...Ihtiyar Çekiş 'Değişmeyen bir yasadır, her ekmeğin mayasında biraz ter vardır,' diyor. Ama ekmeği yiyenlerin tümü bilmezmiş bunu, ya da akıllarına gelmezmiş. Ekmek çok önemlidir bizim için, onsuz edemeyiz. Buraya, Aksay'a o amaçla geldik...
"...Tanzimat'tan beri hazır elbiseye meraklıyız, hazır elbiseye ve hazır medeniyete... Tefekkür kılıçla fethedilmez, bir parça kendi kafamızla düşünmek ne kadar güç."
Bu, nikbin devirlerin masalları gibi, kırk gün kırk gece süren düğünlerin sevinciyle bitmiyor. Biz onlardan çok uzağız. Onlar kadar sevmiyoruz, kendimizi vermiyoruz, şüphe ve tereddüt ediyoruz.
"Bir kralın başını parçalamak istiyorum. Dün gece bu arzu beni uykusuz bıraktı. Yahut kervanlarla çöllerden geçmek, namütenahi seraplar içinden geçmek, usançtan boğuluncaya kadar, birbirinden hiç farkı olmayan sahralara uzanmak... Ey benim küçük sıpam, nasılsın? Heyhat! Ben yıldızları saya saya bitirdim ve bu dünyada yapılacak yani benim yapabileceğim hiçbir şey kalmadı."
Heyhat! Yazmayı deneyen bir kadını
Kendini bilmez bir yaratık sayarlar,
Hiçbir erdem telafi edemez bu hatayı.
Cinsiyetimizi ve tarzımızı yanlış anlıyormuşuz
Terbiye, moda, dans, kıyafet, oyun,
İşte bunları istemeliymişiz;
Yazmak ya da okumak ya da düşünmek ya da araştırmak,
Güzelliğimizi gölgeler, zamanımızı tüketirmiş,
Ve en güzel çağımızda engellermiş zaferlerimizi.
Berbat bir evin sıkıcı işleriniyse,
En büyük sanatımız ve yararımız sayar kimileri.