7/10
·206 syf.··
2025 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2025 13:28
Sadece kadınları etkileyen bir salgın ile dünya üzerindeki tüm kadınlar birer birer intihar etmeye başlıyor. Bu durumdan istifade etmeye çalışan ve bundan bir cinsel istismar metodu geliştiren erkekler, nasıl olsa öleceğiz diye erkeklerden intikam almak için örgütlenen kadınlar, dünyanın sonu geldi diye her yeri yağmalayan fırsatçılar ile dünya mahşer yerine dönüyor. Bütün bunlar olurken eski sevgilisi Birce, anlatıcımız B.’den onun için bir şey yapmasını istiyor ve öldükten sonra bakımını üstlenmesi için küçük oğlunu ona emanet ediyor. Kitap da B.’nin ağzından küçük Turgut’a yazılmış bir metin şeklinde aslında. Genel anlamda konu ilgi çekici olsa da çok daha iyi işlenebilirdi gibi hissediyorum. Kitapta çokca sezinlediğim bir amatörlük vardı, hem kurgusal hem anlatımsal olarak. Mesela bu salgın dünyaya penis şeklinde bir cismin inmesiyle başlıyor ve bu cismin etrafına elinde penis şeklinde heykellerle gidip meditasyon yapan insanlardan vs. bahsediliyor. Bunları bu kadar trajik bir olay anlatılırken fazla karikatürize buldum. Birce’nin en yakın arkadaşı Birce’den bir mektup getiriyor ve eve bir at bırakıyor ve bunları büyük bir gizem içinde yapıyor, buna ne gerek vardı mesela anlayamadım. Bu kadın, koskoca adamın saçını, yüzünü falan okşuyor mesela, bu çok normalmiş gibi geçilip gidiliyor. Ayrıca evinde kendini öldüren kadını gömmek için evin betonunu kazmaya başlamasından hiç bahsetmiyorum bile. Dünyada tek bir kadın kalmamasının üstünden yıllar geçmiş gibi anlatılıyor hikaye ama mesela insanlar bu psikolojiyle hayatlarına nasıl devam etmiş, üreme olmayacağından dünyanın sonu gelecek, bununla ilgili ne gibi aksiyonlar planlanmış vs. bunlardan hiç bahsedilmiyor. Sadece bir yerde cinsiyet değiştirme merkezleri kuruldu deniyor ama bunun gibi çok çok az detay verilmiş.
Korkudan da Büyük Bir ŞeyBaran Güzel · Everest Yayınları · 2024125 okunma
7/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2025 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2025 08:13
#YakushiInoue ‘den okuduğum ilk kitap #BoğaGüreşi . Savaş sonrası japon halkını gözlemleyebildiğimiz bir kitap. Çok yeni bir kitap olduğundan henüz pek okunması ve incelenmesi yok. Kitapta 3 ana karakter var. Tashiro- Organizatör, boğa güreşi fikrinin sahibi. Omoto- Gazetenin patronu. Taşrada bir sinema sahipliğiyle başlayan iş hayatında bugüne tırnaklarıyla kazıyarak gelmiş. Sinema sektöründen geldiği için gazetecilikten pek anlamıyor. Asıl gazete olan Osaka Yeni Akşam’da güvenilir birine ihtiyaç vardı ve kendini ispatlayan Tsugami geçti yazıişleri müdürlüğüne. Tsugami - B. gazetesinin güncel haberler bölümünün en yetenekli muhabirlerinden biri olarak kimsenin altından kalkamadığı o meşakkatli editör yardımcılığı görevinin üstesinden üç yıl boyunca büyük bir hata yapmadan gelmişti. B. gazetesi, bünyesindeki fazla personeli yeni bir matbaa şirketi açıp akşam gazetesi kurarak organize etti ve akşam gazetesinin yazıişleri müdürü Tsugami oldu. Yaşı genç olsa da çok başarılı oldu ve tuttu. Başarısıyla kendini ispatladıktan sonra Osaka Yeni Akşam gazetesinin yazıişleri müdürü oldu. Bu süreçte sürekli ayrıl barış sevgilisi Sakiko hep hayatındaydı. Tsugami, savaş zamanı güvende olması için memleketine karısı ve iki çocuğunu yollamış, Sakiko ise kocasını savaşta kaybetmiş ve hatta kocası üniversiteden Tsugami ile arkadaşmış. İlişkileri Sakiko kocasını kaybettikten bir yıl sonra başlamış. Sakiko, Tsugami’yi; yalnız, ruhunu bir şeylerini kemirdiği ve kemirilen yerlerinden florasan ışıklar saçar gibi görünen, kimsenin bilmediği o haliyle sevmiş. “Olabilir bu iş. Beyzbol da ragbi de yavaş yavaş eski günlerine dönmeye başladı ama savaş öncesi popülaritesine kavuşması için daha iki-üç yıl var. Bu devirde olsa olsa boğa güreşi olur. Hanshin bölgesindeki ilk boğa güreşleri… Gazetenin
Boğa GüreşiYasushi Inoue · Can Yayınları · 202528 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Feminizm Nedir BİLMEYEN Yazarın Feminizm Kasması Rezilliği
1/10
·424 syf.··
2025 3. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2025 13:43
Merhaba, ben Sülde. Her incelememde olduğu gibi bu incelememde de madde madde ve SPOILER aka SÜRPRİZ BOZAN vererek ilerleyeceğim. Kısa bir sürpriz bozansız inceleme yazmam gerekirse: Korkunç kötülükte, feminizm mesaj vermeyi kendine görev bilmiş yazarımızın feminizm nedir bilmeden yola çıktığı, bilmem kaç yıllık kadın direnişini kurduğu temelsiz dünya ve karakterler üzerinden iyileştirip eleştirmeye çalışırken kapasitesinin yetmemesinden mütevellit her şeyi mahvedişini okuyorsunuz. Karakterler tipleme, olaylar saçma, tepkiler saçma, kitapla ilgili güzel olan tek şey kapağı o da yazarın elinden çıkma değil. Anlatabildim umarım? Yaklaşık İKİ BUÇUK saatlik gömme podcastimi dinlemek için linke tıklayınız: youtube.com/watch?v=0iDbx2s... Kanal adım: benSülde Ayrıca başka kitap eleştirileri de mevcut. Şimdi asıl incelememize geçelim: 1) FEMİNİZM NEDİR? Oxford'dan alınan aynen tanım: XVIII. yüzyılda Fransa’da filozoflar ve kadın yazarlarca ortaya atılan ve savunulan, daha sonraki yüzyıllarda her toplumda yandaş bulan, kadının siyasal ve toplumsal haklar bakımından erkekle eşit olması gerektiğini öne süren ve bunu gerçekleştirmeye çalışan akım. Peki feminizim temelinde nedir? Kadının sosyal hayatında bir erkekle eşit haklara sahip olmasını hedefleyen ve bu haklara sahip olamayan kadınların elinden tutan, erkeklere biçilen toplumsal rolleri de eleştirmesiyle özünde erkek düşmanlığı değil "biz de erkekler gibi insanız" mesajıyla mühendis bir kadının mühendis bir erkekle aynı maaşı alması gerektiğini, kadının da miras hakkından faydalanması gerektiğini, kadının isterse çalışma isterse evde kalma hakkının saklı olması gerektiğini söyleyen, kadının her türlü isteğine SAHİP çıkan, kadını erkekten üstün ya da erkeği kadından aşağı GÖRMEYEN, bir kadının isterse bir
Buz KrallığıSena Nur Işık · İndigo Kitap · 2024370 okunma
Devşirmeye Devam Tırpan Pt. 2
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2025 61. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2025 21:51
Bazen diyorum ki bu seriyi okuyarak kendime ne büyük bir iyilik etmişim diye. İlk kitabını severek okumuştum ve ikinci kitabına kavuşmayı da dört gözle bekliyordum; sonunda okudum, bitirdim ve buradayım; bir tıkta rahatsızım aslında çünkü kitap öyle bir yerde bitti öyle arafta bıraktı ki okuyucuyu okumak için bekleyenlere tavsiyem ancak ve ancak üçüncü kitabı edindikten sonra başlama kararı alın yoksa zira sizde benim gibi böyle can çekişirsiniz sonra. İkinci kitapta ne mi oldu dersiniz: Artık Citra Tırpan Anastasia adını alarak tam teşekküllü bir Tırpan haline geldi ve hem ciddi anlamda insaflı bir devşirme yöntemi kullandığı hem de sırf varlığı sebebi ile diğerleri arasında tartışmalara sebep oldu. Rowan her ne kadar biz eylemlerini pek göremesek de Tırpan Lucifer lakabıyla bir anti-tırpan oldu, özellikle yoldan sapmış olan bazı cübbeli şahsiyetleri elden geçiriyor bir nevi haşere temizliği yapıyor diyebiliriz. Tırpan Curie hala Citra'yla takılıyor, Faraday ise yeni asistanıyla birlikte hazine avcılığı oynuyor. Fırtına Bulutu için dağları bile yerinden oynatabilen gariban bir Greyson'ımız var, sonra bir parti oğlanının dramını okuyoruz. Benim en nefret ettiğim malumumuz hamamböceğinden hallice kötü adamlarımız var elbette. Nahoş ve Tonist yaşamlarından kesitler de serpiştirilmiş böyle aralara, en sonundaysa büyük bir katliam eşliğinde yazarın okuma hevesimizi, arşa çıkmış merak duygumuzu ve yerinden hoplayan sinirlerimizi kursağımıza tıkayarak bizi ölüp ölüp dirilttiği bir finalimiz mevcuttu. Bir an bu deli gene ne saçmalıyor diye düşündünüz değil mi, şimdi ben bu yukarda dediklerimi tek tek açıklayacağım aslında da o kısımlar spoilera girer o sebeple henüz oralara girmeden okumamış kesim için birşeyler daha yazmak istiyorum. Ben okudum onlarda okusun ama önce
1000Kitap
Fırtına BulutuNeal Shusterman · Juno Kitap · 2024492 okunma
Amerika Cephesinde Yeni Bir Şey Yok
Puan vermedi·294 syf.··
2025 10. kitabı
Spot ışıkları altında olanlar, bize coğrafi olarak uzak olmalarından ve ABD baskısından başlarını kaldıramamalarından dolayı seslerini duyamadığımız Orta Amerika ülkeleri: El Salvador, Guatemala, Honduras, Kosta Rika ve özellikle Nikaragua. Chomsky'nin inceledi yıllarda kabaca 1960-87'ye kadar olan dönem. Sona bırakılması gerekeni ilk söylerek başlamak istiyorum. Amerika bir terör devletidir; kuruluşundan günümüze kadar da bu durum böyle devam etmiştir, kitaptan ve Chomsky'nin tüm yazdıklarından bağımsız olarak. Chomsky, Amerikanın terörizmini beşinci özgürlük kavramı ışığında incelemektedir bu kitapta. Beşinci özgürlük; soyma, sömürme ve hüküm altına alma ve sonuç alabilmek için her türlü güce başvurma özgürlüğüdür; şeklinde tanımlanır Chomsky tarafından. Kitabın tamamı ise çeşitli referanslar ile Amerikan terörizmin Orta Amerikada'ki ülkeleri ne kadar istikrarsızlaştırdığı, ekonomik bağımsızlıktan kopardığı, zulme uğrattığı üzerinde durulmuştur. Kısaca der ki; Chomsky halklar ve yönetimleri ancak Amerikan'ın çıkarına uyabildikleri sürece gelişebilmektedirler; yani bir pazar olmayı kabul etmeleri gerekir ve sonrasında da Amerikanın zenginlerini daha zenginleştirmelidirler hayat sahasında varlık gösterebilmeleri açısından. Fakirlere yayılan bir ekonomiden ziyade zengini daha da zenginleştirmesi planlanan bir hülya. Bu Amerikan tavrı bizim yakın coğrafyada tecrübe ettiklerimizden sonra hali hazırda bilinen bir gerçek olmuştur, ne yazıktır. Chomsky ayrıca Amerikan ve uluslararası medyanın da bu olaylara nasıl taraftar bir şekilde yaklaştığını ve kalemlerini de siyaset, güç ve para için satmış olduklarını uzun uzun aktarıyor. Peşi sıra bir yerlerde ekliyor; aktif bir şekilde ses çıkaranlar bu zulmü durdurabilir, yavaşlatabilir , sonuç alacak bir şeyler yapılabilir.
A.B.D TerörüNoam Chomsky · Pınar Yayınları · 199135 okunma
Çocuğunuza Sınır Koyma
9/10
·336 syf.··
2025 3. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2025 08:53
ÇOCUĞA SINIR KOYMA-1, ROBERT MACKENZIE KİTAP İNCELEMESİ Aşırı Kısıtlayıcı Sınırlar (Aşırı Kontrol): -Denemek ve keşfetmek için çok az özgürlük vardır. -Öğrenmek ve sorumluluk kazanmayı engeller . -İsyana yol açar. Çok Geniş Olan Sınırlar (Yetersiz Kontrol): -Denemek ve keşfetmek için gereğinden fazla bir özgürlük vardır. -Öğrenmeyi ve sorumluluk almayı engeller. -Aşırı denemeyi teşvik eder. Tutarsız Sınırlar (Karışık Kontrol): - Denemek ve keşfetmek için bazen çok az özgürlük bazen ise çok fazla özgürlük vardır. Tutarsız sınırlar hâkimdir. -Öğrenme ve sorumluluk engellenir. -Deneme ve isyan körüklenir. Dengeli Sınırlar: -Sorumluluklara dayanan bir özgürlük vardır. -Öğrenmeyi ve sorumluluk kazanmayı arttırır. -İşbirliğine yüreklendirir. Çocuklara yeni beceriler kazandıracak özgürlük verir. Büyüme ve gelişme için sağlıklı bir ortam yaratır. ÖRNEK Genellikle bir disiplin sorunu nasıl 3 farklı yöntemle halledebileceğini göstererek başlıyoruz: Cezacı, Yumuşak ve Demokratik. Sonra bu yaklaşımlara eşlik eden öğrenme- öğretme sürecine bakıyoruz. “Üç ebeveyn parktaki banka oturmuş oynayan çocuklarını seyrediyordu. Annelerden biri oyunun kontrolünden çıkmakta olduğunu fark etti, çocuklar kaydırağın tepesinde itişiyordu. Meg’in Annesi: -Meg tehlikeli işler yapıyorsunuz bir yeriniz acıyabilir. Birbirinizi ittirmeden oynasanız daha iyi olur. Meg: -Dikkat ederim anne. Meg’in Annesi: -Biliyorum tatlım ama buna devam ettikçe endişeleniyorum, yapmazsanız memnun olurum. Çocuklar bu tehlikeli oyuna devam ediyordu.
Psikoloji
Çocuğunuza Sınır KoymaRobert J. Mackenzie · Yakamoz Yayınları · 20121,472 okunma