Şu sonsuz, şu yıldızlı semanın altına
Kazın mezarımı, gömün beni oraya
Mutlu yaşadım, öldüm yine mutlulukla
Vasiyetim var size buraya yatarken.
İsterim taşıma kazınsın şu dizeler:
İçinde yatanın özlemiydi bu makber;
Avcı dağdan buradaki evine iner,
Denizci yine bu eve döner denizden.
Zaten tabiatın vahşisini, heybetlisini ne diye severler bilinmez... mesela deniz... İnsana hüzün vermekten başka bir şeye yaramaz. Baktıkça ağlayacağınız gelir. Bu uçsuz bucaksız su kütlesi önünde ruh ezilip büzülür; hiç değişmeden alabildiğine uzayıp giden bu güzel manzarada yorulan göz, dinlenecek bir yer bulamaz.