📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu sarı sıcakta Yaşar Kemal’den başkası okunmaz dedim ama etrafıma baktıkça zihnimde; dağlardan torosları, önümdeki düzlükten Çukurova’yı, çalı çırpıdan dikenlidüzlükleri, geçen hayvanlardan Yaşar’ın romanlarının meşhur süsü olan Arap atlarını canlandırmadan duramadım. Dediğin gibi Yaşar, herkesin Çukurova’sı farklıymış!..
ben yine de dağda bayırda kitap okumak yerine Çukurova’mı canlandırmaya, içimdeki ince memedi var etmeye devam edeceğim. Sen ruhunu şâd tut 🌹
Yaşar Kemal’e göre teknik ilerleme mutlaka insana mutluluk getirmez. Çukurova özelinde bu ilerleme tam tersine, çoğu zaman dürüstlüğün kaybolması, ailenin çözülmesi ve doğanın yok olması anlamına geliyor
Kitap üzerine inceleme yazmadan önce bende neler bırakmış diye önce kendimi inceledim epey bi süre. Biter bitmez üzerine konuşulacak, yazılacak bir eser olmadığı gibi ne anlatıldığını ya da ne anladığınızı görmek için kitabı iyice sindirmek şart. Bu süreçte kitap hakkındaki incelemeleri okudum, izledim. Gözden kaçırdığım neler var ya da benim “körlüğüm” nerede, diye. Fakat gerek bu mecrada gerekse de YouTube’da yapılan incelemeler neredeyse aynı. Hatta inceleme diye ele alabileceklerimiz neredeyse hiç yok. Yalnızca kitap özeti verilip sonra da bu kitabı okumalısınız diye altı boş değerlendirmeler çoğunlukta.
Öncelikle biçimsel olarak;
Kitap oldukça sade bir kurguda, oldukça yalın, akıcı, sanatlı söyleyişlerden olabildiğince uzak, bi okuyuşta akıp giden bir biçime sahip. Öyle ki, olur ya kitabı okumayan birine içeriği hakkında bilgi vermezsiniz tadı kaçmasın diye, hah bu kitap bunun tam tersi. Kitabı okumayan birine baştan sona özetini anlatsanız, kitabı okuduğunda yine aynı zevkle okuyacaktır çünkü olay örgüsü belli bi çember içinde bi hikaye tadında geçiyor ve kitapta amaç olay örgüsü değil anlatılmak istenenler.
Bunu, kitaptaki şu detaylarla destekleyebiliriz: hiçbir kahramanın adı geçmez, özel mekan isimleri geçmez hangi kıtada hangi ülkede olduğu geçmez. Kitabın , o sindirmeniz gereken, derinliği de bu sadelikte yatıyor. Şahsen ben çok küçük detaylarda belki detay bile sayılamayacak olaylardan çok ders aldım. Biçime son olarak şunu ekliyeyim; diğer incelemelerde noktalama işaretlerinden çok sık bahsedilmiş.
(Kitapta yalnızca nokta ve virgül kullanılmış). Üzerinde durulması gereken onca nokta arasında bunun bu kadar ön planda olması bemce yazarın bile tahmin etmeyeceği bir şeydir. Nitekim bu sadelikte bir kitaba ünlemleri soru işaretlerini kesme çizgilerini