Kitapta İslamiyet ile ilgili sanat eserleri, bilgilendirme vs. bir çalışma göremedim ve bu durumu garipsedim. Ağırlıklı olarak, Antik Mısır, Antik Yunan, Rönesans ve Hristiyanlık etkisiyle gelişen eserlere değinilip fotoğraflarla örneklendiriliyor bu çok anlaşılır bir şey. Sanat tarihi bunlardan ayrı düşünülemez elbette. Aztekler, Çin İmparatorluğu, Persler'e kadar erken dönem örneklerinden de bahsediliyor. İslamiyette heykel yapmak günah sayıldığı için bu alanda gelişme kaydedilmediği gibi yüzeysel çok kısa bir kaç yer var. Ancak sırf bu dinin etkisiyle bile ortaya çıkmış pek çok sanat eserleri yok mudur? Hat sanatı, cami, çeşme, kervansaray, şehir kapıları, saraylar, kaleler vs. örnekler çoğaltılabilir. İslamiyet tarihi ve coğrafyasına ait sanat eserlerinin neden kitapta yer almadığını, ilham olacak, örnek gösterilecek nice eserlerin es geçilmesini gerçekten anlayamadım. Bu sorgulamam politik yada dini fanatizmle ilgili hiçbir ilgisi yoktur, samimi bir merak sadece.
Sanatın ÖyküsüE. H. Gombrich · Remzi Kitabevi · 20171,131 okunma
◦•●◉✿ Bitkiler Dünyası Tepetaklak ✿◉●•◦
Eğer bitkilerin sadece saksıda sessizce duran, arada bir su bekleyen canlılar olduğunu düşünüyorsanız, bu kitap tüm bildiklerinizi gerçekten "tepetaklak" edecek.
Kitabı elinize aldığınız an, o yumuşacık illüstrasyonlar sizi içine çekiyor. Doğanın ne kadar büyük bir ekosistem olduğunu daha ilk bakışta hissettiriyor. Çizimler o kadar özenli ki, sayfaları çevirirken kendinizi bir botanik bahçesinde geziniyormuş gibi hissediyorsunuz.
Kitap, bitkilerin "süper güçlerini" birer dedektif edasıyla anlatıyor. Hepimizin sebze sandığı domatesin aslında bir meyve olduğunu biliyor muydunuz? (Ben hala kabullenmekte zorlanıyorum!) Ya da çamurlu sularda saray soylusu gibi bembeyaz ve tertemiz kalan Lotus... Peki ya çikolatanın ana maddesi olan kakao çekirdeklerinin bir zamanlar Aztekler tarafından para yerine kullanıldığını?
Bu kitabı sadece okunan bir kitap olmaktan çıkaran şey ise içindeki interaktif alanlar. "Etkinlik Alanı" bölümlerindeki kelime avları, bitkilerin özelliklerini eşleştirdiğimiz oyunlar ve en sonundaki o harika "Botanik Sözlük", öğrenmeyi tam bir eğlenceye dönüştürüyor.
Bu kitap bilgiyi verip geçmek yerine, okuyucuda bir farkındalık ve minnet duygusu uyandırmayı amaçlaması paha biçilemez.
Kısacası bir botanik rehberinden çok daha fazlası. Doğayı sevmek, anlamak ve ona hayranlık duymak isteyen herkesin kütüphanesinde olmalı. Ben kahvemi aldım, bir yandan bitkilerimi suladım, bir yandan da onlarla sohbetime devam ettim
#kitapyorumum
Kitabın Adı: Aztek - Tolla'nın Efendileri
Yazarın Adı: Ali Narçın
Yayınevi: Parola Yayınları
Sayfa Sayısı: 157
Azteklerin bilinmeyen yönlerini Ali Narçın bizlere çok güzel anlatmıştır.
Bulundukları bölge de dahil olmak üzere, yaşamları, dinleri gibi bilgileri bizlerle paylaşıyor.
Bu kitapta Aztekleri anlatırken belli oranlarda yalınlaştırmış ve özet şeklinde okurlara sunmuştur.
Bu tarz kitapları okumayı sevenlere tavsiye ediyorum..
Kitapla kalın...
Yeni Dünya'nın kaşiflerinden Hernan Cortes'in maceralarını anlatan oldukça sürükleyici bir romandı. Eski Dünya'dan yeni bir yaşama, bambaşka bir kültüre dalan ve oranın zenginlikleri karşısında gözleri dönen İspanyolların serüveni ve oranın yerlilerin acımasız ve renkli kültürü kitabı elinizden düşürmeme hissini uyandırsa da maalesef çeviri çok kötü. Normalde benim için 10/10'luk bir kitap olabilirdi ama çeviri için 6/10'da kaldı.
Kitabın en dikkat çeken kısmı kesinlikle Aztekler'in coğrafi keşifler sonrası İspanyollar tarafından sistematik şekilde katledilmesiydi. Onun dışındaki bilgiler sıradan.
Merhaba arkadaşlar. Herkese iyi akşamlar ve iyi geceler. Lovegrove okumaya yeniden başladık ve yeniden sonlandıracağız. 2 kitabını okuyup seriyi tamamlayacağız. Ben öncelikle Aztekler hakkında biraz bilgi verip kitap ile uyumunu yakalayarak konuyu açıklamaya çalışacağım. Çünkü ilginç, merak uyandırıcı, ülkemizde fazla tercih edilmeyen ve pahalı bir eser. Başlayalım. Kitapta Londra’da maskeli bir adamın Azteklere ve onların yaptıklarına konuk olsak da –bu tarz eserler özellikle İlluminati için mevcuttur- benzer bir kurgu var ama bizler önce Aztekler’i biraz tanıyalım istiyorum. Daha sonra dönüp baktığımda hatırlamama yardımcı olacağına da eminim.
Aztekler, oldukça zengin bir kültürel değere sahip, günümüzde de kendilerine hayranlıkla bakılan, ancak tarihteki her uygarlık gibi büyük bir gelişmişlik sonrası çöken, dünyanın en büyük piramidine de sahip olan uygarlıktır. Aynı zamanda kendi inançları, takvimi ve alfabeleri olması, milyonluk nüfuslarıyla da kalabalık bir uygarlıktır. Günümüze ulaşan 500 civarında el yazmaları vardır. Savaşları, keşfedilmeleri ve yok edilmeleri başka bir eserin konusu.
Yeniden kitaba döndüğümüzde açıkçası bu tarz kitapların havasını çok sevdiğimi belirtmeliyim. Ritüeller (oh be sonunda, yazının başından beri bu terimin adını düşünüyordum) ve kurban seremonileri konulu kitaplar ve hatta filmler hep ilgimi çekmiştir. Kitabın da bir kurban töreniyle başlaması beni heyecanlandıran kısımlardan oldu diyebilirim. Rahiplerin elinden ölmenin büyüsü, Tanrıların kurbanları çok sevdikleri, özellikle gençlerin kurban olarak kanının akıtılması ve ondan sonra gelecek mutluluk kısımları. Bunun eski bir kadim uygarlık olan Aztekler’e bağlanması ise tamamen ilgi çekicilik. Veya belki de vardır, nereden bilelim o yıllarda yaşamıyorduk ki sonuçta.
Ancak