8/10
·520 syf.··
2026 47. kitabı
Bir adam öldürdüler ve aralarında tartıştılar. (Kuran, Bakara 72) Körle gören bir olmaz. (Kuran, Fâtır 19) Doğuda da Batı’da da Allah’ındır. (Kuran, Bakara 115) Orhan Pamuk, Benim Adım Kırmızı’ya bu üç epigrafla başlarken aslında romanın dolaşacağı düşünsel alanı daha en baştan açıyor. Görmek, hakikat, bireysellik, tanrısallık, temsil ve inanç… Bir adam öldürülüyor, bir nakkaş; hatta roman, bu ölünün konuşmasıyla açılıyor. Ve katili ararken de zaten bu meseleleri tartışıyoruz. Üslubu tartışan bir romanın yazarı olmak Pamuk’a yakışıyor. Pamuk bu tartışmayı, ana meselelerinden biri olan Doğu-Batı; yani Doğu’nun ve Batı’nın temsil ettiği anlayışlar, inançlar, biçimler üzerinden; bu kez minyatür sanatıyla Batı resim sanatı üzerinden yapıyor. Bir tarafta bireysel bakışın, imzanın, perspektifin anlam kazandığı bir anlayış; diğer tarafta kişisel olanın geri çekildiği, bakışın gökten olduğu, her şeyi bilen bir başka yaklaşım. Tanrısallık ve bireysellik… Kimin gördüğü, kimin nasıl gördüğü, kimin nasıl temsil ettiği, kimin anlattığı… Ve anlatılan bu romanın biçimi… Ana temayla biçimin oyununu ben çok, çok sevdim. Kurduğu üstkurmacalarla tartıştığı konulara dair ayrıca cevaplar da vermesi, hatta cevapları çoğaltması (ya da çoğaltıyormuş gibi yapması diyeyim; çünkü kesin cevaplar yok) benim çok hoşuma gitti. Çok başarılı. Çoklu anlatıcı var, tabii onu da unutmayayım. Çok, çok… 21 anlatıcı. Nakkaşların adını da yazayım buraya—unutmayayım, notları sadece sana tutmuyorum Can-Leylek, Kelebek, Zeytin, Zarif… Şeküre, Şevket, Orhan (ki bunlar Pamuk ailesine bir gönderme), Enişte Efendi var. Kara var, başkarakterimiz. Daha kimler kimler… Zengin ve oldukça iyi. Herkese hitap eder, su gibi akar her okur için diyemem. Ben okumuştum gençken ama şimdi daha çok severek okudum. Erken dönemde
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202320,1bin okunma
Kendi Bakış Açım
Puan vermedi·251 syf.··
2025 3. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 21:06
Marlo Morgan’ın Bir Çift Yürek kitabı, Aborjin topluluğuyla yaptığı yolculuk üzerinden “gerçek insanlar”ın yaşam felsefesini anlatıyor. Metindeki bazı yaklaşımların, hem Kur’an’da hem de İslam düşüncesinde karşılığı olabilecek kavramlara temas ettiğini fark ettim. Benzerlikler elbette aynı inancı paylaştıkları anlamına gelmiyor; fakat insanlığın ortak değer arayışının izlerini görmek açısından dikkat çekiciydi. Kitapta “kutlamaların” doğum günü gibi zamanlardan ziyade kişinin topluluğa katkısı, ruhsal gelişimde bir adım atması veya bir olgunluk seviyesini geçmesi üzerine yapılması dikkat çekiyordu. İslam geleneğinde de değer, çoğu zaman kronolojik yaşa değil, kişinin iyiliklerine, hikmete ve olgunluğuna bağlanır: “Allah, içinizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltir.” (Mücadele, 11 – Diyanet Meali) Aborjinlerin “bilgelik ifadesini bekler” anlayışı da insana sorumluluk ve olgunluk yükleyen bir düşünüş. Kur’an’da sıkça geçen “tefekkür”, “akletme” ve “kalp ile idrak” vurgusuyla benzer bir yönü var: “Onlar ayakta, otururken ve yanları üzerindeyken Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler.” (Âl-i İmrân) Kitapta geçen şu düşünce özellikle dikkatimi çekti: Gerçek insanlar, “tanrısal birliğin insanlar gibi şekli, ağırlığı, sınırı olmadığını; öz, saflık, sevgi ve sınırsız enerji olduğunu” söylüyorlar. Bu, İslam’ın “şekilden ve sınırlı varlık kavramından münezzeh olan Allah” inancını hatırlatıyor: “O’nun benzeri hiçbir şey yoktur.” (Şûrâ, 11) “Allah Samed’dir.” (İhlâs, 2) Elbette Aborjinlerin bu inancı İslam ile birebir aynı değil; fakat “yaratıcının maddi bir forma indirgenemeyeceği” fikri ortak bir sezgi gibi duruyor. Kitapta geçen şu ifade de oldukça düşündürücüydü: “Konuşmak var oluş nedeni değildir; gerçek insanlar
Bir Çift YürekMarlo Morgan · Klan Yayınları · 201927,5bin okunma
Reklam
10/10
·613 syf.··
Beğendi
·
2024 169. kitabı
Kur'an neden değiştirilemez ve neden onun gibisi yazılamaz? Ben bundan 6 yıl önce Kuran'da hem ''İsa'' hem de ''Adem'' kelimesinin her birinin 25 defa geçtiğini öğrenmiştim. Sonra dikkat ettim ki her iki isminde babası yoktu. Dahası da vardı. İnsan kelimesi 65 defa geçer ve insanın yaratılış safhalarını anlatan kelimelerin sayıları toplamı da aynıdır: Toprak (turabun) 17, Nutfe (nutfun) 12, Embriyo (alak) 6, Bir Çiğnemlik Et (meda'a) 3, Kemik (ızamun) 15, Et (lehmun) 12 defa geçer. "Rahmetim, gazabımı geçti." buyurmuş Allah-u Teâlâ ve kanıtı: "Ceza" kelimesi 117 kere zikir edilirken, "Affetmek" kelimesi 117*2 = 234 kez geçer. "Erkek" ve "Kadın" kelimelerin sayısı eşit olup 23'er kez geçer. Ve "cennet" ile "cehennem" kelimeleri de yine eşit olup 77'er kez geçer. "Şeytan" ve "Melek" kelimeleri eşit sayıda 88'er kez geçer. "Dünya" ve "Ahiret" kelimeleri eşit sayıda 115'er kez geçer. "İman" ve "Küfr" kelimeleri eşit sayıda 25'er kez geçer. "Adalet" (Qıst) ve "Zulüm" kelimeleri 15'er kez geçer. "Güneş" (Şems) ve "Işık" (Nur) kelimeleri 33'er kez geçer. Allah'ın "De" (Qul) hitabı ile, melekler, insanlar ve cinler için kullanılan "Dediler" (Qalu) kelimesi eşit sayıda 332'şer kere geçer. Herkes bir yılın 365 gün olduğunu bilir. Ancak bunu anlatan bir kitapta; ''gün'' (yevm) kelimesinin ek almamış şekilde tam olarak 365 defa, "günler" kelimesinin (eyyam, yevmeyn) 30 defa, "Ay" kelimesinin (şehr) geçmesinin 12 defa geçme olasılığı nedir? Bunun olasılığı çok düşüktür ancak Kur'an'ın yaptığı aynen budur ve Kur'an'ın 72. suresinin son ayeti Allah'ın her şeyi sayı olarak saydığını ve hesapladığını söyler. Beni çok etkiliyor bu. "Eğer kulumuz (Muhammed)a indirdiğimiz (Kur'ân)den şüphe içinde iseniz, haydi onun gibi bir sûre getirin, Allah'tan başka güvendiklerinizin hepsini
Edebiyat
Kur'an-ı KerimKolektif · Hayrât Neşriyat · 20122,984 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2023 30. kitabı
İç başlıkları kendine sık sor ; Cehennememi girmekmi istiyorsun?, cennete girmek istemezmisin?, Allahın himaye, korumasında olmak istemez misin?, alemlerin Rabbinin azabına, tehdidine uğramakmı istiyorsun?, Allah'ın rahmetinde olmak istemezmisin?, kurtuluşa erenlerden olmak istemez misin?, Allah'ın seni anmasını istemez misin?, Allah resulünün sana şefaat etmesini istemez misin?, kalbin mühürlenmeden önce namaz kıl, nur sahibi olmak istemez misin?, kendinle Allah arasındaki bağı koparmakmı istiyorsun? Öyle ise siz beni ( ibadetle) anınki ben de size anayım… Bakara 152 ,60 …Allahı unutan ve bu yüzden Allahın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın.. Haşr 18-19 ,60 Allah kendisini unutanlara, kendileri için iyilik yapmalarını unutturur, onlara kendi yararlarını, kurtuluşlarının olduğu şleri unutturur 60 (Ey müminler! Ahiret için) azık edinin. Bilin ki azığın en hayırlısı Allah korkusudur. Ey akıl sahipleri! benden (emirlerimi muhalefetten) korkun Bakara 197 , en hayırlı azık namazdır 73 Ebu’l Ca’d ed Dumri (r.a) riv. Kim önemsemeyerek 3cumayı terk ederse Allah onun kalbini mühürler Ahmet b. Hanbeli, ibni Mace, başka ravi ? Namaz rızık getirir, sağlığı korur, sıkıntıları giderir, hastalıkları iyileştirir, kalbi kuvvetlendirir, yüzü parlatır, ruha coşku, neşe verir, tembelliği yok eder, organları hareketlendirir, gücü artırır, gönlü ferahlatır, ruhu besler, kalbi aydınlatır, nimetleri korur, bela, musibetleri def eder, bereket getirir, şeytandan uzaklaştırır, Rahmana yaklaştırır 19 Cennete girmenin hmüslümanın hayali olduğuna inanıyorum 42 İnsan ruhuna en uygun olan şionu yaratandan daha iyi kim bilebilir? bizi yaratan ruhlarımızı temizleyip arındıracak eğitim programınıda bize hazırlamıştır 37 Aklı başında 1kimse namaz kılmayarak kendisini
Namaz
Namaz Kılmayanlar İçin 50 NasihatHasan Zekeriyya Fuleyfil · Karınca & Polen Yayınları · 200729 okunma
8/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
·
79 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2024 13:59
Kitabın başında üç tane Kuran ayeti var. Bunlar; *Bir adam öldürdüler ve aralarında tartıştılar. (Bakara, 72) *Körle gören bir olmaz.(Fatır, 19) *Doğu da Batı da Allah'ındır. (Bakara, 115) Kitabın özeti gibiler. Kitap bir ölünün ağzından başladığı için acaba kandan dolayı mı adı, Benim Adım Kırmızı diye merak ettim ama okudukça kitabın bir cinayet kitabı olmadığını anladığım için kitapta en çok geçen "nakkaş" kelimesine baktım. Minyatür sanatını yapan kişilere nakkaş denirmiş. (Kitapta bolca minyatür resmi betimleniyor. Okurken keşke bunların resimlerini de ekleseymiş diye çok geçirdim içimden) Minyatürün anlamına baktım. Çok ince işlenmiş, küçük boyutlu, kendine has boyama tekniği olan geleneksel bir resim sanatı imiş ve Latince "kırmızı ile boyamak" anlamına gelen "miniare" kelimesinden türetilmiş. Böylece kitabın ismi daha güzel geldi bana. O kadar çok kişi var ki kitapta kısaca özetlemek mümkün değil. Yine de dönemin padişahının Batı'ya gönderme olsun diye yaptırmak istediği bir kitap var. Ama bu kitabı ilerlemeleri takip ettiğini göstermek adına Frenk usülünce yaptırmak istiyor. Tabi o dönemde Batı tarzında resim yapmak Allah'a şirk koşmak anlamına geldiği için padişah kimse duymadan yapılsın istiyor. Bunun için Batı'yı ve Batı tarzda resimleri görmüş olan Enişte Efendi'den yardım istiyor ve ona iyi para veriyor. Her devirde olduğu gibi o devirde de sanatçılar az para kazandığı için Enişte Efendi iyi nakkaşlardan Zeytin, Leylek ve Kelebek ve tezhip ustası Zarif ile anlaşıyor. Kitapla ilgili Batı tarzında yapılıyor, Allah'a şirk koşuluyor iddiası çıkınca kitabı yapanlardan biri öldürülüyor. Okuduğumuz kitap, onun katilini ararken bir yandan da padişahın istediği kitabı bitirebilmek için Enişte Efendi'nin, yeğeni Kara'yı Tebriz'den getirtmesiyle devam ediyor.
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202320,1bin okunma
Hangi düzen?
Puan vermedi·136 syf.··
2023 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2023 20:31
Kuran-ı Kerim, farklı dinler arasında asla uzlaşma olmayacağını ve hak ile batıl arasındaki mücadelenin, biri diğerine tabi olmadıkça son bulmayacağını kesin bir dille şöyle ifade eder: “Sen onların milletine tabi olmadıkça, Yahudiler ver Hristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olacak değillerdir.”{Bakara/120} Bu ayeti, yukarıdaki kavramsal tanımlama çerçevesinde tanımlama ve anlamlandırmaya çalışırsak, bugünün dünyasında olup bitenleri ve ümmet olarak karşı karşıya kaldığımız tehdit ve tehlikeleri daha doğru kavrama imkanına sahip oluruz. Mesela; mürettep 11 Eylül 2001 olayının akabinde ABD başkanı Bush'un ve Temmuz 2005'te İngiltere başbakanı Blair'in söylemiş oldukları ‘bu bizim hayat tarzımıza yönelik bir saldırıdır’ sözünün ne anlama geldiğini daha iyi kavrayabiliriz. Onların hayat tarzlarının ana mihverlerini öğrenmek için Bakara suresinin 120. ayetine tekrar dönelim. Ayetin devamı şöyledir: “De ki: Asıl doğru yol Allah'ın yoludur. Sana gelen ilimden sonra eğer onların hevalarına uyarsan, Andolsun ki Allah'tan sana ne bir dost, ne de bir yardımcı olmaz.” Şu halde onların milletlerine uymak demek onların hevalarına uymak demektir. Yani onlar, hevalarının ve nefsani arzularının şekillendirdiği bir hayat tarzına sahip olup dini inançlarını da kendi heva ve heveslerine uydurmuşlardır. Dolayısıyla onların milletine uymakla hevalarına uymak aynı şeydir. Oysa gidilecek yol, yaşanacak hayat tarzı bir tanedir; o da Allah'ın gösterdiği ve çerçevesini Kuran'da alan çizdiği hayattır. Bu hayatın merkezinde Allah vardır ve hayatın bütün alanlarını O'nun koyduğu ilkeler tanzim eder. ‹‹syf 72-73››
İnsan ve Hayat
Yusuf'un Üç GömleğiAbdullah Yıldız · Pınar Yayınları · 20172,187 okunma
Reklam
Reklam