Lütfen baba, beni yanlış anlama, bunlar aslında bütünüyle önemsiz ayrıntılardı, ancak benim gözümde müthiş yetkin biri olan senin bana koyduğun kurallara uymamanla benim için ezici olmuşlardı.
Şimdi baba, şu beşikte, gözleri kapalı, daha nefes almasını bile talim eden küçük mahlukun, küçücük bacaklarına gün gelip belki çizmeler geçireceğini, belki yumuşak kunduraların üzerine ütülü bir pantolonun zarif bir pot yaparak düşeceğini, o zaman kendisinin girmiş olacağı toprak altından görür gibi oluyor.
İşte devlet sana, devlet baba, otorite denen, güvenlik denen devlet babamız ! İnsan pek alıp vereceği olsun istemez kendisiyle, serttir, hatta hoyrattır ama güven duyabilirsin kendisine, güvenebilirsin! Senin de bavulun işte Hazreti İbrahim'in emin ellerindeymiş gibi güven altındadır.