O'nun yüzü görenlere güven ve sekinet verirdi. İnsanlar iceri-sinde hemen seçilir, kendini gösterirdi. Ay gibi parlayan yüz deyimi, bu durumu güzel ifade eder. Hatta bir sahabi efendi-miz bunu su şekilde dile getirmiştir: "Bir gece, önce aya sonra Peygamber'in (sav) yüzüne baktım. Vallahi Peygamber'in (sav) yüzü, aydan daha parlaktı."s Zaten ashap her firsatta O'nun yüzünde bir nurun tele'lü ettiği gerçeğini açık bir şekilde itiraf etmiştir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yüzük onun parmağına dolanana kadar azap nedir bildiğimi sanıyordum.
Hayır, azap elle tutulur bir şeydi ve bronz teninin üzerinde parıldıyordu. Gözlerimi kırpmadan kardeşimin onun parmağına taktığı sembole baktım.
Basımı kaldırıp mutfağın sessizliğine baktım. Ev yıllardır benimle birlikte yaşlanmış gibiydi; duvarların, sandalyelerin, masanın üzerinde duran bu boş tabağın tanıdıgı bir sessizlik vardı burada.İçimde hayata dair hiçbir acele kalmadığını fark ettim. Önümde duran boş tabağa baktım, içine bir damla gözyaşı düşmüştü.
Bazı hayatlar doymak için değil, güzel hatırlanmak için yaşanır. Ve geriye sadece bir şey kalır.
Bir hatıra ve boş bir tabak... 
Kapıyı açıp içeri girince bir Türk gazetecinin kolay kolay görebileceğini hiç tahmin etmeyeceğiniz bir manzarayla karşılaştım. PKK'nın, Barzani'nin, Talabani'nin Washington temsilcileri, Pentagon görevlisiyle bir masanın üstündeki haritaya eğilmiş, konuşuyorlardı. Odada bulunan Kürtlerden Barham Salih dışında, diğerlerinin adlarını șu anda hatırlamıyorum. İngiltere'den iyi bir eğitimi olduğu söylenen Barham, daha sonra oluşturulan Irak'taki Kürt bölgesinde bayağı üst düzey yönetimde yer aldı.
Ne yaptıklarını benden gizleme niyetleri olmadığından ben de masaya yaklaştım ve haritaya baktım. Haritada Türkiye ve hemen güney sınırımızdaki Suriye topraklarına yerleştirilen bir Kürt devleti görülüyordu. Yıllar boyunca bu ya gerçekleşirse korkusuyla yaşadıktan sonra YPG/PYD'nin bugün yerleşmek istediği sınırımızın güneyindeki bölgeye bakınca neler hissettiğimi umarım anlıyorsunuzdur.
“Başucumdaki saate baktım; henüz bir saat geçmişti uykuya dalalı. Yine de bir şey demedim. Öyle yorgundum ki yakınmaya bile halim yoktu. Bazı günler böyle olurdu işte.”