Tek başına, yalnız kalınacak ve bir daha geri dönülmeyecek bir adaya giderken beraberimde ne gotürecegimi biliyorum. Bu soruya verilen klasik, olumlu iki cevabi da biliyorum: "İncil" ya da "yazmak için not defterleri”. İkisi de bana uzak degil, ama ben yalnız kalacagim adaya hiçbir zaman kitap götürmezdim. Götürmezdim çünkü iletişim kuracak kimse olmayinca, hem okuma hem de yazma olmaz. En azindan okudugumu birilerine duyurmalıyım
Beyaz adam ruhunun bir parçasını fotoğraflarda bırakır. Dönüp tekrar tekrar bakar kendi görüntüsüne. Kalp işaretinin kırmızı boyanmasını ister. Narsizm değildir bu. Sadece ruhumuzun bir parçası kalmıştır. Onu ararız, neye baktığımızı bilmeden.