Ayse Zeynep Oz Metin

Ayse Zeynep Oz Metin
@aysezeynepoz
10/10
·95 syf.··
2020 31. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2020 12:50
Yoğun tempolu geçirdiğim şu günlerde, bir yandan okumaya gayret gösteriyorum ve kütüphanede uzun zamandır duran bu kitabıma elim gitti. İnce oluşuna aldandım, az ama öz bir kitap. Ferhat'ın Şirin'e duyduğu aşkın karşısında dağlar bile dayanamayıp erimişken, zehirli düşünceli, kıskanç insanlar aşka engel olmuş. Beni en çok etkileyen kısmı ise Cüneyd'den bahsedilen, savaşan askerlerden ve onları bekleyen nişanlılarından söz edilen kısımdı. Etkileyici, sade, şiirlerle içinize dokunan bir anlatım. Ben çok keyif alarak okudum. Okumayanlara tavsiye ediyor, iyi okumalar diliyorum. Ferhat İle Şirin
Edebiyat
Ferhat İle ŞirinFatma Şengil Süzer · Timaş Yayınları · 2011184 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·400 syf.··
2020 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2020 14:29
Diriliş Lev Tolstoy Okudukça kendini yavaş yavaş sevdiren bir kitaptı benim için. Sonlara doğru beğenim artarak okumaya devam ettim. Diriliş, içinde bir nebze olsun merhamet bulunan fakat bu merhametin; ruhunun çok derinliklerinde saklı kalmış olan bir adamın konu olduğu roman. Adalet sisteminin, insanların vicdanının çok güzel ve haklı bir şekilde  eleştirildiği romanı çok sevdim. Yazar; Prens'in, tesadüfi bir karşılaşma sonrasında, zamanında vicdansızca bir davranışta bulunduğu genç kadına karşı ortaya çıkan suçluluk duygusunun, vicdani azabın getirdigi sorumluluğu üstlenmesi ve bunu üstlenirken yaşadığı zorlukları cok güzel anlatmış. Rusya'da zengin, üst tabaka olan kesimin bencilce, rahat yaşayışlarının yerildiği, köylü halkın, zindanlardaki esirlerin (içlerinde suçsuz yere yatmakta olanların da bulunduğu ) uğradığı haksızlığın, kendilerine karşı olan insanlık dışı muamelelerin anlatıldığı bir roman. Prens'in herşeyi, her zaman apaçık gördüğü halde nasıl bunca zaman bütün bu yanlışların ona doğru göründüğünü düşünerek doğru yolu bulmaya, vicdani yükünü hafifletmek için maddi olarak da malvarlığını ortaya koyduğunu işliyor Tolstoy. Ben severek okudum, okumamış olanlara tavsiye ediyorum. İyi okumalar diliyorum.
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 200521,6bin okunma
8/10
·395 syf.··
2020 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2020 23:35
Kemal Tahir romanına Fransız yazar André Maurois'in şu sözleriyle başlar  "Ahlâk düzeni sağlam olmayan ve soyguncularıyla başa çıkamayan bir toplum, -ruhunda arta kalmış barbarlık duygusunun da baskısı ile- soyguncularına karşı hayranlık duyar. " "Eşkıyalık" kavramını, kahraman gibi gösterilen, sevilen, sayılan eşkıyalığı eleştiriyor. Kitabı okurken görüyorsunuz eşkıya eskilerinin, zamanında nam salmış, astığı astık olan Uzun İskender ve arkadaşlarının geçen zaman ve değişen şartlarla nasıl zavallı hallere düştüklerini. Toplumda hala onlara karşı saygı duyup hayranlık besleyenler var olsa da yazara göre Bolu Beyi, yiğit Köroğlu gibi destansı eşkıya hikayeleri asırlar öncesinde kalmış, artık halkın çoğunluğu tarafından destekten yoksundur bu eşkıya eskileri.   Kemal Tahir'in, anlattığı dönemi objektif bir şekilde yansıttığı söyleniyor. Ben henüz iki kitabını okuma fırsatı buldum ve her ikisinde de kadınlara karşı iğrenç bir bakış açısı gördüm. Gerçekten o dönemlerde kadın sadece sevişmek ve hizmetçilik için kullanılan, insan yerine sayılmayan bir varlık mıydı? Anadolu insanının en pis, ahlaksız yüzünü gösteriyor romanlarında. Bunların dışında akıcı, anlaşılır, güzel bir kitaptı. Keyifli okumalar diliyorum herkese Kemal Tahir Rahmet Yolları Kesti
Edebiyat
Rahmet Yolları KestiKemal Tahir · Adam Yayıncılık · 20011,141 okunma
10/10
·168 syf.··
2020 12. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2020 19:13
Dönemine bir eleştiri olarak yazılmış, kitaptaki karakterler semboller halindedir. Bir eleştiriyi masallarla, güzel anlatımıyla insanın içine işlemeyi başarmış. Eşsiz bir yazar...   "Onun iki masalı vardı. Biri kendisinindi ve başka kimse bilmezdi. Ötekini ise dedesi anlatmıştı ona. Sonra ikisi de yok olup gitti. Şimdi biz bunlardan söz edecegiz. " diye başlıyor kitap. Daha baştan insanın içini ezecegini söylüyor ama sonunun bu kadar etkileyeceğini tahmin edememiştim. Kitapta çocuğun ismi geçmiyor, o çocuk nasıl güzel bir çocuk..  anne babasını bilmiyor, dedeciği büyütüyor onu. Daglarla,  hayvanlarla, dürbünüyle konuşup arkadaşlık eden, masum bir çocuk. En cok istediği şey bir balık çocuk olmak. Belki de gerçekten olmuştur kim bilir? Beyaz gemiye yetişip babasına kavuşmuştur. Cengiz Aytmatov'u cok seviyorum. Kitabını bitirdikten sonra içimde bıraktıgı burukluğu, vermek istediği mesajları çok seviyorum. Büyük keyif alarak okuyorum  " Sonbahar güneşi karanlık basmış Karavul Dağı'nın  ardına sarkmış, komşu sıradağların arkasına inmekteydi. Isı vermeyen kızıl ışınları, çıplak dağları da kızıla boyamış, alacakaranlık ise sırtları aşarak dorukları üşütmeye başlamıştı. Orman akşam karanlığına bürünüyordu. Karları yalayarak gelen bir rüzgar esti, çocuk titriyordu. " böyle güzel anlatımı olan bi adamı keyifle okumamak mümkün degil bence. Kitabın tadı yine damağımda kaldı, içimde de büyük bir parça hüzün.
Edebiyat
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,4bin okunma
Yazılmış en güzel çevre romanı..
10/10
·392 syf.··
2020 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2020 18:18
Yazarın her romanı, benim boğazımda bir düğüm bıraktı. Son romanı olan "Dişi Kurdun Rüyaları" ise beni en çok etkileyen kitabıydı. Bu yüzden ben de bir inceleme yazmak istiyorum. Bir kurt, bir  papaz öğrencisi ve Kırgız çobanlar. Birbirinden bagımsız ama birbirine tamamen bağlı hayatlar. Bu dünyada gerçekten tek zararlı varlık insanlardır. Akıl sahibi olduğumuz icin kendimizde, diğer varlıklara istediğimizi yapma hakkı buluyoruz. Bu düşüncemi pekiştiren bir romandı.. Aytmatov, insanların kendi çıkarları için doğayı nasıl katlettiklerini, hayvanlara, doğaya ve kendilerine göre zayıf gördükleri insanlara nasıl zalimce, saygısızca davrandıklarını anlatmış. Yıllar önce bizi mahvedecek bir sorundan bahsetmiş, günümüzde de insanlar doğal dengeyi bozmaya,  hayvanların yaşam alanlarını katletmeye devam ediyor malesef. Aytmatov ilahi kudretten sık sık bahsediyor; Tanrı'nın, dünyanın kaderini tayin etme özgürlüğünü insana verdiğini, İnsanların, tüm davranışlarının ve düşüncelerinin tek sorumlusunun yine kendileri olduğunu çok çarpıcı olaylar örgüsü ile  anlatıyor. İlâhi adaleti, iyi-kötü ayrımını, kaderi sorguluyor. Beni en etkileyen kitabı budur, çok ama çok sevdim. Hala okumayan varsa kesinlikle okuyacakları ilk kitabın bu olmasını tavsiye ediyorum. Dikkat spoiler~ ~ ~ İçime bir nebze su serpen tek şey Bazarbayın ölmesiydi ama  onu Akbar'ın öldürmesini dilerdim
Edebiyat
Dişi Kurdun RüyalarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 20238,9bin okunma