iki kişi bir gölgeye sığarsa
gövden aydın olur, sözlerin mahmur
tez akşamdan ay içine doğarsa
rüyan yeni olur, aşka yorulur
sana ay çıktığında üzümler daha
gece olup gözlerine toplanmamıştı
ay çıktı ve kuruldu onlara yağmur
ay geçer ve gönüldeki bağlar bozulur
ay senin vedana uğrattı beni
vedaya her zaman bir konuk bulunur
ay dersidir: bulut biriktiren göz
akar akar yalnızlığa boğulur
iki heves bir nefese dolarsa
dilde mavi kalır, gecede buhur
ay üstüne çok söyleme ay yârim
akşam gelir, sabah gider, unutur
Artık hiç açılmayacak bir kapı ardımda
Ve yok bir tas su dökenim
O uzak bağların gazeli gibiyim
Tüy dikecek ölümüm sanki dünyaya
Ömrüm ayrılıklara teşne, giderim
Kül altında kor olan acıyla sevişerek
Kadın, bu son ölümüm olsun
Ahmet Erhan bir daha dönmeyecek...