"Burası dünya" diye fısıldadım. "Hem tatlı hem ekşi, kekre bir rüya. Burada herkes kâşif sayar kendini, birbirinin bahçesine girer, iz bırakayım derken talan eder. Onları sev ama tutunmaya çalışma. Yalnız kalmaktan korkup kendi bahçende kaybolma."
Koskoca bir dünyada kendine bir yer bulmak nasıl böyle zor olabilir ki? Aslında herkesin yaşamak istediği bir yer olmalı ama sanırım hiçbirimiz gerçekte olmak istediğimiz yeri bulamıyoruz ve hepimiz bize sorulmadan bırakıldığımız bir yerde yaşamaya çalıştığımız için böylesine şaşkınız.
Belki de insanlar bu yüzden neresi olduğunu bilemediği ama her nedense ait olduğunu sandığı bir başka yere gitmeye çalışıyor…
Gerçekte ya da düşlerinde…
Ve bunca yıldan sonra (artık 40’lı yaşlarımın sonlarındayım) itiraf etmeliyim ki gerçek benim sandığım kadar karmaşık değilmiş ve aslında sözcükler onu bozup içinden çıkılmaz hale getiriyormuş.