Orta Çağ’ın Kalbine Canlı Bir Pencere: İbn Münkız Haçlılara Karşı
10/10
·264 syf.··
2026 60. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 05:07
Selahattin Hacıoğlu’nun titiz ve akıcı çevirisiyle Türkçeye kazandırılan Üsame İbn Münkız’ın İbn Münkız Haçlılara Karşı (orijinal adıyla Kitâbü'l-İ'tibâr) eseri, alışılagelmiş kuru ve sıkıcı tarih kitaplarından çok farklı, adeta zaman makinesine binip 12. yüzyılın çalkantılı Orta Doğu dünyasına atlamak gibi bir deneyim sunuyor. Bu eseri sadece bir tarih kitabı olarak görmek büyük bir haksızlık olur; çünkü karşımızda Artuklular, Zengiler ve Selahattin Eyyubi gibi İslam tarihinin kaderini belirleyen aktörlerin hüküm sürdüğü bir dönemde bizzat cephede kılıç sallamış, diplomasi yürütmüş ve saray entrikalarına şahit olmuş soylu bir Müslüman şövalyenin canlı hatıraları duruyor. Nitekim benim hiç sevmediğim Amin Maalouf'un Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri kitabını yazarken en çok beslendiği ve referans aldığı ana kaynağın bu hatırat olması, eserin tarihsel ve edebi kıymetini tek başına kanıtlamaya yetiyor. Kitabın en büyüleyici yönü, büyük kuşatmaları ve siyasi hamleleri makro bir tarihçi gözüyle değil, mikro düzeyde bir insan hikayesi olarak ele almasıdır. Üsame İbn Münkız; Kahire, Musul ve Şam üçgeninde geçen ömrü boyunca Doğu ve Batı medeniyetlerinin çarpışmasına en ön safta tanıklık etmiştir. Ancak kitap sadece havada uçuşan kılıçları veya stratejik hamleleri anlatmıyor; bizi o dönemin gündelik yaşamının, kültürel şoklarının ve hatta sosyolojik yapısının tam ortasına bırakıyor. Özellikle yazarın dönemin tıp dünyasına dair aktardığı gözlemler inanılmaz derecede dikkat çekici. Haçlı doktorlarının barbarca ve ilkel tedavi yöntemleri (örneğin bir akıl hastasının kafasını haç şeklinde yarıp içine tuz basarak öldürmeleri veya basit bir çıbanı olan bacağı baltayla keserek hastanın ölümüne yol açmaları) ile Doğu medeniyetinin bitkisel ve rasyonel tıbbı arasındaki uçurumu
Anı-Mektup-Günlük
İbn Münkız Haçlılara KarşıÜsame İbn Munkız · Kapra Yayıncılık · 202321 okunma
Puan vermedi·167 syf.··
2026 100. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 10:26
Daha önce de yazar Barış Bıçakçı' nın birkaç kitabını okumuş ve sevmiştim. Bu kitap da Bizim Büyük Çaresizliğimiz altını çizip alıntıladığım cümlelerle doluydu. Konusu ilk bakışta klasik bir aşk üçgeni gibi görünse de ( 2 erkek * tek kadın) , yazar hikayedeki iki adam arasındaki dostluğu daha göz önünde tutmuş , bu nedenle klişe aşk hikayelerinden farklıydı. Zaten yazarın dilini seviyorum; bu yüzden kitabı da büyük bir keyifle okudum.
Bizim Büyük ÇaresizliğimizBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 202010bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·136 syf.·
2026 80. kitabı
Spoiler içerir! Toprak Ana, Cengiz Aytmatov'dan okuduğum ilk eser oldu. Benim için okunmakta geç kalınmış bir eser olduğununun farkındayım. Çok okunduğunu, çok beğenildiğini, kitaplarla haşır neşir olan bir çok insanın okumasa bile kitap hakkında bilgi sahibi olduğunu tahmin edebiliyorum. Bu düşüncelere sahipken, bir çok kişinin bu kitabı okumuş olduğunu bildiğim halde yine de yazmak istedim, belki göğsümün üstüne çöken ağırlıktan, boğazımın düğümlenmesinden bir nebze kurtulmama yardımcı olur. Hani kitapta hikayesini dinlediğimiz Tolganay Ana tüm derdini toprağa anlatıyor ya, ben de anlatırsam biraz rahatlarım belki diye düşündüm. Bu kitap geride kalanların, evlatlarını, kocalarını savaşa göndererek geride yürekleri ağızlarında bekleyenlerin hikayesidir. Aslında her şey çok güzel başlamıştı. Toprağını eken, kendi emekleriyle ürettikleri ürünlerle yaşamını sürdüren mutlu ve huzurlu insanların hikayesi anlatılırken, işgal başlıyor ve her şey tersyüz oluyor. Önce en büyük oğlu askere çağırılıyor Tolganay Ana'nın, sonra eşi ve diğer iki oğlu da kendilerini cephede buluyor. Sonra Tolganay Ana ve gelini Aliman için bekleyiş başlıyor. Herhangi birisinden bir mektup, bir haber alabilmeyi umut ederken bir yandan da ürettikleri ürünleri cepheye, askerlere gönderdikleri için açlıkla, sefaletle mücadele etmeye çalışıyorlar. Umutla bekleyiş devam ederken bir gün ilk acı haber geliyor... Tolganay Ana'nın en büyük oğlu, Aliman'ın eşi Kasım'ın hayatını kaybettiği haberi köye ulaşıyor. Ve sırayla diğer çocuklarının ve eşinin de acı haberleri... Bir anneye, bir eşe çocuklarının ve kocasının ölüm haberlerini vermek, o annenin bu haberi ilk işitişi, algılayışı, nasıl bir duygudur, nasıl bir acıdır ifade etmek mümkün değil sanırım... Zaten yazarın müthiş anlatımıyla bu acıyı iliklerinize
İnceleme
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,9bin okunma
Puan vermedi·%43 (116/264 syf.)·
bu kitaba geri döneceğimi sanmıyorum. ülkenin fetö olaylarında ve bu ismailağa gündemlerini çok ince ayrıntılarla işlemişler. Ama bazen de cahillik mutluluktur diye düşünüyorum. Çünkü bunları bilsem de okusam da elimden bir şey gelmiyor farkındalık arttıkça umutsuzluk huzursuzluk da beraberinde getiriyor. Ek olarak bu kitabı her elime aldığımda bana öneren kişi aklıma geliyor sinir olduğum için o da etkiliyor.
MetastazBarış Terkoğlu · Kırmızı Kedi Yayınları · 20194,200 okunma
Şiddetle tavsiye ediyorum:)
Puan vermedi·120 syf.··
2026 24. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 23:04
Hiroşima Sevgilim (Marguerite Duras), Hiroşima’ya barış temalı bir film çekimi için gelen Fransız bir kadın ile savaşın izlerini taşıyan Japon bir erkeğin kısa ama yoğun ilişkisini anlatır. Kadın, Hiroşima’nın yıkımını anlamaya çalışırken kendi geçmişindeki acılarla da yüzleşir. Gençliğinde savaş sırasında bir Alman askerine âşık olmuş, bu yüzden dışlanmış ve büyük bir travma yaşamıştır. Japon adamla yaptığı sohbetler, bastırdığı anıları yeniden gün yüzüne çıkarır. Roman; aşk, savaş, hafıza, unutma ve insanın geçmişiyle hesaplaşması üzerine kurulu şiirsel ve etkileyici bir metindir. Kısa olmasına rağmen, savaşın bireylerin ruhunda bıraktığı derin izleri güçlü bir şekilde hissettirir.
İnceleme
Hiroşima SevgilimMarguerite Duras · Can Yayınları · 2022702 okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
Merhaba kitapsever dostlarım Kitabın Adı- Şeytanla Dans Kitabın Yazarı- Lorraıne Heath Kitabın Sayfa Sayısı- 400 Kitabı Çeviren- Buse Barış Katı “Şeytanla dans etmenin bedeli cehennemi mesken etmektir.” Londra sokaklarının karanlığından aristokrasinin zirvesine tırmanmış, adı cinayetle ve tehlikeyle anılan bir adam: “Şeytan Kont” Lucian Langdon. Ve sevdiklerini korumak için gerekirse şeytanın ta kendisiyle bile pazarlık etmeye kararlı, güçlü bir kadın: Leydi Catherine Mabry. Kitaba başlarken klasik bir tarihi aşk romanı okuyacağımı sanıyordum ama Lorraine Heath beni çok şaşırttı! Hikaye, alışılmışın dışında çok cesur ve tehlikeli bir anlaşmayla başlıyor. Catherine’in birini ortadan kaldırması gerek, Lucian’ın ise geçmişinden gelen ve sokaklarda beraber büyüdüğü kadını bir “leydi” gibi sosyeteye hazırlayacak birine ihtiyacı var. Peki ya bu karanlık anlaşmanın ortasında, her iki karakterin de birbirinin ruhundaki yaraları saracağını kim bilebilirdi? Diyaloglar o kadar zekice yazılmış ki, okurken hem karakterlerin gururlu duruşlarına hayran kalıyorsunuz hem de aralarındaki çekim ekranı yakıyor! Eğer entrika, sınıf çatışmaları, sokak çetelerinin hüzünlü geçmişi ve nefretten doğan güçlü bir tutku arıyorsanız, aradığınız kitap kesinlikle bu. Siz bu kitabı okudunuz mu? Lorraine Heath kalemini seviyor musunuz? Yorumlarda buluşalım! Kitaptan Alıntılar ”Hatırlamanın unutmaktan daha sıkıntı vereceğini hiç bilmezdim.” ”Bazen bir şeyin hayalini kurmak, onu gerçeğini yaşamaktan daha çok memnun eder.” ”Bir insanın başarılarından çok hatalarından öğreneceğine inanan bir insanım.” ”Çaresizlik zaman zaman ahmaklığa sebep olurdu.” . .
Şeytanla DansLorraine Heath · Arkadya Yayınları ed · 2025139 okunma