“Zaman geçiyor. İnsan gençlikte her kabahatin üstünü pek güzel örtüyor. Nefis bahaneler uyduruyor, harikulade mazeretler. Yapraklardan gövdesinin kalın, kırçıllı kabuğunu göremeyen bir ağaca benziyor. Sonra yaşlanınca, yapraklar bir bir dökülüyor. Ve güzelce gizlediği o karanlık kabukla karşılaşıyor, karşılaşmak ne kelime, baş başa kalıyor insan.”
Aşk:
Bazen onun tuz yumağına dönmüş ilk yaptığı yemeği,sırf o kırılmasın diye iştahla yemektir.
Bazen onunla biraz daha sarılıp uyuyabilmek için işe geç kalmayı yeğlemek,patronuna olmadık bahaneler üretmektir.
Bazen onun istediği gibi giyinmektir.
Aşk bazen ölçüsüzlüktür.
Bazen de iki kişilik senaryo,tek kişilik ölümdür...