"Her şey ne kadar geçici ve sahteydi aslında...huzur denen şey,bu sahteliğin içinde kendimize söylediğimiz yalanlardan ibaretti,geçici olan her şey gibi."
"Denizanalarının gözlerini çaldım
Sana bakmak için
Güneşi üçe böldüm
Al biri senin olsun
Yüzümde beş bıçak yarası var
Bir de sen vur
Barut kokusunu severim
Bir portakalı dilim dilim soy
Acıktım
Tut ki ben yoğum artık yeryüzünde
Tut ki marul yaprağıydım
Öldüm"
Şüphesiz böyle bir duvarın hakkından gelmeye gücüm yetmezse boşu boşuna yırtınacak değilim,ama karşımda gücümün yetmediği bir taş duvar var diye büsbütün boyun eğmeye de razı olamam.