Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Karanlık Lord’a.
Bunu okumadan çok önce ölmüş olacağımı biliyorum ama sırrını keşfedenin ben olduğumu bilmeni istiyorum. Gerçek Hortkuluk'u çaldım ve elimden geldiğince çabuk yok etmeye niyetliyim. Denginle karşılaştığında bir kez daha ölümlü olacağın umuduyla, ölümle yüz yüze geliyorum.
R.A.B.”
İnsanın tam anlamıyla bir tüketici haline geldiği bir toplumun içsel canlılığının olmayışı nedeniyle yok olacağıdır, çünkü Goethe'nin de dediği gibi, umudu olmayan bir toplum yaşayamaz. Buradaki"umut"insanın makinenin bir uzantısı, bir eki haline geldiği bir amaç değil, insani bir amaca sahip olmak anlamındadır.
Sanayi, insanları daha fazla tüketmeleri için her türlü baştan çıkarma yöntemini kullanır. On dokuzuncu yüzyılda, parası olmayan bir insanın bir şey satın alması ahlaksızlık olarak görülüyordu. Yirminci yüzyılda ise insanların paralarının yetmediği
şeyleri satın almamaları bir ahlaksızlık olarak görülüyor; insanlar her şeye taksitle satın alıyor, Hatta taksitle tatile bile gidiyorlar.