10-15 bin lira veriyoruz bir televizyona. Sonra geçiyoruz karşısına, Zarifoğlu'nun dediği gibi "Muhallebi gibi gevşiyoruz". Evde ilim yok, amel yok, ibâdet yok, tefekkür yok, adab-ı muaşeret yok, saygı yok, dayanışma yok, mukaddes bir dava uğruna gayret yok!
Bu kadar yokluğa rağmen sıratı geçmiş gibi rahatız.
Çocuklarımıza İslam'ı talim etmezsek, yuvalarımızda İslam'ı yaşamazsak, toplumu ifsat eden dizi ve programlara ailemizi kurban edersek nesillerimiz ve nihayetinde bu ülke nasıl düzelir?
Bakınız her gün cinayet haberi, kadına şiddet, hayvanlara işkence; bebeklere kıyan, devleti sömüren mafyalar, hırsızlık, bitmeyen dolandırıcılık vakaları; arsızlığın, kepazeliğin dibine vuran sosyal medya fenomenleri...
Bu insanları kim, nasıl yetiştirdi?
İdam cezası talep ediyoruz da mesele bununla hallolacak mı? Bu zalimlerin, edepsizlerin, insan müsveddelerinin yetişmemesi için biz ne yapıyoruz?
Mümtaz bir alimin şöyle kıymetli bir sözü vardı: "Bir milletin ıslahı, kötülerin imhasıyla değil, yeni neslin eğitim ve terbiyesi ile mümkündür."