İslam Öncesi Yaşamlannda Türk'ün "Bağımsızlık"Öğesine Verdiği Önem
Eski Yunan'ın ünlü bilginlerinin yapıtlarından öğrenmek mümkündür ki bundan 2500 yıl önceleri itibariyle Türk'ün devlet yaşamlarına bağımsızlık öğesi egemen olmuştur. Örneğin "Hipokrat"ın Türklerle ilgili olarak, "Türkler birbirlerine benzerler ve başkaca hiçbir millete benzemezler" dediğini ve Orta Asya'da bulunan Türklerin bağımsızlık sorununa fevkalade önem verdiklerine, kendi başlarına buyruk olduklarına, son derece azimli, cesur ve savaşçı bir millet niteliğine sahip bulunduklarına dair görüşler sarf ettiğini 12. yüzyıl İslam tarihçisi "Şeref al-Zaman Tahir Marvazi"den öğrenmek mümkündür.9MÖ 460'larda yaşamış olan Hipokrat kadar ünlü ve yine o dönemin bilginlerinden "Galen" de Türkler hakkında buna benzer görüşler belirtmiştir. Her iki bilginin yazdıklarına göre Türklerde kadın,tıpkı erkekler gibi bağımsızlık duygusuna bağlı olup, azim, cesaret ve ata binmek, ok atmak vs. bakımından erkeklerle aynı kertededir.
insanların kendilerini kötü,zor koşullara dahi adapte etmesi gerektiği oluşturur.Bu o gün de önemliydi,bugün de önemlidir. İnsan her zaman bu mücadeleyi verir...
Zirvede kartallar da bulunur, yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek birisi sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok nereden ve nasıl geldiğinizdir.
Cenap Şehabettin
Mimu bu konuşmayı büyüdüğünde de unutmadi. Eziyet çektiği başarı babasının hakkıydı.Demek kl başarmak için acı cekmeliydi lnsan. Aynı isa gibi. Kanı çekilmiş bembeyaz yüzündeki baygın acıya, avuçlarından sızan kana rağmen lsa hiç de şikayetçi görünmüyor,aksine dudaklarının kenarındaki zayıf gülümsemesiyle lnsankari kendi yoluna çağırıyordu.