Tarihimizi bilmeliyiz
7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Son Akıncılar, Millî Mücadele dönemini ve gönüllü mücadele ruhunu kısa ama dikkat çekici tarihî göndermelerle anlatan bir roman. Kusursuz ya da çok güçlü bir kurguya sahip olduğunu söyleyemem; fakat Bursa’nın işgali, Kazım Karabekir Paşa, Bodrumî Dergâhı dervişleri ve dönemin unutulan bazı ayrıntılarına temas etmesi bakımından değerli buldum. Özellikle genç okurların tarihî hafızamızı diri tutmak adına okuyabileceği, sade ve merak uyandırıcı bir eser. Kitapla ilgili daha ayrıntılı notlarımı blog yazımda paylaştım: hknkr.com/son-akincilar-k... iyi okumalar
Tarih
Son AkıncılarOsman Azman · Çınaraltı Yayınları · 202111 okunma
...kendini yatağında azman bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.
5/10
·74 syf.··
2026 2. kitabı
Franz Kafka aslında burada çok sert bir şey söylüyor: İnsan, işe yaradığı sürece değerli. Başkarakter Gregor Samsa bir sabah böceğe dönüşüyor ama asıl mesele fiziksel dönüşüm değil; ailesinin ona bakışının değişmesi. Çalışıp para kazandığı sürece sevilen biri, işe yaramaz hale gelince yük oluyor. Kitabı sırf klasik ve sürekli tavsiye edilen bir kitap diye okumak istedim. Ama allah aşkına insanı neden böcek yapıyorsun? Kitap boyunca hep iğrelti bi duygu hissettim. Sürekli zihnimde bi haşere hareket ediyordu ve kitap bir an önce bitse de bu histen kurtulsam diye bekledim. Sanırım bu kitap tam da bu yüzden bu kadar ses getiriyor.
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·139 syf.··
2026 162. kitabı
ŞİMAL YILDIZI KORE’DE Roman okumayı seven ama tarihe de biraz merakı olan kişilerin sevebileceğini düşündüğüm bir kitap Şimal Yıldızı Kore’de. İlk 27 sayfasında Kore’nin geçmişinden, coğrafyasının getirdiği iklim özelliklerine kadar Kore’ye dair her şeyi öğreniyorsunuz. Ardından sırasıyla Kore Savaşı’nın başlama süreci, Türkiye’nin bu sürece dahil olması ve Kore Savaşı’nı okuyorsunuz. Bu süreçlere 1. ağızdan Kore gazilerimizin anıları sayesinde tanık oluyorsunuz. Kitapta Türk askerlerinin yanı sıra diğer ülkelerin askeri karakterleri hakkında da çok şey öğreniyorsunuz. Türk askerinin silah bile kullanmadan düşmana korku saldığını birçok kez görüyorsunuz kitapta. Yerinde olduğunu düşündüğüm birkaç örnek vermek istiyorum: “Keşif takımında 13 kişiydik. Alayda en az 300 metre, en fazla 3 kilometre ileride olabiliyorduk. Akşam olduğu zaman konumumuzu belirliyorduk. Keşif takımı her şeyi görecek ama asla kendini göstermeyecektir. Keşif takımında 13 kişi görev yaptık… Bir gün 82 kişiyi esir aldık. Birliğe getirince Amerikalılar çok şaşırdı. Bu durum karşısında albay Gumby diye bildiğimiz kişi de tuhaf karşıladı ve ‘Nasıl olur?’ dedi. ‘Bu kadar kişiyi keşif takımı nasıl alırdı?’ İşin gerçeği adamlar kendileri teslim oldu.” Çinliler “Türk ölür, geri dönmez.” diye bildikleri için saldırmıyorlardı. “Türk, Türk diyerek kaçıyorlardı.” Türk askerinin ne denli insaflı olduğunu ve savaşta dahi insanlığını kaybetmediğini; aç uyumak zorunda kalacağını bile bile kendi kumanyasını Koreli çocuklara vermesinden ve şu güzel ifadeden anlıyoruz: “Kuzey Koreliler ağaçtan sedyeler yaparak içlerine yaralı yerleştirmişler. Bizler yukarı yönde ilerlerken onların gerimize aşağı tarafa geçmelerine izin verdik. Aslında onlar yaralı değil, arkamıza sızarak bizleri çembere alan Kuzeyli askerlermiş.
Kitap Alıntısı
Şimal Yıldızı Kore'deÖzgür Yıldız · Astana Yayınları · 20202 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 5. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 20:27
Selaammm; şiir okumayı sever misiniz? Ben her ay düzenli olarak okumayı ihmal etmem hem sevdiğimden hem de ruhumu dinlendirdiğinden. Bu ayki seçimim benim için sıradışı bir yolculuk oldu arkadaşlar. Neden mi ? Fantastik okumayı pek beceremeyen bir okur olarak bu öğeleri içerdiğinden ilk başta biraz zorlandım itiraf etmem gerekirse ama içine girdikten sonra nasıl bittiğini anlayamadım!!Neyse çok uzattım şimdi gelelim mitolojik karakterlerle bezenmiş eserimize ; Her şey ne zaman öleceğini merak eden Kostas ' ın her şeyi geride bırakarak bu sorusunun cevabının peşine düşmesiyle başlıyor. Kahramanımızın cevap peşinde koşarken bir nevi kendini de bulduğu bu yolculuktan en etkilendiğim alıntıları sizlerle paylaşmadan önce Muhbir eseriyle tanıştığım Serhan Kurşun un kalemini vakit kaybetmeden keşfedin deriim!! ..hislerin sadece bir kandilin yağ haznesi Düşüncelerim, azman bir köpeğe dönüştü sanki.. Kendi özünü bilen, herkesi bilir. Bil ki, sana kendinden başka hiç kimse ihanet edemez. Ve seni, kendinden baska hic kimse aldatamaz.
Duygu ve Düşünce
Kıyısız AdaSerhan Kurşun · Gutenberg Yayınevi · 202510 okunma
10/10
·312 syf.··
2025 177. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2025 00:00
Evet, evet biliyorum dün başlamıştım okumaya, ama yine de dün bitirdim. Niye ve nasıl bitirdim peki? Kıkır kıkır gülerek okudukça okudum, bir baktım ki bitmiş. Öyle üç beş kısımda da değil he. Beni güldüren hikaye yok gibi bir şey. Eh kaliteli mizah yok çünkü. Bu hikaye romantizm seviyesi ile mizah seviyesi aynı düzeyde bir kurguya sahip bir #romantikkomedi Yazarın komikliğini sevdim. Ayrıca yazarın kurguya dahil olması da hoşuma gitti. Hayır, karakter olarak değil, ikinci iç ses olarak. Bunu ben de yapmayı seviyorum. Yazarı anlıyorum, ben de dayanamıyorum bir yerden sonra çok eğlendim çook karakterin adı Ezman her seferinde Azman diye okudum ya hu dedim bu ismi bilerek mi koydun yazar? Elbette bilerek yaptı. O isimden ne espriler çıkar Hikaye bodoslama nikah bölümüyle başlıyor. Ulen noli dedimbu işler ortalarda olurdu. Yazar bendeki berdel kurgu algısını tarumar etti. Kaldı ki kuma, berdel vs hikayelerine ifrit olurum. Bizim karakterler de zoraki berdelci. Ancak bu işte bir gariplik var Hani kızlar süklüm püklüm olur, kafasına kafasına vurulur şamar oğlanına döner, ordan Bi yılan hikayesi oluşur, Entrika, acı, aşk, nefret gırla gider ya. Cık cık bizde o iş yok. Kızımız keçi kadar inatçı ve dik başlı, üstelik de lafını hiç esirgemiyor. Ay anlatmicim gidin alın fakirlerben eğlendim, neşem yerine geldi, siz de eğlenin. Hem de dehşet ve ibretle
Ters MasalHatice Yılmaz Işıktaş · Kaktüs Sanat Yayınları · 202526 okunma
Kadın Olmak ve Ayakta Kalabilmek
7/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2025 00:52
Kimsesiz olmak. Kitabın teması. Sessiz ve sakin yaşamın ve her denileni yapmanın getirdiği muazzam düzensizlikle başa çıkma savaşı. Alev Alatlı 1950-1967 yılları arası Kıbrıs (KKTC) ve Yunanistan olaylarını, zor zamanları usta bir kalemle tarihi bir film izliyormuş gibi bir solukta anlatmış Yaseminler Tüter mi, Hâlâ? adlı eserinde. Aslında aynı coğrafya insanlarının (Rum, Türk ve Yunan) kışkırtma ve korku ile nasıl canavarlaştırılabildiğinin de bir göstergesi niteliğinde. Kardeş kardeşe yaşayan iki halk ve Yunan ayrılıkçı tedhiş, gerilla ve terör örgütü EOKA ile altı sürekli altı kazınan, kışkırtılan bir halk ve bu hengamede ortada kalan, sonbahar yaprağı misali bir o yana, bir bu yana, bir öteki yana savrulan Eleni’nin (Naciye) yaşamı anlatılıyor. Eleni aslında bir Rum ama coğrafya fakir olduğu için bir yere sığdıramadakları kızcağızın (çıracık) küçük yaşta başlayan acılarla dolu hayat hikayesi. Yazar dönemin şartlarını o kadar ustalıkla dile getirmiş ki kitabın özellikle başlarında yer alan rumca konuşmaları ve zaman zaman ilerleyen sayfalarda Türkçe karşılığını yazmadan konuşma diliyle yazıp geçmiş. Dipnot olarak açıklama da yazmadan. Bu kitabı daha gerçekçi hale getirirken okuyucu da acaba ne demek istedi diye merak içinde bırakıyor. Öncelikle bu kitabı okuyun ama başlangıç kısmında kitabın biraz ağır ilerlediğini görüp sakın böyle mi devam edecek evhamına kapılmayınız. Çünkü hiç de öyle devam etmiyor. Sizi yaşadığınız odanın içinden tutup çekiyor tam olarak 1950-1960’lı yıllar Kıbrıs’ının içerisine dahi oluyorsunuz. O sokaklar da geziyor, Kıbrıs şivesini öğreniyor, “çiracık da güzelmiş, Napan, nerdesizin be guzum, güzelciktir be gelinimiz” gibi tatlış konuşmalarına şahit oluyor adeta orada nefes alıp veriyor, Kıbrıs’ın Rum ve Türk sokaklarında ilerliyor ve
İnsan ve Toplum
Yaseminler Tüter mi, Hâlâ?Alev Alatlı · Kapı Yayınları · 2024823 okunma