8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 14:37
Oldukça etkileyici. Kitabı elinize almanız ve bitirmeniz an meselesi. Gayet akıcı. Merak unsurunu iyi kullanmış yazar. Keyifle ve merakla okudum, sonunda üzdü, ebeveynlik üzerine düşündürdü. Baba olmama aylar kalmışken beni biraz fazla etkilemiş olabilir. Tavsiye edilir.
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,519 okunma
Puan vermedi·531 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 14:18
İletişim yayınlarının baskısını okumaya başladım. Cemal Süreya çevirisi ile... İletişim yayınlarının, diğer yayınlarından farkı hem dönemin önemli olaylarını hemde yazarın hayatını paralel bir biçimde aktarması. Kitaba hem önsöz, hem de sonsöz, eklenmiş.Önsözde kitaba dair değil de daha çok yazar'a dair bilgi verilmiş. Rougon-Maquart bir dizi roman, meyhane bu diziden sadece bir tanesi. Bu kitap 1877 yılında yayımlandı. Meyhane kitabına dair: Meyhane (Assommoire), Zola’ya ün kazandıran en önemli yapıtlarından biridir. Meyhane, yayımlandığı yıllarda Fransa?da büyük bir tartışma başlatır. Fransız yazarları birbirine düşüren roman, ülkenin edebiyat dünyasını da ikiye böler. Ama yazarını ne kadar olumsuz eleştirenler olursa olsun halk, romanı sahiplenir ve takip eden bir yıl içinde roman tam otuz sekiz baskı yapar. Karşı çıkanların büyük çoğunluğu, Zola?nın işçi ve emekçilerin güçlüklerle dolu yaşamını yalın bir şekilde ele almasını eleştirmiştir. Emile Zola?nın işçi sorunlarını farklı bir bakış açısıyla ustaca ele aldığı bu eseri, ilk çıktığında kendisine yapılan bütün eleştirileri unutturdu ve zamanla bir klasik oldu. Ayrıca o dönemde, Amerika?da işçi sınıfının yaşamının konu alındığı roman türünün doğmasına da neden oldu… Eserde yazar, Paris?in arka sokaklarında yaşayan eğitimsiz işçi ailesinin çöküşünü gözler önüne seriyor. Kendi başına ayakta durmak isterken hep sığınma ve daha rahat yaşama umuduyla yanlış adımlar atan bir kadın ve geleceği düşünmeden hatta kendi emeğine sahip çıkmadan yaşayan erkekler. İçkinin insanlara ne derece zarar vereceğini anlatmış yazar, hatta eserin sonlarına doğru açık bir nasihat dili ile anlatmış bunu. Ekonomik anlamda gücü olmayan insanların içkiye bulaşınca acımasızlaştığını ve zamanla tüm değerlerini, insani duygularını unutup
Edebiyat
MeyhaneEmile Zola · İletişim Yayıncılık · 20224,700 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kitap, 150 sayfa ile kısa, akıcı, derin ve sürükleyici.
Puan vermedi·152 syf.··
2026 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 09:15
Antonio'nun anne ve babası, o 4 yaşındayken ayrılır. Bir gün, nedeni belli olmayan krizler yaşayan Antonio'ya epilepsi tanısı konulur. Ailesi Marsilya'da bir doktor bulur. Tedavinin ardından doktor, iyileştiğinden emin olmak için Antonio'nun iki gün ve iki gece uyumaması gerektiğini söyler. Baba ve oğul, bu iki günü Marsilya'da geçirir. Bu süreçte, birbirlerini ilk defa bu kadar yakından tanıma fırsatı bulur ve duygusal olarak ilk kez birbirlerine açılırlar. Yabancı bir şehirde, sadece iki insan olarak, tüm kurallardan ve baskılardan bağımsız bir şekilde kendileri olabildikleri bir yolculuk yaşarlar. Kitapta, boşanma gibi ailevi meseleler ve ergenlik çağındaki bir çocuğun duygusal dünyası da ele alınıyor. Yapılan baba-oğul sohbetleri ve yaşanılan maceralar, uzun zaman sonra en beğendiğim hikayelerden biri oldu. Kitap, 150 sayfa ile kısa, akıcı, derin ve sürükleyici. Herkeste farklı da olsa bir yerlere dokunacağını düşünüyorum. Keyifli okumalar!
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,098 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 1. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 13:23
Büyük bir hevesle okumaya başladığım Bahçıvan ve Ölüm uzun zamandır karşıma çıkan ve birçok kişinin övgüyle bahsettiği bir kitaptı. Bu yüzden beklentim oldukça yüksekti. Ancak kitabın ilk bölümleri beni açıkçası hayal kırıklığına uğrattı. Anlatım bana fazla durağan geldi ve bir türlü içine giremedim. Hatta bir ara kitabı yarım bırakmayı bile düşündüm. Fakat okumaya devam ettikçe yazarın aslında bir olay anlatmaktan çok ölümün ardından yaşanan yas sürecini ve insanın kendi içindeki hesaplaşmalarını anlatmak istediğini fark ettim. Kitabın en beğendiğim yönü, en sıradan ayrıntılardan bile güçlü duygular çıkarılabilmesiydi. Bahçe gökyüzü ya da herhangi bir eşya bile anlatıcı için babasını hatırlatan bir anıya dönüşüyor. Bu da geçmişin aslında hiçbir zaman tamamen geride kalmadığını hissettiriyor. Kitap acının zamanla yok olmadığını sadece insanın onunla yaşamayı öğrendiğini düşündürdü. Anlatıcının sürekli geçmişi sorgulaması ve her şeyde babasına ait bir iz bulması da bu duyguyu daha etkileyici hâle getiriyor. Romanın ölüm kavramına bakışı da bence oldukça farklıydı. Çoğu zaman kaybettiğimiz kişinin yokluğuyla yaşamayı düşünürüz ama kitap ölen kişinin artık hiçbir şeyi yaşayamayacak olmasına da dikkat çekiyor. Bu bakış açısı beni gerçekten düşündürdü. Yine de parçalı anlatımı ve olaylardan çok düşüncelere yer vermesi nedeniyle herkesin sevebileceği bir kitap olduğunu söyleyemem. Özellikle hareketli ve olay örgüsü güçlü romanları sevenler kitabı sıkıcı bulabilir.
İnsan ve Duygular
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,7bin okunma
10/10
·150 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2025 18:54
Dünyayı değiştirmek için kullanabileceğiniz en güçlü silah eğitimdi.” Kimler sever; Sürekli şaşırmayı sevenler Kimler sevmez; Karakter profillerinde derinlik arayanlar Şili’nin bir köyünde yaşayan baba-oğul yeni bir kararla başka kasabaya taşınır. Hikayede David’in çocukluğundan itibaren hayatlarına tanık oluyoruz: aile birliği, sırlar, yüzleşmeler… Başta sade bir baba-oğul hikayesi gibi ilerliyor. İlk bölümler biraz tekrara düşüyor ama bir anda ortaya çıkan sırlarla hikâye bambaşka bir yöne evriliyor. “Tamam, artık bu kadar.” derken öyle bir noktaya geliyor ki, gerçekten neye uğradığımı şaşırdım. Biraz daha detaylandırılabilirdi ama yazarın ilk kitabı olmasına rağmen, son dönemde okuduğum “Çok Satanlar Balonları”ndan çok daha başarılı buldum. Hataları olsa da umut vaat eden bir başlangıç. İkinci kitabını merakla bekliyorum umarım Volkan Türker yazmaya devam eder.
Geçmişin AynasıVolkan Türker · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık (KDY) · 20246 okunma
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2025 16:23
“ Sanırım birbirini seven insanlar vedalaşmadan ayrılıyorlar. Mecburen gitmeleri gereken bir yer var. Eğer vedalaşırlarsa gidemezler. “ Kimler Sever: Acısını mizaha gömmeye çalışan bir kız çocuğunun elinden tutmak isteyenler Kimler Sevmez: Dönem edebiyatında ciddiyet arayanlar Mihrap, Sinem Sal ‘ın Bizim Zamanımız eserinden tanıdığımız o Mihrap. Ama bu bir devam kitabı değil, aksine bir ‘Öncesi Kitabı’ gibi. 20 yıl geriye gidip Mihrap’ın çocukluğuna şahit oluyoruz. 12 Eylül döneminde babasını kaybeden Mihrap, kırk gün içinde darbeyi kaldırabilirse babasının da geri geleceğine inanıyor. Ne kadar iç burkan ama bir o kadar da saf bir umut Yazarın kederi mizahla harmanlayışına, karakterlerini bu kadar gerçek hissettirişine hayranım. Bir çocuğun yas sürecini, çok sevdiği babasını kaybetmeyi kabullenemeyişini, bunun için çabasını çok güzel işlemişti. Bizim Zamanımız’da Mihrap’ın babası Selami için çok olumlu düşünmüyordum ama burada kızına olan sevgisini görünce kalbim yumuşadı resmen, hepsine kocaman sarılmak istedim Ne mutlu ki hep yazsın kalemi hiç susmasın isteyeceğim yazarlar var
MihrapSinem Sal · Karakarga Yayınevi · 2024698 okunma