— Halide Hanım’ın geniş omuzlu ela gözleri şöyle bir sarsıldığında, tıpkı karasinekli bir Eylül ezanı ikindisi gibidir. Hey babam be! O sıra balkon harbi çatlak vermiş, başına başına eşarp bağlamış küçük fahişeler, cemre sarhoş olmuş,sinelere düşmüş bu defa. Emirgan Korusu,ebruli başını öne eğmiş... Tabii, orası muşmuş;çünkü miş’li geçmiş zamandan birkaç adet afet kuş gelip, Halide’nin megoşlarının ucu ucuna konmuş; evvel azmin içinde, kalbur orgazmın içinde. Tabii,Halide seks eroinmanı bir herifin koynunda. ve şehvet doğanın soluk alışını duymak olmuş “işler yolunda caanaanım!” diye diye halide’nin bacakarasında yoğrulup yamulup ve hatta unutulup kalmış umut!
Şiir
Hatırlama
Sen akşamlar kadar büyülü, sıcak, Rüyaların kadar sade, güzeldin, Baş başa uzandık günlerce ıslak Çimenlerinde yaz bahçelerinin. Ömrün gecesinde sükun, aydınlık Boşanan bir seldi avuçlarından, Bir masal meyvası gibi paylaştık Mehtabı kırılmış dal uçlarından.
Sayfa 41·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Çünkü ev bazen dört duvarı ve bir çatısı olan tuğla yığınları değildi. Ev bazen insanlardı. Bir eve en yakın hissettiren, bazen, insanlardı.
dünya pek alçak bir yer olacak yakında öyle görünüyor.
eski dünya / öteki - pdf·Kitabı okudu
Alıntı
İçinde hayaletlerin, esrarkeşlerin, somnambüllerin , cinayetlerin ve kabusların şu balkon kapısı ve dolap kadar gerçek, fakat rüya kadar anlaşılmaz oldukları bir hikaye.
Sayfa 296·Kitabı okudu
Balkonun olmazsa olmazları
Ancak sandalye, gün ışığı, çiçekler: Bunlar ortadan kaldırılamaz. Canlıyım ben,yaşıyorum, nefes alıyorum, uzatıyorum elimi hiç kırmadan gün ışığının içine. Bulunduğum yer bir hapishane değil, aksine bir ayrıcalık...
Afa Çağdaş Dünya Edebiyatı Yayınları·Kitabı okuyor
Dekorasyon
Reklam
Reklam