Yaşamın belirsizlikleri acı verir bize;
ama, bunları, yaşamın daha hala belirlenebilecek
—hem de, bizim belirleyebileceğimiz— yanları olarak görüp, bunlardan mutlu bile olabiliriz.
‘Gurur’umuz öylesine küçüktür ki, zaman olur, bizi seven birinin (hatta, belki bizim de sevdiğimiz birinin) bizim için bir şeyler yapıyor olmasını bile çekemeyiz.
En derin korkumuz yetersiz oluşumuz değildir. En derin korkumuz ölçülemeyecek derecede güçlü oluşumuzdur.
Bizi korkutan şey karanlığımız değil, ışığımızdır.