"Babam bir bahçıvandı. Şimdi bir bahçe."
Okuduğum en zarif kalemlerden biriydi.
Ölüm karşısında verdiği tepkiler, hissettiği duygular, kafasının içinden geçenler yani ölümü yaşama şekli tam da her şeyi kafasının içinde yaşayan bizler gibi. O yüzden kitapla birlikte en çok eşlik eden şey tanıdıklık'tı.
Yazar iyi, baba iyi, diğer erkek kardeş iyi, anne iyi, köpek bile iyi. Bu kitaptaki herkes iyi, nezaketli, hayatı sessiz adımlarla yürüyen insanlar. Kuşu seven, kediyi koruyan, erguvan renkli güllerden etkilenen insanlar.
Şimdi ben de bir bahçem olsun istiyorum. Her an izleniyormuş gibi poz keserek yaşadığımız bu zamanda gerçek bir insan olarak yaşamak istiyorum. Bahçesinde gülünü, kedisini severek yaşamak.
Gördüklerimin ve duyduklarımın gerçek olmasını istiyorum. Gerçek bir gül ve gerçek bir kuş sesi. Çünkü kendi suladığım tek bir gül'ü ekranda gördüğüm binlerce gül tarlasına yeğlerim.