10/10
·422 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 20:24
Selam arkadaşlar, bugün size @demet_erdogan_official kaleminden #turuncumevsim şiir kitabıyla geldim. Kitap 349 şiirden oluşuyor ve sevgi, aşk, umut, kadın olmak, değişim, mevsimler, emek ve geçmiş gibi birçok temayı işliyor. Şiirlerde yalnızlık, özlem, adalet ve sevgi gibi duygular güçlü bir şekilde hissediliyor. Yalnızca bireysel bir iç ses değil, birçok insanın ortak duygularını yansıtan bir eser olmuş. “Turuncu” rengi ise kitapta değişimi, geçişi ve karanlığın içinden doğan umudu simgeliyor. Şiirlerde sade ama etkileyici bir dil kullanılmış. Bazı dizeler derinden etkilerken bazıları düşündürüyor. Samimi ve duygu yoğunluğu yüksek bir şiir kitabıydı. Şiir severlerin keyifle okuyacağını düşünüyorum. Benim en sevdiğim şiirlerden biri ise “Omurga” oldu. “Demirci’de yaptırdım Aldım kalbimi Kolay kolay kırılmaz Kolay kolay incinmez Dedim ya Demirci’de yaptırdım kalbimi Çıkarıvereyim Eğer ihtiyaç varsa.” Bu şiirde güçlü görünmeye çalışan ama içinde kırgınlık taşıyan bir ruh hali hissettim. Bunun dışında “Sokak”, “Balkon”, “Ağlamak”, “Papatyalar” ve “Tarla” şiirlerini de çok sevdim. Aslında kitabın tamamını sevdim ama özellikle bu şiirlerde kendimden bir şeyler bulmuş gibi hissettim. Bence siz de bu şiir kitabını okurken hem kendinizden hem de çevrenizdeki insanlardan birçok duygu ve iz bulacaksınız.
Turuncu MevsimDemet Erdoğan · İkinci Adam Yayınları · 20252 okunma
Yol Uçuruma galebe çalar mı?
10/10
·103 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
#Yoluçurumu @bir_aybüke_akgül'ün ilk eseri. Yola beraber çıktığımız kardeşlerimden. Bir bebeği bekler gibi bekledik Yol Uçurumu'nun gelişini. Daha müjdesi verilmeden çok sevmiştik onu. Edebiyatımızda kalıcı izler bırakacağına inandığım Yol Uçurumu ve onu takip edecek eserleriyle Aybüke Akgül'ün kaleminin münbit olması dileğiyle... Kelamullah'tan feyzlenen kelimeler, köklerden göklere uzanacak hikâyeler düşsün nasibine... 19 hikâyenin yer aldığı eserde ilk öykü Nahir'in Gözleri. O masalsı dokusuyla en etkilendiğim metinlerden biri. Satırlar boyu Nahiri yeşilin nasıl bir renk olabileceğini düşündüm. Rüyayla gerçeğin yer değiştirdiği, gözlerin bir insanın benliğinin en önemli parçası olduğunu anlatan hikâye, arayışlarımız üzerine de düşündürüyor. Bir ömür boyu aradığımız, gördüğümüz, bildiğimiz şey aslında "Bir ben var bende..." sözlerinin işaret ettiği gerçek olmasın? İki Çay, "Bazılarının kaderini bir veba, bir bulaşıcı hastalık gibi nefesinde taşıyıp başkalarına bulaştırdığını düşünüyorum." cümlesiyle başlıyor. Hayatımızdaki karmaşaların, çözüm bulamadığımız problemlerin kaynağını başkalarında değil kendimizde aramalıyız fikri üzerine kurgulanmış hikâye nasip, kısmet dediğimiz mevzuyu hatırlatıyor. Şans, baht, talih, uğursuzluk değildir bu, aslolan "Kader gayrete aşıktır." "Bereketi hep sonundaydı ama ben, son yudumu içemem, içemem o kadar." diyen bir adamın hikâyesi Son Yudumu İçemem hikâyesi. Hayatında yarıda bıraktığı ilişkileri, bir türlü itiraf edemediği gerçekleri bardağın sonunda biriktiriyor. Biriktirdiklerimiz kadarız sanki, bardağın dibindeki damlalar kadar. "Talihimiz yokluktan da nasibini almış, bitmesini istemezdik bir şeylerin." "Sadece bir kere çok yakınından geçtiler birbirlerinin. Hava güneşli değildi." Behzat ve Leman'ın kavuşamama hikâyesi Ufuk
Edebiyat
Yol UçurumuAybüke Akgül · Şule Yayınları · 202534 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·86 syf.··
2026 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 10:32
dünya denilen balkon Hani hem dünyaya baktığın hem dünyadan kaçtığın yer. Sinan Kaban'ın ikinci şiir kitabı... Tüm mısralar küçük harfle başlıyor, noktalama işaretleri kullanmıyor. Bu elbette edebi bir tercih, bir şiir anlayışı. Bilen bilir, (Ben bilmiyorum) ben yalnızca bana hissettirdiklerinden bahsedeceğim. Sinan Kaban; şiirlerinde yaşadığı coğrafyayı seven, memleketini yalnızca anlatan değil onun ruhunu da taşıyan bir dil kuran, yerelden genele açılan şiirlerinde bireysel kırgınlıklarla birlikte toplumun yorgunluğunu, yalnızlığını ve sıkışmışlığını da anlatan, iç kırılmaları ve monologları yalnızca karanlıkla değil mizahın ve ironinin ince tarafıyla da besleyen, modern yalnızlığın biçimini, kalabalığın içinde büyüyen sessizlikleri ve insanın kendi içine düşmesini anlatarak kuran, örfleri, gündelik alışkanlıkları, memleketin turşusunu, hamsisini, yağmurunu, börtü böceğini kendi şiir diliyle yaşatan; yerel olanı canlı bir hafıza gibi hissettiren, “yeni gerçeklik” dediği şiir anlayışında hafif sisli, hafif dumanlı ama duygusunu kaybetmeyen bir atmosfer yaratan bir kitap ortaya koymuş. Dilerim Sinan Kaban, kendi şiir dilini koruyarak daha çok okura ulaşır; memleketin sesini, insanın içindeki o tanıdık yalnızlığı ve ince ironiyi uzun yıllar boyunca edebiyatın içinde taşımaya devam eder. Kalemi daim, yolu açık,şiiri bol ve okuru çok olsun.
Dünya Denilen BalkonSinan Kaban · Pikaresk Yayınevi · 20261 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 23:04
Saffet Nezihi, Servet-i Fünun edebiyatı etkisi altında yazdığı duygusal romanlarıyla tanınan bir yazar. Bu kitap, benim kendisiyle tanışma eserim oldu. Açıkçası yazardan çok eserin ismine aşinaydım. Kitapseverler tarafından sıkça övülen ve merak ettiğim bir kitaptı. Zavallı Necdet, yazarın en bilinen eseri ve kendi ifadesiyle “ilk evladım” olarak nitelendirdiği romanı. Dönem romanlarında sıkça karşılaştığımız yazlık–kışlık yalı hayatı, taşınma telaşları, iç mekân ve bahçe tasvirleri burada da oldukça belirgin. Boğaz’a nazır bir balkon tasviri varsa benim için olaylar ve karakterler bir adım geri plana düşebiliyor. Roman, 1890’ların İstanbul’unda, yalı hayatı yaşayan elit bir çevrede geçiyor. Necdet Feridun; sarı lepiska saçları, mavi gözleri ve kusursuz giyim tarzıyla tam anlamıyla bir “erkek güzeli”. Kendini beğenen, kadınları küçümseyen ve çapkın bir karakter. Kitabın başlarında Necdet’ten açıkça hoşlanmadım. Ta ki Meliha ile yolları kesişene kadar… Meliha, adeta bir “karadul” gibi; özgüveni yüksek bu salon erkeğini yavaş yavaş bir enkaza dönüştürüyor. Bu yönüyle roman, Çapkın Necdet’in “ Zavallı Necdet ”e dönüşümünün hikâyesi. İkili arasındaki inişli çıkışlı ilişkide ise en çok zarar gören karakter Müzehher oluyor ve ne yazık ki hiç hak etmediği bir sona sürükleniyor. Romanın ana teması; imkânsız aşk ile sadakatin çatışması ve bu çatışmanın bireylerde yarattığı duygu, mantık ve vicdan bocalamaları üzerine kurulu. Yazarın da belirttiği gibi, eserin bu kadar sevilmesinin nedeni belki de karakterlerin samimiyeti ve içimizden tipler oluşu. Kitabın ilk 70 sayfasındaki anlatım karmaşası yer yer yorucu olsa da, sonuna geldiğimde Necdet için üzülmüş olmam ve “iyi ki okudum” diyebilmem, eserin bende bir iz bıraktığını gösteriyor.
Zavallı NecdetSafvet Nezihi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,2bin okunma
Balkon Sefası Mı Yoksa Cefası Mı?
Puan vermedi·128 syf.··
2026 80. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 15:33
Jean Genet Balkon adlı kitabında yönetim mekanizmasının yetkinliğini sorgularken bir yandan da yönetim mekanizmasına gelen bireylerin kendiliklerini yani atfedilmiş makamlarını korumak için neler yapabileceğini göstermiştir. Bir diğer açıdan baktığımızdaysa halk ayaklanmasının yani demokrasinin birey ve toplum kültürüne yaptığı etkileşimi açıklamıştır. Hatta bu açıklama yer yer fransız ihtilalinden estanteneler de sunmaktadır. Ve bu sunuşun bir diğer açısıysa aslında toplumların ve bireyin çağ içindeki değişkenliklerini eleştirmiş ve bu eleştiriyi yaparken de imgesel bağlam kurmuştur. Bu bağlamdan hareketle düşündüğümüzdeyse insan hem geçmiş hem de gelecek ve an tanımlarının nasıl bir örüntüye haiz olduğunu da göstermiştir. Özellikle de 'kraliçe' ve 'kahraman' figürleri üzerinden inşa edilen konuşmalarda toplumların bu iki kavramlara yaklaşımları arasındaki seçici geçirgen yanı anlatmıştır. Diğer yandan da 'yargıç', 'psikopos' gibi makamları dolduranların aslında o makamları doldurmayan ve doldurmadığı gibi kendi çıkarları için nasıl kullandıklarını da göstermiştir. Hatta yer yer marksist ve faşit tavılarında var kılındığı eserde kümülatif bir siyasi ve ahlaki eleştiri yapılmıştır. Böylelikle yazar eleştiri suntasında boş alan bırakmamak için mekan zaman diyagramını da kullanarak okuyucunun zihninde bir inşa edebileceği varlık yörüngesinin hatlarını da belirlemiştir. Sonuç olarak; Jean Genet Balkon eserinden insan denen canlının güç, ego, kahramanlık, din gibi us ve us dışı konumlarda kendini nasıl kontrol altında tutup-tutmadığını okuyucuya göstermiştir.
Duygu ve Düşünce
BalkonJean Genet · Ayrıntı Yayınları · 2021291 okunma
10/10
·596 syf.··
2026 20. kitabı
Selam kızlar! Kamelya kitap yorumuyla geldim Konusu: Başına gelen olaylardan dolayı tayinini isteyen Gözde, bu haberi ailesine vermek üzere yola çıktığında bir arabaya arkadan çarpar. Araç sahibiyle tartışır, oradan kısa süre sonraysa tayini çıkan şehire doktorluk olan mesleğini icra etmek için gider. Babasının mesleğinden sebep lojmanda kalma hakkı vardır ve lojmadaki evine çıkacağı zaman birisi ağır bavulunu taşımasına yardım eder. O kişiyle yüz yüze geldiğindeyse arabasına çarptığı ve gıcık olduğu adam olduğunu fark eder. Bu ikinci karşılaşmadan sonra kader ikisi için ağlarını örmeye çoktan başlamıştır. Yorumum: İlk olarak yazarımımızın kaleminden bahsetmek istiyorumm Nazlıcan’ın çıkan ilk kitabı olmasına rağmen kalemi oldukça akıcıydıı Yerinde verdiği paragrafları süslediği betimlemelerle okuyucuyu muhteşem bir evrene adeta ışınlıyordu. Hiç kitap okuyormuş gibi hissetmedim aksine sanki onlardan biriymişim de farklı bir gözle olaylara bakıyormuş gibiydim. Ayrıca yazarın okuru sıkmayan ve akıcı anlatım tarzı sayesinde bu kitap benim için tam bir RS kurtarıcısı diyebilirim. Arkadaşlar bir de ben kolay kolay bir kitabı iki kez okuyamam, tek seferde okurum ve bir köşeye kaldırırım. Ama Kamelya’yı ikinci sefere okurken inanın hiç sıkılmadım ve sanki ilk defa okuyormuş gibi aynı heyecanla, aynı meraklı sayfaları çevirip durdum. Bunda birazcık eksik olan B12’min de etkisi olabilir ama o kısmı çaktırmıyoruz görmezden geliyoruz Kitabın içindeki tüm karakterlerin hikayesi aşırı derin. Birinci kitap olduğu için çok fazla yan karakter odaklı değildi fakat bu açığı ikinci kitapta bir güzel kapatacağımızı umuyorum çünkü yan karakterlerden hikayelerini o kadar merak ettiğim kişi var ki!!! Nazlıdan zar zor spoi kopartmış olsam da merakım iyice körüklendi ve artık yerimde
KamelyaNazlıcan · Ulysses Yayınları · 2026117 okunma