Dengesiz bir dünyada yönetici vicdan yoksunudur,beyler Dao ve erdemlere karşı gelir, Küçük İnsanlar açgözlü ve yağmacıdır, onuru insanlar bir köşeye atılmışdır.Bilgeler kaçmak ya da gizlenmek zorundadır.Açgözlülük ve çıkarcılık yaygındır, hükümdar ve yöneticiler birbirlerinden şüphe eder,her yerde kargaşa vardır.Baba oğlundan yüz çevirir ve birbirlerinden nefret ederler.
Sayfa 14 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Çocukluklarında engellenmiş kişiler, ana-baba olduklarında çocuklarının, vaktiyle kendilerine tanınmamış hak ve özgürlüklere sahip olmalarına karşı bilinçdışı bir kıskançlık duygusu geliştirebilirler. Çocuklarının özerklik istekleri, kendilerinin yaşam boyu bilinçdışında tutmaya çalıştıkları doyurulmamış isteklerini de kışkırtabilir. Bu isteklerin bilinç düzeyine ulaşma olasılığı ise kişide suçluluk duygusu yaratacağından, çoğu kez kendi ana-babalarından gördükleri yöntemlerle çocuklarını engelleyerek ya da suçlayarak, kendi uğradıkları paniği denetim altında tutmaya çalışırlar. Aslında tutuculuğun psikolojik yorumu da budur.
Az gelişmiş babanın az gelişmiş tek oğlu, Şimdi hatırladım da gene gözlerim doldu.
Donuk aydınlığında idare lambasının, Üzerine eğilen gölgenin (babasının) Varlığından habersiz, soluk bir ateş gibi
Küçücük yatağında. Bir aydınlık belirdi:
“İşte güneş doğuyor. Kurtuldu, yaşayacak!”
Yamalı bir yıldızdı ilerde ışıyacak...