Sümer mitolojisinde "An" olarak bilinen gök tanrısı, zamanla Akadlarda "Anu", Babillilerde "Anum", Mısırlılarda "Atum", ardından "Amun" olarak anıldı.. Yunanlar ona "Uranüs" dedi.. Yahudilikte "Yahveh" adını aldı, İncil'de "Tanrı"ya dönüştü, Kur’an’da ise "Allah" olarak karşımıza çıktı..
Sümer tanrısı Ea, Akad inancında Enki oldu.. Mısır’da Horus, Yunan mitinde Zeus, İncil’de İsa olarak kimliğini aldı..Bu karakterlerin hepsi mucizevi doğmuş, kötülüğü yenmiş, ölmüş ve dirilmişti.. İnsanlara yol gösteren ve onları "kurtaran" figürlerdi..
Sümer'in bilge tanrısı Ningişzida, Babil’de Enmeduranki, Asur’da Nabu, Mısır’da Thot, Yunan’da Hermes, Tevrat’ta Hanok (Enoch) olarak yaşadı.. Kur’an’da da bu isim geçer.. Hepsi bilginin taşıyıcısı, sırların koruyucusuydu.. Tanrılarla insanlar arasında aracıydılar..
Kadim Sümer tanrıçası Nammu ise Mısır’da yeniden doğdu..Yunanlarda Gaia, İncil’de ise mucizevi şekilde çocuk doğuran Meryem oldu.. Her bir figür, kötülüğe karşı doğan "kutsal bir oğul"un annesiydi.. Tıpkı Sara' nın mucizevi şekilde İshak’ı doğurması gibi..
Sümer’in şeytani figürü Zu, Akad’da insanlığı yok etmek isteyen Enlil oldu.. Daha sonra veba getiren, yeraltı dünyasının efendisi Nergal'e dönüştü.. Mısır’da bu figür Set adını aldı.. Zamanla Yunan mitinde babasını deviren Kronos, sonra onu Tartarus’a hapseden Zeus, ardından cehennemin hakimi olan Şeytan figürüne evrildi.. Her anlatıda sonunda "ışığın oğlu" tarafından alt edileceği söylendi..
Özetlemek gerekirse brahimî dinler, Sümer ve Babil mitlerinin uyarlanmasıyla yazıya döküldü.. Bu mitler aynı karakterleri farklı kılıklarda önümüze koydu. Hikâyeler aynıydı ama isimler değişti..
Binlerce yıl boyunca anlatılan bu “ortak masallar” sadece tesadüf olabilir mi?..Tüm dinlerin ortak temaları, ortak karakterleri, ortak