Aysel Kılınç

Aysel Kılınç
@ayselklnc
Severiz okumayı.
Az önce Taksim AKM'de bir programdan çıktım. Kızkardeşimin de mensubu olduğu Medeniyet Üniversitesi, Savaş ve Göç konulu çok güzel bir program hazırlamıştı. Salonun girişinde muazzam bir resim sergisi karşılıyor bizi. Önce Savaş ve Göç konulu bir konser, ardından Ahıska Türklerini anlatan bir tiyatro eseri ve en sonunda da bir belgesel gösterimi vardı. Sanırım bir sinema filmi gösterisi de olacak ancak ona kalmayacağım. Duygularım sıcakken yazmak istedim. Program boyunca hem eserleri dinlerken hem tiyatroda yer yer gözyaşı döktüm ve içimden şu cümle geçti: "Dünya, acılarla dolu." ve biz insanlar gerçekten çok büyük acılar çekiyoruz. Hâl böyleyken kendi küçük dünyalarımızda neden birbirimize zehir ediyoruz dünyayı, anlayamıyorum. O kadar büyük acılar var ki bazen ikili ilişkilerimizde ya da insanlarla olan çoklu ilişkilerimizde acılar çekiyor, günlerce aylarca yaşadığımız travmayı atlatmaya çalışıyoruz. İnsan, insana kötülük etmemeli. Yeryüzünde zaten hepimize yetecek kadar acı var. Hâl böyleyken neden ilişkilerimizde birbirimizi bu kadar hırpalar, egolarımızı tatmin etmek için birbirimizi harcarız?
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
-Bütün fecaat, insanın insanla karşılaşa karşılaşa en sonunda kendisini tanımayacak hâle gelmesi... -Fikirler de öyledir: Hayatla karşılaşa karşılaşa tanınmaz hâle gelir. Düşünce cesurdur ve kendisine karşı koyabilecek başka bir kuvvet bulunmamak felaketine maruzdur. Bir düşünceyi ne tahdit eder? Hiç. Fakat icra mevkiine koy, bakın ne hâle girer. Her an değişir ve bir evvelki hâlini tutmaz. Büyük ihtilallerin tarihi budur. Dünyada Fransa İhtilâli kadar büyük ve güzel epope azdır. Yirmi otuz sene içinde beşeriyet, iki bin yıl kendisini idare edecek düsturların hepsini bulmuştur. Fakat başladığı zaman, neticenin sadece bir burjuvazi hâkimiyeti ile biteceğini kim bilirdi.
Sayfa 312 - Dergâh Yayınları·Kitabı okudu
Bu uygulamada kitap okur, alıntı paylaşır, kitaplar hakkında malumat sahibi oluruz, üç beş kitapseverle sosyal medyanın ucuzluklarından uzak kafamız hiç değilse burada rahat oluruz derken uygulamayı tuhaf bir topluluk da sarmış. Saçma sapan iletiler anasayfama düşüyor, kendimi istemsizce onları okurken buluyorum. Profile bakıyorum sıfır kitap, boş boş iletiler, boş boş sorular... Bir bura vardı ya gerçekten nefes aldığım. N'olur ya burası sadece münevver kalsa.
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
"Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca” masal gibi başlayıp bir masaldan nasıl günümüze böyle ışık tutulabilir şaşkınlığıyla sona erdi. Yaşar Kemal’in dili zaten büyüleyici. Hiçbir şeyi büyütmeden ama her şeyi hissettirerek anlatıyor. Topal karıncanın inadı, sakince ama kararlılıkla ilerleyişi... Küçük bir canlı -karınca metaforu- üzerinden hak nasıl alınır anlatılırken yazar, okuyucuya insanın içindeki o derin adalet duygusunu hatırlatıyor. Filler Sultanı’nın büyüklüğü, karıncanın sessiz direncinin yanında sönükleşiyor. Karınca ise hakkını elde etmeye çalışırken devleşiyor. İnsan da böyle değil mi? Bazen küçücük, çok aciz görünse de içindeki doğrulukla dünyayı sarsabiliyor. Toplumcu Gerçekçi yazarlarımız toplumun sorunlarını dile getirmekle kalmıyor aslında satır aralarında çözüm önerileri de sunuyor. Bir masal bize neyi ne kadar anlatabilir ki? Bize, sorunlarımıza nasıl ışık tutabilir ki? Hepsinin cevabı Yaşar Kemal'in satırlarında. Çok önceden okudum kitabı ancak yazıyı henüz yazıyorum.
Edebiyat
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,6bin okunma