10/10
·176 syf.··
2026 38. kitabı
Herkese merhabalar :) Eğer beni tiktokta da desteklemek isterseniz hesabım: @bookswithemir uyarı: incelemede minicik ufacık spoiler olabilir?? Yorumuma öncelikle LOGAN MAL MISIN HAİN PİSLİK diyerek başlamak istiyorum. Bütün seride sadece 4. kitap boyunca ilk kez bu kadar Logan'a göz devirdim??? Yani önünde her şey bütün parçalar elinde hâlâ bir şeyi birleştiremiyorsun?? O kadar teneke kafasın ki sen bir şeyleri anla taşları o minik kafanda oturt diye Leonard kendisi sana tek tek anlatıyor yine anlamıyorsun?? EN SONUNDA ADAM SANA ARTIK ANLA DİYE DİREKT İSİM VERDİ VE ANCA ANLADIN YUH YA KANKA SEN NASIL PROFİLCİSİN??? Neyse Logan'a sövmelerim bittiğine göre gururla diyebilirim ki seride en sevdiğim kitap şu anlık bu diyebilirim. Diğer kitaplara kıyasla artık hem her şeyi öğreniyoruz hem de her sahne detaylı detaylı güzelce yazılmıştı özellikle Korku Evi sahnelerine BA YIL DIM!!!
Mindf*ck 4: Tüm YalanlarS. T. Abby · Artemis Yayınları · 202623 okunma
Neysen o ol!
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 22:16
"Gözyaşlarımdan birinin dili olsaydı, derdi ki, derdi ki... Sonunda özgürüm! Yıllardır buraya kapatılmıştım! Bu adam, bu sert, acımasız adam benim akmama bir kez olsun izin vermedi... Özgürlük ne güzel! Kırk yıl, durgun bir havuzda kaldım. Sonunda, en sonunda bu yaşlı adam ev temizliğine karar verdi! Ah, daha önce çok kaçmak istedim! Ama hiçbir çıkış yolu yoktu; ta ki o Viyanalı doktor gelip de paslı kapıları açana kadar.“ s.366 Nietzsche ağladı, ben ağladım, o ağladı, ben ağladım… Çok dokundu bana, derinlere işledi, hissettirdi… “Kendi yaşamınızı tam anlamıyla yaşadınız mı? Yoksa yaşam mı sizi yaşadı? Siz mi seçtiniz? Yoksa o mu sizi seçti? Sevdiniz mi? Yoksa pişman mı oldunuz?” s.303-304 Hangisi? Hangisi biziz? Birine evet bu deyip diğerine hayır diyebilir miyiz? Ayrımlarımız bu kadar kolay ve net mi? “Zaman sonsuza dek doymayacak kadar açgözlüdür. Durmadan yer, yutar; ama geri verdiği hiçbir şey yoktur. Sana yazılmış bir yaşamı yaşadığını söylemen ne korkunç! Bütün tehlikesine rağmen bir kez bile özgürlüğü tadamadan ölümle yüz yüze gelmek ne acı!" s.304 Özgürlüğü tadabilmek ne büyük şans, ne lezzetli bir cesaret. Ölmeden tadabildik mi? “Ödev, adap, sadakat, fedakârlık, özgecilik, kibarlık; bunların hepsi de insanı uyutmaya yarayan ninnilerden başka bir şey değil, hem de öyle bir uykuya yatırıyor ki kimse bu uykudan uyanamıyor, uyansa da ancak yaşamının sonuna geldiği an oluyor bu. İşte o an, insanın hiç yaşamamış olduğunu öğrendiği an oluyor.” s.321 Ölmeden önce ölüyoruz. Uykuya yatıyoruz, uyutuluyoruz belki. Farkına varabiliyor muyuz, seçim yapabiliyor muyuz? “Bilinç, varoluşu kaplayan yarı saydam bir zardan ibarettir: Eğitimli bir göz bunun arkasını görebilir; ilkel dürtüleri, içgüdüleri ve güç istemini asıl neyin harekete geçirdiğini bulabilir.”
1000Kitap
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202570bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ebu’l-Hasan Harakani’de Fakr Kavramı
10/10
··
Beğendi
Kur’an ve hadislerde geçen “Fakr” kavramının iki ayrı anlamda kullanıldığı gö- rülmektedir. Bunlardan biri “suret fakirliği” de denilen “maddî fakirlik”, diğeri ise “manevî fakirlik”tir. 1. Maddî Fakirlik veya Suret Fakirliği: İhtiyaç duyulan mala ve eşyaya malik ve sahip olmamak demektir. Kur’an’daki: “Ganimet malları, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerin- dir” 5 , ayeti ve benzer ayetlerde anlatılan fakrdır. Bu anlamdaki fakirlik hadislerde de: “Fakr, insanı nerede ise küfre düşürecekti.”6 “Fakirlik, iki cihanda yüzkarasıdır.”7 İfadeleriyle anlatılmakta ve bu manada gönle sıkıntı veren fakirliğin makbul olmadığı ifade buyrulmaktadır. Tasavvufa konu olan fakr ise bu tür fakirlik değil, manevi fakirliktir. 2- Manevî Fakirlik: Kulun kendinde varlık görmemesi, herşeyi Hakk’a irca etmesi, şahsının, amelinin, hal ve makamının Allah’ın lütfu olduğunu kabul etmesidir. Kur’an’daki: “Ey insanlar, siz Allah’a karşı fakir; yani muhtaçsınız. Allah ise ganîdir; yani herşeyden müstağni- dir.”8 ve “Allah ganîdir; siz fakirlersiniz; yani O’na muhtaçsınız.”9 ayetleri bu anlamda- ki fakrı anlatmaktadır. Peygamber Efendimiz, “Fakr, benim medar-ı iftiharımdır.” 10 buyurmaktadır. Yine başka bir hadis-i şerifinde “Allah’ım beni fakir yaşat, fakir öldür ve fakirlerle haşret!”11; Allah’ım beni sana karşı muhtaç (fakir) kılarak müstağni eyle, kendinden başkasına muhtaç (fakîr) etme!12 buyurmuştur. Bu hadisler manevi fakr anlamında kullanılmıştır. Kulun Allah’a muhtaç olması demek olan fakirlik, elbette fakiri de zengini de kapsar. Bu anlamıyla fakir ve fukara, malı olmayan anlamına değil, “sufî ve derviş” manasına gelir. Bu yüzden eskiden şeyhler kendilerine “Hadimu’l-fukara” (Fakirlerin hizmetkârı) derlerdi. İlk sufîler “yoksulluk” anlamına gelen fakr ile
Fakrın MakamlarıEbül - Hasan Harakani · Büyüyenay Yayınları · 201718 okunma
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 22:23
H A R İ K A Y D I A R K A D A Ş L A R!!! Bayıldım. Tek kelimeyle BA-YIL-DIM. Bence bu kitap yazarın diğer kitaplarına göre daha iyi şekilde düşünülmüş ve yazılmış bir kitaptı. Yazar kendini bayağı geliştirmiş, imparator falan olmuş, bu kitapta hemen fark ediliyor bence. Kitabımızın anlatıcısı daha çok Kylie ama Ansel’e de yer verilmiş ve bu iki karekterin bakış açısıyla okuduğumuz bölümlerde karakterler birbirlerine girmiyor, farklı karakterin düşünceleriyle okuduğumuz çok net bir şekilde belli oluyordu. Ansel’i okurken bu Kylie ya da tam tersi Kylie’i okurken a bu Ansel olmadım. Ansel Anseldi ve Kylie de Kylie. Yazar karakterlerin duygularını çok iyi işlemişti ve bu duyguları her bir kelimeyi okurken hissettim ben de açıkcadı. Kitap dili aşırı akıcı ve sürükleyiciydi. Eminim ki yazar da bu kitabı yazarken karakterlerin duygularını hissederek yazmıştır çünkü bu kitap başka türlü yazılmazdı. Çok çok iyiydi ve benim bu kitap hakkında söyleyebileceğim tek şey bu. SPOİLER!!! Katilin kim olduğu bence açıkça belli oluyordu ama bu yazar N.G Kabal diyetekten, yeni duyduğum her isme yılanın başı bu diyetekten ilerliyor, tahminler üretiyordum. Tabii ki en başta tahmin ettiğim kişiydi fakat ne yapacağını ya da bu kadar ileriye gideceğini hiç tahmin etmemiştim. Maddie kanlar içindeydi cümlesini okumak beni kahretti. En şok olduğum ve üzüldüğüm kısım buydu. Hiç ama hiç beklemiyordum gerçekten. Oturup ağlayacaktım az kalsın :D SPOİLER BİTTİ!!! Neysa, kitap çok aşırı iyiydi. Yazarımız bu kitaba bayağı kafa yormuş olmalı. Şahsen ben bayıldım, öldüm geberdim bittim. Devamı gelirmi bilmiyorum ama gelmesini istiyor musun diye sorarsanız istiyorum derim. Yazardan fazlaca ümitliyim. Eminim devamını yazacaksa daha iyi bir iş çıkaracağını düşünüyorum. Çıkarmasa da canı
KörebeN. G. Kabal · Dex Kitap · 2025107 okunma
Ne önemi var!
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 119. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2025 21:47
“Her şey olanaklı, aynı zamanda hiçbir şey olanaklı değil; her şeye izin var, aynı zamanda hiçbir şeye izin yok. Hangi yönü seçerseniz seçin, ötekilerden daha iyi olmayacak. İster bir şey yapın ister hiçbir şey yapmayın, ister inanın ister inanmayın, hepsi bir tıpkı çığlık atmakla susmanın aynı kapıya çıkması gibi. Her şeye bir neden bulunabilir, aynı zamanda hiçbir şeye bulunamaz. Her şey hem gerçektir hem de gerçek dışı, hem mantıklıdır hem de saçma, hem görkemlidir hem de yavan. Ne herhangi bir şey başka bir şeyden daha değerli, ne de herhangi bir düşünce başka bir düşünceden daha iyidir. Neden üzüntümüze üzülüp, sevincimize sevinelim? Hazdan ya da acıdan gözyaşı dökmemizin ne önemi var? Mutsuzluğunuzu sevin, mutluluğunuzdan nefret edin, her şeyi birbirine karıştırın, allak bullak edin her şeyi! Rüzgârın savurduğu bir kar tanesi ya da dalgaların taşıdığı bir çiçek gibi olun. Gerekmediğinde direnin, direnmek gerektiğinde ödlekleşin. Kim bilir, belki kazanan siz olursunuz. Ayrıca yenilmenizin ne önemi var? Şu dünyada kazanılacak ya da yitirilecek bir şey var mı ki? Her kazanç bir kayıp, tıpkı her kaybın bir kazanç olması gibi. Neden sürekli kesin bir tutum, açık seçik düşünceler, akla yatkın sözler bekliyoruz? Bana şimdiye dek sorulan -ya da sorulmayan- tüm sorulara yanıt olarak ateş püskürtmem gerektiğini düşünüyorum.” s.138 Ben ne okudum Emil Michel Cioran , bu nedir?. Beyin yakan bir felsefe, umutsuzluğun doruklarında gezdiriyor adeta. Hemen her sayfada altı çizili bir cümlenin bulunduğu, hiçlik, mutsuzluk ve umutsuzluğu dibine kadar hissettiren bir kitap. Ba-yıl-dım, okunmalıdır…
1000Kitap
Umutsuzluğun DoruklarındaEmil Michel Cioran · Jaguar Kitap · 20192,098 okunma
Bir Kuzey Macerası
Puan vermedi·56 syf.·
2025 205. kitabı
Ba-na gül-dü... göz-le-rin-de... nef-ret var-dı... be-nim-le gel-me-di.(s.18) Jack London’ın Bir Kuzey Macerası öyküsü, doğanın sert yüzünde geçen sarsıcı bir yolculuğu anlatıyor. Yazar, bir çok eserinde olduğu gibi burada da sert coğrafyaları, hayatta kalma içgüdüsünü ve insan ruhunun sınırlarını işliyor. Vahşetin Çağrısı ve Beyaz Diş’teki tona yakın bir teması var. Öykü, kuzeyin buzlu topraklarında ilerleyen posta sürücülerinin bir kulübeye ulaşmasıyla başlıyor, Kulübede tanıştıkları gizemli bir yabancı,(Naass) geçmişinin yükünü taşıyan, uzun zamandır uzak diyarlarda arayışta olan bir yolcu. Onun hikayesi açıldıkça ve anlattıklarıyla sevgi, kayıp, takıntılı arayış amansız doğa ve açlık iç içe geçiyor, kısa bir metin ama uzun bir yolculuk duygusu barındırıyor. London hikayesini insanın tutkularının ve seçimlerinin onu nereye sürükleyebileceği üzerine kuruyor. Aşkın hem dönüştüren hem de yıkıcı bir güç olabildiğini, doğanın ise insan için en gerçekçi sınav olduğunu hatırlatıyor. Başlıktaki alıntı da yıllar süren arayışının tek bir bakışla neler değiştirdiğini yansıtıyor. Dil sadedir, akış hızıyla okuru sert rüzgârların içine çekip karakterlerle az sayfalardan oluşan ama çetin bir yolculuğa çıkarıyor. Herkese keyifli okumalar.
Düşünce
Bir Kuzey MacerasıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202425,4bin okunma