Babam, daha Fahim Bey'le eğlenmek için Beyoğlu'na geçtikleri ve hatıraları ruhuna işlemiş olan gençlik gecelerini de yâd ediyordu. O zamanlarda iki felsefeleri varmış. Biri, memnun ve mesut, "optimizm"; diğeri müşteki ve bedbaht "pesimizm" ki, bir gece içinde birkaçar saatlik fasıla ile, lodos ve poyraz gibi estikleri olurmuş. Nikbin, ümitli, neşeli, "Beyoğlu'na çıkış" felsefesi, geceleyin Beyoğlu'nda eğlenmeye gidilirken bir marş, bir raks havasına benzermiş. Gördükleri her şey hoşlarına gider, herkes onlara dost yüzleri gösterirlermiş. O saatlerde, dünyada her iş tıkırında gidermiş. Şairleşen Fahim Bey'e hayat toz pembe, zahmetler bile eğlence görünürmüş. Öyle tuhaf şeyler anlatırmış ki arkadaşları gülmekten bayılırlarmış. Bedbin, ümidsiz, neşesiz, "Beyoğlu'ndan dönüş" felsefesi ise, eğlenti dönüşü, bir "marş fünebr"i [marche funèbre] hatırlatırmış. Bakışları nereye değse orayı soldururmuş. Her şey, herkes boş, abes, çirkin, hırçın, kaba, ahmak, manasız, münasebetsiz, tatsız görünür ve duyulurmuş. Bu dönüşlerde Fahim Bey yorgun, bezgin, nevmit olurmuş. Öyle doğru şeyler söylermiş ki bir filozof da ancak bu kadarını bulup söyleyebilirmiş!
Sayfa 22·Kitabı okuyor
Babam, ekser odaları boş kalan bu konakta ekseriya dalgın dalgın keman çalan bu dostunu görmeye gittikçe onun bir bekleyişten ibaret hayatına şaşakalırmış. "Hay Allah sana akıllar versin!" diye gülmekten katılırmış ama içinden yine onu takdir etmekten de geri kalmazmış. Zira alaycı arkadaşları onunla eğlenirler, "İlahi Fahim Bey! İlahilerle güvey giresin!" derlermiş, "Bu koca konağın boş odalarını yalnız keman sesleriyle mi dolduracaksın?" Ve daha ciddi arkadaşları ona, "A birader!" derlermiş, "Yapyalnızsın! Bir küçük ev sanki senin neyine yetmez? Bu kocaman konaktan ne hayır beklersin?" Fakat o bütün bu sözlere karşı vakarlı bir ciddiyetle, "Aman, olmaz, birader! Bursa'dan gelen, giden bulunur! Siz bilmezsiniz, memlekette bizim mevkimize pek ehemmiyet verirler. Benim burada nasıl yaşadığımı görenler gidip babama da söylerler. İhtiyarlık vaktinde gönlü hoş olsun! Biraz borçlanırım ama, zarar yok, bir gün olur bütün bu borçları öderim!" dermiş. Fahim Bey'e, bu bomboş odalar, gelecek günlere olan ümidini sığdırabilmek için, bu geniş sofalar, büyük emellerini ve hülyalarını korumak için, bu kocaman konak da, babasının, kendisine olan itimadını barındırabilmek için lüzumlu görünüyorlarmış.
Sayfa 18·Kitabı okuyor
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“ Yetişkin depresyonunun en yaygın sebebi, insanların bugün yaşadıkları olaylar değil, çocukken ebeveynleri ile olan ilişkilerinde nasıl sakinleşeceklerini öğrenmemiş olmaları.”
Sayfa 56 - Hep Kitap yayınları·Kitabı okuyor
“ Ama duygular, yaşanmalarına izin verilmediğini ortadan kaybolmazlar. Sadece saklanırlar, kokuşup/iltihaplanıp ileride bir zaman sorun yaratırlar. Şunu düşünün: ne zaman en yüksek sesinizle bağırmak istersiniz? Duyulmadığınız zaman. Duyguların duyulması gerekir.”
Sayfa 56 - Hep Kitap yayınları·Kitabı okuyor
Yaklaşık bir sene önce babam, bana hayatımda ilk defa beni sevdiğini söyledi. Ben de ona sarılıp teşekkür ettim. Maalesef bana beş para etmez muamelesi yaptığı yılların acısını dindirmedi. Ne kadar ironik bir durum. Oysaki hayatım boyunca o günün hayalini kurmuştum.
Sayfa 101 - İLETİŞİM·Kitabı okuyor
Alıntı
Annemin sesi öksüz bir çocuğa benziyordu Babam ölmüştü.
Sayfa 111·Kitabı okuyor