8/10
İnsanın hayatını kendi seçimleri mi belirler yoksa rastlantılar mı? Yusuf Atılgan, Aylak Adam isimli romanında bu sorunun cevabını C.’nin yaşamı üzerinden bizlere anlatır ve kalemiyle karakterine ince ince işlediği ruhta, insanın özgür iradesinin çoğu zaman tesadüflerle kesiştiği yanıtını saklar. Eğer yaşamın belirli bir anlamı yoksa insan, anlamı tesadüflerde aramaya başlar. C., toplumun dayattığı yaşam biçimlerinden çok uzakta kendi çizdiği doğrularının etrafında yaşar. İş hayatı, evlilik anlayışı ve rutinleri sabit bir düzenin dışındadır. Bu yüzden hayatı süregelen planların etrafında ilerlemez, nereden geldiği bilinmeyen rastlantıların peşinden sürüklenir. Karşılaşmalar da kaçırılan anlar da hayatı şekillendirir. Bu noktada Atılgan, kaderci bir bakış açsından çok yaşamın belirsizliğini sunar bize. Olay örgüsü, C.’nin henüz rastlamadığı ama hayatında uzun zamandır var olan boşluğu dolduracağına inandığı, kendisini anlayacak ve hayatına anlam katacak, ruhunu derinden sarmalayacak “o kişiyi” aramasını merkezine alır. C., bu arayışta mantıklı seçimlerden veya toplumsal beklentilerden çok rastlantılara güvenir. Hayatın akışında süre gelen küçük tesadüflere büyük anlamlar, özel hisler yükler. Fakat bu hisler daima optimizmin merkezinde umutla şekil almaz. Onun için esen rüzgârın yönünde yürümek kendisine has bir düzende, kaos ve romantizmin asla kavuşmayan ama çok uzaktan baktığımızda sanki iç içeymiş gibi gözüken çizgisinde ilerlemek gibidir. Hikâyenin en dikkat çekici noktaları da o iki çizgiden doğar. B.’ye çok yaklaşmasına karşın onu hiçbir zaman fark edemez. Zaman, iki çizginin arasını öyle kusursuzca dokur ki ikili beklenmedik biçimlerde karşılaşıp farkına bile varamadıkları anlarda birbirlerinin kader ağlarından usulca sıyrılırlar. Atılgan, kelimelerin
Roman
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,1bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 133. kitabı
Hayat Adil Görünmediğinde Ne Yapmalısın, çocukların haksızlığa uğradıklarını düşündükleri anlarda yaşadıkları duyguları anlamalarına yardımcı olmayı amaçlayan bir kitap olması itibari ile çok kıymetli yön gösterici fikirler sunuyor. Kitapta, başkalarının sahip olduklarına imrenme, kendini yetersiz hissetme ya da istediği bir şeyi elde edemediğinde üzülme gibi durumlar ele alınmış. Çocuklara bu hislerin doğal olduğu anlatılırken, duygularını sağlıklı biçimde ifade etmeleri ve kendi güçlü yönlerini keşfetmeleri için çeşitli öneriler verilmiş. Etkinlikler ve örneklerle desteklenen içerik, çocukların özgüvenlerini güçlendirmeyi ve olumsuz duygularla başa çıkma becerilerini geliştirmeyi hedeflemektedir. Eserin temel amacı, çocuklara yaşamın her zaman eşit ve kusursuz olmayabileceğini, ancak karşılaşılan zorlukların doğru bir bakış açısıyla aşılabileceğini göstermektir. Bu yönüyle kitap, çocukların duygusal dayanıklılık kazanmalarına ve olaylara daha olumlu bir gözle bakabilmelerine katkı sağlayan yol gösterici bir kaynak niteliği taşıyor bence. Kitabın içerisindeki eğlenceli etkinlikler sayesinde çocuklar yaşama karşı duygularını dengede tutabileceklerdir diye düşünüyorum. Böylelikle hem kendi yaşamlarını hem de çevrelerindeki yaşamları kıyas yapmadan anlama yoluna gideceklerdir. Diğer yandan kendilerinin de kıskanılabileceğini dolayısıyla başkalarının duygularını kontrol edemeyeceklerini ama onlara karşı nazik ve düşünceli olabilmeleri ile empati duygusunu geliştirmeleri noktasında yardımcı olacaktır diye düşünüyorum.
Hayat Adil Görünmediğinde Ne YapmalısınJacqueline B. Toner · The Kitap Çocuk Yayınları · 202634 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·312 syf.··
2026 22. kitabı
novellaneokuyor Prgifts HİKAYE KOLEKSİYONCUSU “Herkesin anlatacak bir hikâyesi vardır ama herkesin dinleyecek bir kalbi yoktur.” Janice ile tanışana kadar, başkalarının hikayelerini dinlemenin ne kadar iyileştirici bir gücü olabileceğini hiç düşünmemiştim. Janice bir temizlikçi; ancak o eşyaları değil, insanların ruhlarında sakladığı, anlatılmamış hikayeleri topluyor. Kendi hikayesi olmadığını, hayatının sıradan olduğunu düşünürken, karşısına çıkan eksantrik ve keskin zekalı Bayan B ona o can alıcı soruyu soruyor: “Peki ya senin hikâyen Janice?” Neden Okumalısın? Sıradanlığın Büyüsü: Kitap, en sıradan görünen insanların bile aslında ne kadar sıra dışı derinliklere sahip olduğunu gösteriyor. İyileştiren Bir Anlatım: Eğer hayatın karmaşasından yorulduysanız ve ruhunuza iyi gelecek bir “iyileşme” hikayesine ihtiyacınız varsa, bu kitap tam size göre. Unutulmaz Karakterler: Sadece Janice değil, huysuz ama bilge Bayan B ve sadık dost köpek Decius gibi yan karakterler kurguya muazzam bir renk katıyor. Sally Page, yalnızlık, dostluk ve aidiyet üzerine çok zarif bir anlatım sunmuş. Okurken sanki Janice ile karşılıklı çay içiyormuşuz gibi bir samimiyet hissettim. Karakterlerin gerçekçiliği ve o huzurlu atmosferiyle, bittiğinde yüzünüzde tebessüm bırakacak bir eser. Sizin de biriktirdiğiniz, anlatmak için doğru insanı beklediğiniz bir hikayeniz var mı? The Kitap Yayınları İLKNUR moderatörlüğünde okudum #hikayekoleksiyoncusu #sallypage #thekitapyayınları #ruhumunaynasiileokuyoruz
Hikaye KoleksiyoncusuSally Page · The Kitap Yayınevi · 2023124 okunma
İzler Gerçekten Kalıyor
10/10
·376 syf.··
2026 9. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 20:50
Bazı kitaplar vardır, okur kapatırsın ve hikâye biter. Bazıları vardır, kapağını kapatsan bile karakterleri aklından çıkmaz. İzler Kalır 1 benim için öyle bir kitaptı. Soner’i okurken çoğu zaman ona üzüldüm. Çünkü daha çocuk yaşta yaşamak zorunda kaldığı şeyler hiç kolay değildi. Baba sevgisini hiç doğru düzgün görememiş, ailesini kaybetmiş ve hayatın yükünü omuzlarına çok erken yaşta almak zorunda kalmıştı. Bazen bir karakteri anlamak için onun yaşadıklarına bakmak gerekir. Soner’i sevmemin sebebi de buydu. Kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri de bağımlılık konusunun işlenişiydi. Çünkü burada sadece bir insanın değil, bir ailenin nasıl dağıldığını görüyoruz. Uyuşturucu denilen şeyin insanın hayatından neler götürebileceğini, nasıl geri dönülmesi zor yaralar açabileceğini Soner’in hikâyesinde görmek mümkün. Kitabı okurken bazı insanların neden bu kadar kırıldığını daha iyi anlıyorsunuz. Altını çizdiğim çok fazla cümle oldu ama sanırım beni en çok etkileyenlerden biri şuydu: “Ruhu ölenler için yaşamak, nefes alıp vermenin bile meşakkatli geldiği bir mücadeleden ibarettir.” Bu cümleyi okuduğumda uzun süre düşündüm. Bir de Soner’in duygularını okuması çok güzeldi. Özellikle herkes onun camdan dışarı baktığını sanırken aslında camdaki yansımadan Beste’yi izliyor olması… Bu detay kitabın en sevdiğim yerlerinden biri oldu. Çünkü bazen insan sevdiği kişiye bakmaya bile kıyamıyor. Kitapta aşk vardı, dostluk vardı, kayıplar vardı, özlem vardı. Ama en çok da yaralarına rağmen yaşamaya devam etmeye çalışan insanlar vardı. “Bazen bir sarılış yeterdi insana umut olmaya.” Belki de kitabı tek bir cümleyle anlatmam gerekse bunu seçerdim. Kitabı bitirdiğimde geriye sadece bir hikâye kalmadı. Soner’in yaşadıkları, Beste’nin varlığı ve altını çizdiğim onlarca cümle de
İzler KalırSude B. · Pukka Yayınları · 20241,874 okunma
Bir masaldan daha fazlası.
7/10
·312 syf.··
2026 17. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 19:44
İvit bu kitap, basit bir çocuk kitabı olarak da okunabilir; küçük prens gibi ya da hayvan çiftliği gibi anlamlı bir metin olarak da okunabilir. Fekat ben pek fabl tarzı sevmiyorum yaa:) (müdürümüz örtmenler günümüzde hediye ettiğinden okudum:) fekattt pişman değilim:)) Kitapta; Alice, fiziksel kuralların işlemediği bir yeraltı dünyasına düşer. Alice'in çocukluktan gençliğe geçiş sorgulamalarına, gerçekliği anlama çabalarına şahit oluruz. Alice bize şunları öğretir; bir şeyin adının olması, yani bizim o şeyi o isimle adlandırmamız, aslında o şeyin bize ne olduğu ile ilgili net bilgi vermeyebilir. Dünya, bir yanılsamadır:) Alice'nin büyümesi ya da küçülmesi aslında karakterin, öz benliğin sürekli bir değişim halinde olduğunu bize gösterir. Harikalar dünyasındaki krallar ya da kraliçeler yetişkin dünyasının bazen gereksiz kurallarını ve otoritesini bize yansıtır. Özetle Alice, sorgulama, inkar, merak ve umut duyguları içerisinde bir anlam arayışı içindedir... (Ah Alice, sen bir de bizim Hay b.Yekzan'la falan karşılaşsaydın, o anlam arayışını çook güsel bir finalle taçlandırırdın da neysem oralara hiç girmiciğimmm:) Fabl ve masal sevenler buyursun efenimmm:) teşkürleeeerrr:)) kısa keseyim kellem uçmadan:) wqfjjf
İnceleme & Yorum
Alice Harikalar Diyarında - Alice Aynanın İçindeLewis Carroll · Yakamoz Yayınları · 2019960 okunma
10/10
·192 syf.··
2026 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:40
Bayılarak okuduğum,bir çok yeri not ettiğim 2025 yılı kurmaca dışı alanında Amerikan Ulusal kitap ödülünü almış bir kitap. Mısırda doğan, ülkesindeki baskılardan dolayı babası Katar’a göç etmiş, gençlik dönemi sansürsüz,adil yerlere özenerek,batı medeniyetine gıptayla bakarak geçtiğini okuduğumuz bu gazeteci yazarımız Omar El Akkar’ın kitabındaki temel meselesi de Batı’nın insan hakları, özgürlük ve adalet söylemleri ile pratikte yaptıkları arasındaki çelişki aslında. Yeni çıkanlarda isminden ötürü çok ilgimi çekmişti,kitabın adı şuradan geliyormuş. Gazze b*mbalanmaya başladığında kendisi şöyle bir tvit atıyor. Aslında kitabın ismi de bundan çıkıyor. "Bir gün, artık tehlike arz etmediğinde, bir şeyi gerçek adıyla anmanın kişisel bir bedeli kalmadığında ve artık hesap sormak için çok geç olduğunda herkes buna hep karşıymış gibi yapacak." Kitap aslında bu çağda yaşanan s*ykırıma karşı duyulan sessizlikle ilgili ama arka planda Amerikan siyaseti,gazetecilik yıllarında farklı ülkelerde tanık olduğu anıları,yazarlık hayatı ve zorlukları gibi bir çok konu var. Bilemiyorum dilini üslubunu çok beğendim. Yaşanan vahşeti insan odaklı ve vicdani ele alışı,dini temellerle “benden olana destek” anlayışının ötesindeki yaklaşımı o kadar kuvvetli ki.. Kitabı okuduktan sonra o ahlaki idealizmden etkilenmemek elde değil. İlginizi çekerse muhakkak okumanızı öneririm.
Bir Gün Herkes Buna Hep Karşıymış Gibi YapacakOmar El Akkad · Nepal Kitap · 202612 okunma