Sevgili okuyucu, yıllarca aynı hikayeleri dinledik. Oysa bizlere an latılan hikayenin ötesinde bambaşka bir gerçek var. Olanaklara, networke ya da yeterince şansa sahip olanlar her zaman senden daha başarılı olacaklar. Şu anki sistem tüm bu gerçekliği bizlere unut turuyor ve yalanlarla dolu umut balonları tutuşturuyor elimize. Bunun bir sonucu olarak başarısızlık ile yüzleşince kendimizi suçlu hissediyoruz. Öte yandan, eşinin üst düzeydeki babası sayesinde bir anda basamakları onar onar atlayanlar, nasıl da çok çalışarak başa rılı olunacağını anlattıkları konferanslar verebiliyor. Herkes (üste lik kendimiz de dahil) başarısız olanı suçlarken, bu şartlar altında başarı hikayelerini anlatanları ayakta alkışlıyor, onların hikayeleri ni hayranlıkla dinliyoruz. Bu sistem, belli olanaklara sahip olanla rın sürekli başarılı olacakları, geri kalan büyük bir çoğunluğun ise başarısızlıkla yüzleşip duracakları bir döngüden ibaret. Üstelik bu döngüden çıkıp da büyük başarılara imza atanların birçoğunun im zasının mürekkebine biraz dikkatli bakarsak, bol bol pislik, yalan ve ahlaksızlık göreceğiz. Ama bu kişiler aynı zamanda ahlakı yü celten anlatıların başrollerinde yer almayı, yapılan bağış program larında bol sıfırlı çeklere imza atmayı da çok iyi biliyorlar.
İşsizlikle mücadele ederken depresyona giren gençlere, saatliği 1.000-1.500 TL:yi bulan psikologlardan profesyonel destek almayı öğütleyecek kadar fanus içinde büyümüş olanlardan ders dinlemekten ben çok sıkıldım