Gerçekten Garip bir yaşam alanı ülkemiz
7/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Gürgen Öz ün sosyal medya paylaşımlarını kısa videolarını konulara bakış açısını ve eleştirel yönünü beğenerek takip ediyorum. Kitabı olduğundan haberim yoktu. Konu ana temada kısacık aslında lakin beyefendi öyle bir yazmış ki yolda olanları iç düşünceleri dilden dökülmeyen çatışmaları ve öyle bir seslendirmiş ki hikayeyi bir çok yerde sesli gülmeme neden olduğundan toplu taşımada garip bakışlara maruz kaldım Sonu çok etkileyici özellikle o son iç dökme sorgulama hesaplaşma göz yaşlarımı tutamadım. Hikayede bahsedilen birçok konuyu ülkemizde sürekli yaşayarak gözlemleyerek maruz kalmamıza rağmen yazarında bahsettiği gibi normalleştiriyor beynimiz maalesef. Ambale oluyoruz bir çok konuda sürekli ve çoklu uyaranlara maruz kaldığımız sürekli bir sistemsizlik, güvensiz, ahlaksızlığın moda olduğu adaletsizliğin normalleştiği insanlık dışı bir yaşam olanı oldu ülkemiz. O kadar azalıyor ki insan olabilen insanlar. Bunu görmek çok üzücü. Keyifli bir kitaptı her karakteri ayrı ayrı garson dahil çok sevdim ve takdir ettim. Hesaplaşmalarına ve dürüstlüklerine bayıldım. Okumak ve düşünmek için güzel bir hikaye.
Garip Bir YerGürgen Öz · Masa Kitap Yayınları · 0108 okunma
Kalbin dili
10/10
·82 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 22:09
Kalbin Dili – Bayram Gözler Bayram Gözler Hocamızın Kalbin Dili adlı eseri, bizlere yüksek sesle değil, doğrudan kalbe konuşmayı seçen nadir kitaplardan biri. Sayfa sayısı az olmasına rağmen etkisi oldukça derin, durup kendini sorgulama ve iç sesine kulak verme fırsatı sunuyor. Sevgi, merhamet, vicdan ve insan olma hali gibi kavramları büyük cümleler kurmadan, tam yerinden yakalıyor. Yusuf ve Mehmet gibi karakterlerin hayatları üzerinden sabır, iyilik, kalp temizliği ve Allah’a güvenin önemini anlatıyor. Yusufun saf ve yardımsever kişiliği, maddi kaygılara ve hayattaki sınavlara rağmen kalbinin temiz kalması, Mehmetin ise manevi boşluk ve kibir yoluyla yaşadığı çöküş, ahlaki ve dini derslerle birleşiyor. Kitap, insanın önce kendi kalbini düzeltmesi, zamanın değerini bilmesi, aile bağlarını güçlendirmesi ve helalleşmeyi ihmal etmemesi gerektiğini vurguluyor. Bayram Gözler Hocamızın dili sade ve anlaşılır, fakat sade olmasının aksine mesajların ağırlığını azaltmıyor, tam tersine, söylenenlerin etkisi daha görünür oluyor. Okurken bazı cümleleri sadece altını çizmek değil, bir süre zihninizde taşımak isteyeceksiniz. Kalbin Dili kitabı, hızlıca okunup geçilecek bir kitap değil, sindirilmesi, üzerine düşünülmesi gereken bir çağrı niteliğinde. Kalbin sustuğu yerde insanın da eksildiğini hissettiren bu eser, okurda sessiz ama derin bir etki bırakıyor. Kalbin Dili kitabını, yoğun tempoda yaşayan, hayatın telaşı içinde kendi iç sesini duymaya zaman ayıramayan herkes için öneriyorum.Sade ama etkili anlatımıyla, kişisel farkındalık ve manevi derinlik kazanmak isteyen okuyucuların mutlaka okuması gereken bir eser. Sadece okumakla kalmayıp, kendinizi düşünmeye, sorgulamaya ve kendi hayatına yön vermeye davet ediyor.Herkesin okumasını tavsiye ederim.
1000Kitap
Kalbin DiliBayram Gözler · Vaveyla Yayıncılık · 20253 okunma
Reklam
AKICI
Puan vermedi·80 syf.··
2026 30. kitabı
Karakterlerin ve ele aldığı konuların hoşluğu bir yana, anlatımının temizliği ve akıcılığı ile de dikkat çeken bir kitap. Yazarın kendisi ve hayatı da en az kitap kadar hoş.
ArayışlarLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma
Puan vermedi·150 syf.··
2026 156. kitabı
Edebiyat, yalnızca bireylerin değil, toplumların da içsel serüvenini kayda geçiren en sadık tutanak olduğunu düşünüyorum. Türk edebiyatının sosyal gerçekçi damarının en gür kaynaklarından biri olan Orhan Kemal, Cemile romanında bizi tam da böyle bir tefekkürün ortasına, 1934 yılının makineleşen dünyanın pamuk tozları arasına davet ediyor. İlk bakışta, on beş yaşındaki dürüst Boşnak kızı Cemile ile onurlu fabrika kâtibi Necati’nin nahif aşk öyküsü gibi gelebilir kitap. Ancak yazarın ustalığı, sıradan görünenin ardındaki toplumsal panoramayı sezdirerek çizebilmesinde yatar. Orhan Kemal’in kendi gençliğinden izler taşıyan Necati karakteri üzerinden, iki gencin kavuşma çabasından çok, emeğin ve sınıf çatışmasının sert coğrafyasını adımlıyoruz. Varlıklı Deveci Çopur Halil’in, Cemile’nin aşkını altın bileziklerle satın alabileceğini sanması, aslında gücün ve sermayenin insani değerleri metalaştırma arzusunun en çıplak yansıması olarak gördüm. Romanın gizli başrolü ise ne Cemile’dir ne de Necati; asıl başrol, uğultusu hiç susmayan dokuma fabrikasıdır. Ortaklar arası güç savaşları, Kadir Ağa’nın bitmek bilmez hırsı, İtalyan mühendis Sinyor Orlando’ya duyulan taşralı öfke ve nihayetinde haklarını ararken kapı önüne konup açlığa terk edilen işçiler... Tüm bunlar, tarım toplumundan sanayi toplumuna sancılı bir geçiş yapan genç cumhuriyetin mikrokozmosunu oluşturur. Yazar, ne patronları karikatürize birer kötü adama dönüştürüyor ne de işçileri kusursuz azizler olarak resmediyor bize; o, insanı tüm zaafları, hırsları ve erdemleriyle, sokağın doğal akışı içinde yansıtıyor. Cemile, emeğin sömürüsüne karşı insanın haysiyet arayışını anlatan, usulca dokunmuş bir direniş anlatısı olarak çıkıyor karşımıza.
Edebiyat
CemileOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20175,6bin okunma
Tarixin Dönüş Nöqtələri: Bəşəriyyətin Ulduzlu Saatları
7/10
·405 syf.··
2026 22. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 12:06
Spoiler ola bilər. Kitabı bütövlüklə götürəndə maraqlı idi. Tarixi quru faktlar kimi deyil, maraqlı hekayələr kimi danışması xoşuma gəldi. Xüsusilə də İstanbulun fəthindəki o balaca Kerkaporta qapısı detalı və Vaterloo döyüşündəki marşal Qrouşinin tərəddüdü həqiqətən insanı valeh edir. Kiçik görünən şeylərin tarixin gedişatını necə dəyişdiyini görmək çox qəribə bir hissdir. Amma sırf subyektivliyinə görə 7 bal verdim. Sveyq hadisələri bəzən çox dramatikləşdirir, hekayə daha maraqlı alınsın deyə reallığı bir az şişirdir. Yenə də ümumi dünyagörüşünü artırmaq üçün oxunmağa dəyər.
Duygu ve Düşünce
İnsanlık Tarihinin Yıldızının Parladığı AnlarStefan Zweig · Dekalog Yayınları · 20216,8bin okunma
4/10
·264 syf.··
2026 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 21:37
Pankreas kanserine yakalanan, ölmekten çok korkan bir adamın tedavisi için alternatif tıp yöntemi olan henüz ölmeden uzun yıllar dondurulma işlemini(kriyonik) seçmesi ve başına gelen şaşırtıcı olayları anlatılıyor. Ölüm-yaşam ikigenini bilim tadında okucuya aktarmış. Şimdi gelelim sadede; Oysa ben aşık olmuştum. Üstelik aramızdaki korkunç yaş farkına rağmen. Eskiden bırakın bunu söylemeyi, düşünürken bile utanıyordum ama artık umrumda değil. (sf. 43) Evet, kitabın bu alıntısından anlaşılacağı üzere yazarımız çok güzel bir romanın nasıl berbat edilebildiğini göstermek istemiş. Ve bunu tramvaları üzerinden aktarmış. Hepimizin tramvaları var tabiki ama anormal duygularımıza zemin hazırlamasına izin vermemeye çalışıyoruz. Konuya dahil edilmeyebilirdi. Yazarın kalemini çok beğeniyorum ama bu kitabı beklentimi karşılamadı. Distopik romanlara göre Bilimkurgu romanları daha çok ilgimi çekiyor ve maalesef ki Türk yazarları azımsanacak kadar az, hele de kalifiyeli olanları. Yazarın eline sağlık, çok güzel bir konuyu yine romana yedirmiş, emek ister çünkü verdiği bilgileri çiğ veyahut askıda bırakmıyordu. Ama sadece bu kadar çünkü 57 yaşındaki bir karakteri neden 24 yaşlarında birine bir şeyler hissetmesini aktarabilirsin ki, normalleştirmek bu düpedüz. Bu yüzden bazen baş karakterin hislerinin tasvir edildiği yerlerde çok sıkıldım. Mater serisi konu bakımından çok daha iyiydi. Bu önemli detayı geçersem eğer içeriği gerçekten özgün ve güzeldi. Bir de karakterleri için hep Latince isimler kullanıyor bayağı değil ama Türk isimler tercih edilebilirdi zannımca. Türk Bilimkurgu roman türünde farklı bir şeyler okumak isteyenlere özgün bir içerik sunuyor, bu açıdan okunabilir. Okuyacak olanlara da şimdiden iyi okumalar...
BiomortemSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20252,772 okunma
Reklam
Reklam