İnsan olduğunu sanan bir yığın yaratıktan nefret etmedikçe, insanları sevmek mümkün değildir. Ya biri sevilir ya öbürü. İnsan hem Tanrı’yı hem de günahı eşit sevemez ki! Günah işlediğinden habersiz olması hariç. Çünkü insan Tanrı’yı bilemez.
Martin Eden, varoluşun ve yok oluşun kitabı. Bu romanla Jack London, bir yandan Eden'in kendini inşa sürecini anlatırken, öbür yandan okuru cömertçe eğitir. Denilebilir ki Martin Eden'i okumak, sizi onlarca tür kitaptan - edebiyat, iktisat, sosyoloji, psikoloji; kapitalizm, sosyalizm, bireycilik, aşk, hırs...- tasarruf etmenizi sağlar. Bilgi havuzunda yüzdüğünüzü hisseder, insani duyguların derinliklerine varırsınız. Ancak bu şaheseri tek cümle ile özetlemem istenirse, Shakespeare'den bir alıntıyla cevap veririm: "Önce hayaller ölür, sonra insanlar."