‘’Ele avuca sığmayan, ne yapsam derlenip toparlanmayan bir geçicilik duygusu peyda oldu bir süredir… Bir şeylerin içinden akıp gidiyorum. Hikayelere şahit oluyorum ama içlerinde kalamıyorum. Bir anlığına ordayım, hemen sonra yokum.’’
Sayfa 77
Ve düştü son yaprak. Bahar bitti, insanlık yitirildi. Ömür geçti...
Sayfa 32·Kitabı okuyor
Hayata Dair
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Aşksız bahar dallarını kuru bir ayaz boğar, aşksız rahmini yargılayan bebekler nagehan doğar. Mahrem düşüncelerle perdelenen odalarda ya ezel ya ebed olur; aşk kayıp giderse dünyadan ebed kıyamet olur; sevgisizlik gelir, dünya cehennem olur.
Sayfa 6 - Alfa Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Hani her bahar sadece evlerimizde değil, hafızamızda da temizlik yapabilsek. Sık sık sıfırlanabilsek. Zihnimizin perdelerini açabilsek.
Hayatım,yıldızsız bir gökyüzü gibi boş,güneşsiz geçen bahar mevsimi gibi yavan,çiçeksiz bahçe gibi acınacak halde.
Sayfa 281
Şu kâinatı idare eden zât, herşeyi nizam ve mizan içinde muhafaza ediyor. Nizam ve mizan ise; ilim ile hikmet ve irade ile kudretin tezahürüdür. Çünki görüyoruz her masnu' vücudunda, gayet muntazam ve mevzun yaratılıyor. Hem hayatı müddetince değiştirdiği suretler dahi, birer intizamlı olduğu halde, heyet-i mecmuası da bir intizam tahtındadır. Zira görüyoruz ki; vazifesinin bitmesiyle ömrüne nihayet verilen ve şu âlem-i şehadetten göçüp giden herşeyin Hafîz-i Zülcelal, birçok suretlerini elvah-ı mahfuza hükmünde olan hâfızalarda ve bir türlü misalî âyinelerde hıfzedip, ekser tarihçe-i hayatını çekirdeğinde, neticesinde nakşedip yazıyor. Zahir ve bâtın âyinelerde ibka ediyor. Meselâ: Beşerin hâfızası, ağacın meyvesi, meyvenin çekirdeği, çiçeğin tohumu, kanun-u hafîziyetin azamet-i ihatasını gösteriyor. Görmüyor musun ki: Koca baharın hep çiçekli, meyveli bütün mevcudatı ve bunların kendilerine göre bütün sahaif-i a'mali ve teşkilatının kanunları ve suretlerinin timsalleri; mahdud bir miktar tohumcuklar içlerinde yazarak, muhafaza ediliyor. İkinci bir baharda, onlara göre bir muhasebe içinde sahife-i amellerini neşredip, kemal-i intizam ve hikmet ile koca diğer bir bahar âlemini meydana getirmekle; hafîziyetin ne derece kuvvetli ihata ile cereyan ettiğini gösteriyor. Acaba geçici, âdi, bekasız, ehemmiyetsiz şeylerde böyle muhafaza edilirse; âlem-i gaybda, âlem-i âhirette, âlem-i ervahta rububiyet-i âmmede mühim semere veren beşerin amelleri hıfz içinde gözetilmek suretiyle, ehemmiyetle zabtedilmemesi kabil midir? Hâyır ve aslâ!
Sayfa 77
Alıntı