olduğunu gösteren hiçbir ipucu vermiyordu. Serseme dönmüştü ama yine de öğrenmek istiyordu.
Edebiyat
'Ara-dalık' hali insanın olağan mekanıdır. Zamanın kesintilerle malul, eksilmenin mukadder, geleceğin belirsiz olduğunu fark eden 'arada-insan'ın düştüğü dipsiz yarıktan, kurguladığı balonla yükseklere çıkması, bu balonu olabildiğince tüm zamanları kapsayacak ve ikame edecek şekilde şişirmesidir: Belirsizlik kalkmıştır.
Bu işgal altında, çevresiyle olan ilişkisinden de koparılıp yapayalnız bırakılmış birey öleceğini biliyor olmanın trajedisi içinde tüketim ve haz odaklı mutluluk vaatlerinin peşinde kaybolup gitmektedir.
Psikoloji
Kül rengi, engin bir gök altında, yolsuz, çimensiz, dikensiz, ısırgansız, geniş, tozlu bir ovada birtakım insanlara rastladım, iki büklüm yürüyorlardı. Her biri bir un ya da kömür çuvalı kadar, Romalı bir piyadenin donatımı kadar ağır, kocaman bir Düş taşıyordu. ... Tüm bu yorgun ve asık yüzlerde hiçbir umutsuzluk belirtisi yoktu; göğün bunaltıcı kubbesi altında, ayakları gök kadar kasvetli toprağın tozlarına batmış durumda, hep umut etmeye yargılı kişilerin boyun eğmiş yüzleriyle ilerliyorlardı.
Şiir
Reklam