4/10
·236 syf.··
2026 6. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 14:08
Kitap aslında harika bir konu ile başlıyor, ama maalesef işlenişi tam bir hayal kırıklığıydı Ölüm bir ülkeyi terk ediyor. Kazalar, hastalıklar, yaşlılık aynen devam ediyor ama kimse ölmüyor. İlk darbeyi kilise yiyor, ardından sağlık sektörü çöküyor ve yaşlılar için çözümler aranırken acayip bir kaos ortamı oluşuyor… Sonra Ölüm, ülkeye geri dönüyor ama bu kez insanlara öleceklerini bir hafta önceden haber veriyor… Sonra Ölüm, “kadının, yaşamın kaynağı” olarak görülmesinden ötürü de olabilir bir "kadın" kılığında, bir viyolonsele aşık olup öldürme yetisini kaybediyor…Gibi gibi şeyler Konusu bu kadar güzelken işlenişinin bu kadar kötü olması:/ Yazarın ara ara hikayeden çıkıp okura seslenmesi bir türlü kitabın içine girememe neden oldu. "Ha şimdi açılacak, ha şimdi güzelleşecek" diye diye kitabı bir baktım ki bitirmişim
Ölüm Bir Varmış Bir YokmuşJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202015,4bin okunma
Bazı insaları karanlık yapan ten renkleri değildir!
Puan vermedi·192 syf.··
2026 593. kitabı
Bu kitabı yüksek lisans yaptığım dönemde, bana göre oldukça marjinal ama bir o kadar da saygı duyduğum, fikirlerini ilgiyle dinlediğim bir hocamın önerisiyle okumuştum. Açıkçası kendi başıma kitapçı raflarında görsem elime alır mıydım emin değilim. Ama bazen bir kitabı değerli kılan sadece içeriği değil, onu hayatımıza sokan insanlardır. Köle de benim için biraz böyle bir kitap oldu. Hans Kirk’in Köle adlı eserini okurken sürekli aynı düşünce zihnimde dönüp durdu: İnsanlar neden birbirlerine bunu yapar? Bir insanın başka bir insan üzerinde böylesine bir hak iddia etmesi, onu satın alınacak, satılacak, çalıştırılacak bir nesne gibi görmesi nasıl mümkün olabilir? Kitap, siyah ve beyaz insanlar arasındaki ayrımı, kölelerle efendiler arasındaki uçurumu, lordların ve güçlülerin sahip olduğu ayrıcalıkları bütün çıplaklığıyla gösteriyor. Ancak bana göre anlatılan yalnızca kölelik değil. Bu eser aynı zamanda sınıfsal farklılıkların, eşitsizliğin, adaletsizliğin ve gücün insanı nasıl değiştirebildiğinin hikâyesi. Okurken zaman zaman kendimi hikâyenin dışına çıkarıp bugüne baktım. Aradan yüzyıllar geçmiş olsa da dünyanın birçok yerinde güçlü ile güçsüz arasındaki mesafenin hâlâ ne kadar büyük olduğunu düşündüm. Belki yöntemler değişiyor ama adaletsizlik çoğu zaman biçim değiştirerek yaşamaya devam ediyor. Ben dünyaya biraz farklı bakıyorum sanırım. Her insanın bu hayata yalnızca bir kez geldiğini düşünüyorum. Bu yüzden doğduğu andan itibaren birinin her şeye sahip olması, bir başkasının ise daha en baştan kaybetmiş olması beni hep üzmüştür. Bir çocuğun aç doğduğu, bir insanın sırf ten renginden, sınıfından ya da doğduğu yerden dolayı daha değersiz görüldüğü bir dünyayı anlamakta zorlanıyorum. Kitabı okurken içimde çocukça bulduğum bir istek de yeniden ortaya çıktı. Bazen
KöleHans Kirk · Yordam Kitap · 2018363 okunma
Reklam
Puan vermedi·168 syf.··
2026 8. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 11:18
Daha çok ekranlarda ikonik sesi ile tanıdığımız Yekta Kopan’ın Toplamda 6 farklı öyküden oluşan "Bir De Baktım Yoksun", kitabı banliyölerin dertli yalnızlığından Londra sokaklarına, Hopper tablolarından edebiyat dünyasının devlerine (Oğuz Atay, Tanpınar, George Orwell) uzanan çok katmanlı bir yolculuğa çıkarıyor okuyanı. Kitap, temelde bir "karşılaşmalar ve kayıplar" anlatısıdır ve hiç fenada sayılmaz. Totalinde "Bir De Baktım Yoksun", hayatın koşturmacası içinde yanından geçip gittiğimiz ama aslında içimizde büyük etkiler bırakan o "eksiklik" duygusunu bize şiddetle hatırlatıyor. Yoğun hacimli romanların bazen o boğucu atmosferinden sıyrılıp, insan ruhunun derinliklerinde edebi bir soluk almak isteyen herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir modern dönem eseri.
1000Kitap
Bir de Baktım YoksunYekta Kopan · Can Yayınları · 20141,254 okunma
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
ZAFER BAHÇESİ Merhaba arkadaşlar bugün harika bir eserle karşınızdayım. Yayınevinden ilk kez okuma yapıyorum ve daha önce okuma yapmadığıma pişman oldum ya. Neyse bir başlangıç yaptık ve artık devamı gelecek. Özellikle kendinden püsküllü ayraçlı olması muhteşem bir detay. Kitap oldukça akıcı, bazı sayfalarda görsellerin olması ise ayrı bir tat katmış. Hatta ben arada story atacaktım ama kitap o kadar akıcı ve merak duygusuyla ilerliyor ki elimden bırakmadan okudum ve bir baktım son sayfadayım. En sevdiğim yönlerinden biri, sadece bir dönem romanı olmaması; aynı zamanda umut, cesaret, fedakarlık ve yeniden başlamanın da hikayesi olmasıydı. Karakterlerle birlikte üzüldüm, heyecanlandım ve onların yaşadıklarını iliklerime kadar hissettim. Savaşın gölgesinde geçen bu hikaye de hem dönemin atmosferini hem de karakterlerin duygularını çok güzel yansıtmış. Özellikle Emily'nin yaşadığı değişime ve verdiği mücadele beni hikayeye daha da bağladı. Eser boyunca merak duygum hiç azalmadı ve sayfalar su gibi aktı. Eser bizleri 1918 yıllarına götürüyor, savaşın ve yaşam mücadelesinin yaşandığı zamana. Emily 21 yaşında genç ve güzel bir kız. Ailesi üst düzey bir konum da yargıç bir babanın kızı. Savaşta abisini kaybederler bu yüzden ailesi onu korumak adına özgür bırakmazlar. Emily savaştan dolayı çöküşte olan ülkesine gönüllü olarak yardımcı olmak ister. En yakın arkadaşı gibi gönüllü hemşire olmak ister ama kabul görülmez. Nekahethane de yaralı şekilde yatan Avustralya'lı Subay Robbie'le tanışır. İkili birbirlerine karşı birşeyler hissederler. Evlenmek isterler ama Emily'in ailesi karşı çıkar. Emily artık evden ayrılıp sevdiğine daha yakın olabilmek için çalışmak ister. Tarımla, çiftlikle uğraşan Kara Ordusana yazılır ve çalışmaya başlar. Sıradan insanların içinde hiç yapmadığı
Zafer BahçesiRhys Bowen · Arkadya Yayınları · 202640 okunma
Yeşermeye çalışan bir çiçeğin soluşu
Puan vermedi·176 syf.··
2026 5. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 01:37
Bu kitabı 28 saatte bitirdim. Bitirdim diyorum ama tam olarak doğru değil. Çünkü bazı kitaplar son sayfada bitmiyor. Kapağını kapatıyorsun, sonra gelip kafanın içinde yaşamaya devam ediyorlar. Vejetaryen’i okurken sürekli huzursuzdum. Kötü anlamda değil. Bir rüyadaymışım da bir şeylerin yanlış olduğunu hissediyormuşum gibi. Ama neyin yanlış olduğunu bir türlü bulamıyordum. Bu kitap bana bir insanın değişmesini anlatmadı. Daha çok, bir insanın kendisinden beklenen şeyleri yavaş yavaş üzerinden çıkarışını anlattı. Okurken birkaç kez durup tavana baktım. Birkaç kez de kitabı kapatıp “Bu neden bu kadar etkiledi beni?” diye düşündüm. Hala tam bir cevabım yok. Belki de beni en çok etkileyen şey, kitapta kimsenin tam olarak anlaşılmıyor oluşuydu. Herkes konuşuyor ama sanki kimse birbirine ulaşamıyor. Aynı evde yaşayan insanlar bile birbirlerine kilometrelerce uzak gibi. Vejetaryen’i okurken sık sık şunu düşündüm: Bir insan gerçekten kimdir? Kendisi hakkında anlattıkları mı? Başkalarının onda gördüğü şey mi? Yoksa sessizce içinde taşıdığı ve kimseye gösteremediği tarafı mı? Bu kitap bana cevap vermedi. Tam tersine, daha fazla soru bıraktı. Bazı kitaplar seni rahatlatır. Bazıları seni eğlendirir. Ve bazıları da zihninin bir köşesine oturup uzun süre hiçbir yere gitmez. Vejetaryen benim için üçüncü türden bir kitap oldu.
1000Kitap
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,7bin okunma
Kedi Sütüyle Büyüyen, Dışlanan Varis
10/10
·208 syf.··
2026 53. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 19:23
Merhabalarrr. Bugün Zalim Prens serisinin son kitabı olan #3.5'uncu kitabıyla karşınızdayım. Bu kitap novella olarak geçiyor. Önceki kitapları okumayanlar için spoi uyarısı!!!! Kitapta Cardan'ın geçmişinden ve 3. kitaptan sonra olan birkaç olaydan bahsediliyor. Kitabın 3.dille yazılması çok hoşuma gitti. Masalsı bir hava katmış. Kısa kısa öykülerden oluştuğu için su gibi aktı. Kitabın içindeki çizimlere de bayıldım. Durup durup baktım. En arkaya taslak çizimleri koymaları çok hoş olmuş. Çizimlerin yapım aşamalarını görmek hoşuma gitti. Başta kitabın adına anlam veremedim ama okudukça anlam kazandı. Troll bir kadın Cardan'a küçükken bir hikaye anlatıyor. Cardan gençken bu kadınla yine karşılaşıyor. Kadın bu sefer aynı hikayenin farklı bir versiyonunu anlatıyor. En son da Cardan Yüce Kral olduktan sonra karşılaşıyorlar. Bu sefer Cardan o hikayeyi kendine göre değiştirip Troll kadına anlatıyor. Farklı öyküler de olsa Cardan ve Troll kadının karşılaşmalarına ağırlık verilmiş. Eleştireceğim olumsuz yanlarına gelecek olursam: Hikayeler çok kısaydı. Devamında ne olacak merak ettiriyordu ama yazar yazmamış. Ayrıca daha farklı geçmişten sahne görmek isterdim. Evet Jude'dan nefret ediyordu ama kısaca bahsedildi. Kağıda jude, jude, jude yazdığı kısmı, Jude'u göle attığı sahneyi daha detaylı görmek isterdim. Jude'u sürgüne yolladıktan sonra ona yazdığı mektuplardan bahsedilebilirdi. Kitapta en çok hoşuma giden öykülerden biri Cardan'ın aldatılma anıydı. Cardan aldatılmasına rağmen Nicasia'yla takılmaya devam ediyordu ama sebebini bilmiyorduk. Bu öyküyle oturdu. Kısaca zevkle okuduğum çevirinin de kurbanı olmayan bir kitaptı.
1000Kitap
Elfhame Kralı Öykülerden Nefret Etmeye Nasıl BaşladıHolly Black · Dex Kitap · 2023407 okunma
Reklam
Reklam