Siyasi açıdan faal, bilgili, yetenek sahibi yurttaşlar da ancak pratik bilgiler verilerek yetiştirilebilir.
Bilgelik kavramı, güzel konuşma gibi bazı pratik
yeteneklerin kazanımıyla sınırlanır.
"Yasalar güçlünün menfaatinedir" cümlesiyle özetlenebilen bu yaklaşıma göre, siyasette başarılı
olmak uğruna ahlaktan uzaklaşmaya razı olunur.
Böyle bir kaderin kimi bulacağı hiç belli olmaz,
çünkü karanlıkta yol alır tanrısal irade
ve kimse önceden bilemez kötülükleri.
Kader insanı beklemediği yerlere sürükler.