Elena Ferrante, Karanlık kız kitabında kadınlığı ve anneliği alışılmışın dışında, sarsıcı bir dürüstlükle ele alıyor. Hikaye, tek başına tatile çıkan iki kız çocuğu annesi olan Leda’nın, sahilde karşılaştığı genç bir anne ile kız çocuğu üzerinden kendi geçmişiyle, seçimleriyle ve bastırılmış duygularıyla hesaplaşmasını konu alıyor. Ana karakterimiz Leda’nın geçmişiyle yüzleşmesini okurken insanın en derinindeki suçluluk duygusunun ve özgürlük arzusunun nasıl iç içe geçtiğine şahit oluyoruz. Ferrante'nin o çiğ ve filtresiz anlatımı, karakterin iç dünyasındaki karmaşayı okuyucuya çok net hissettiriyor. Şahsen, yazarın bu duyguları sansürsüz bir dille ele almasını seviyorum. Ferrante, toplumsal beklentilerin kadının üzerinde yarattığı baskıyı ve bu baskıdan kaçma isteğini çok dürüst bir anlatımla işliyor. Yazarı ilk kez okuyacaklar için, Napoli Romanları serisinden önce bu kısacık kitabın yazarın kalemine ve anlatımına aşinalık kazanmak adına ideal olduğunu düşünüyorum. Hatta arka kapak tanıtımında bu kitap için serinin ‘çıkış noktası’ diye bahsedilmiş. Kitabın 2021 yılında aynı isimle çekilmiş filmi de bulunmakta, ilgililere duyurulur.
Puanım: 9/10
Hiçbir an’ını tanımlamaya kalkmadan
Kısacık ömürler biçiyoruz kendimize
Sonra yolculuklara çıkıyoruz, bir kentten
Ötekine giderken özlüyoruz bir başkasını