Muhterem Reisim! Adalet anlayışına, fikirleriniz ve hayatınızla getirdiğiniz yeni mâna, memleketimizden başlayarak, dünya çapında bir hâdise olmuştur. İnsanlığa baş döndürücü bir yükseklik getirdiniz! Bu hâdiseyi değerlendirmek borcunu yüklenen baromuz, günlerdir süren müzakereler ve münakaşalar sonunda sizi fahrî başkanlığa seçmiş bulunuyor. (Elindeki mahfazayı açıp içinden madenî, dala benzer bir şey çıkar.) Bir kitap üzerinde defne dah şeklinde, adaletle merhametin sarmaş dolaş ahengini belirten bu altından sembolü de dâvanıza ve muzaffer çilenize bir karşılık olmak üzere takdim ediyorum. Baro Başkanı, aynı zamanda avukatınız ve dostunuz olarak, bu vazifeden, mesleğimin en büyük şerefini duyduğumu bildiririm!
Büyük Doğu Yayınları
Alıntı
Cemile Cizîr Çağırga'nın babasının anlatımları da baro raporundaydı. 10 yaşındaki Cemile, Eylül ayında Cizre'nin Cudi Mahallesi'nde öldürülmüştü. Aile, evlerinin avlusunda vurulan 10 yaşındaki kız çocuğunun cansız bedenini iki gün boyunca derin dondurucuda saklamak zorunda kalmıştı. Cemile'nin ailesinden yedi kişi ise 1992 yılında evlerine düşen havan mermisiyle hayatını kaybetmişti.
Sayfa 160 - İletişim·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Tahir Elçi öldürülmeden önce linç kampayasına maruz kalmıştı.
Bu kör şiddetin kurbanlarından biri de Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’ydi. Diyarbakır Sur’daki Hendek operasyonlarında büyük zarar görmüş tarihi Dört Ayaklı Minare önünde 28 Kasım 2015’te basın açıklaması yapan Tahir Elçi, bölgede devam eden çatışmaların tarihi eserler üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekerek “Bu kadim bölgede daha fazla çatışma, operasyon istemiyoruz” dedi. Ancak açıklamanın hemen ardından aynı bölgede PKK militanlarıyla polis arasında çıkan çatışma sırasında vurularak öldürüldü. Olayda iki polis memuru da yaşamını yitirdi.
Alıntı
23 yıllık başarılı avukat Abraham Lincoln
Bir avukat olarak deneyimi onu sadece insan ilişkilerindeki her olayın altında yatan bir ilke olduğunu değil,aynı zamanda her sorunun her zaman iki tarafı olduğunu,her ikisinide tam olarak anlamanın her birini anlamak için gerekli olduğunu ve bir avukat için rakibinin konumunun zayıflığından çok gücünü takdir etmenin daha büyük bir avantaj olduğunu görmeye zorlamıştı.Halkın adamıydı bay Lincoln.Bilgeliği insanları ve şeyleri iyi tanımasından kaynaklanıyordu.Zekası zorlukları açık bir şekilde algılayıp kabul etmesiydi.Kademe kademe ilerlerdi.İstikrarlı ilerleyişi Roma ordusunu andırıyordu.Sadeliği severdi.Siyasette tek bir davranış kuralına bağlı değildi.Gideceği yere emin adımlarla gider sonra olayların kendini dahada ilerlemesini sağladığında bunu gerçekleştirirdi. (İllonis’de en fazla temyiz mahkemesini çıkmış,çok fazla seyahat edip çok fazla şehirde ve kasabada dava kazanmış duruşmaya katılma rekorları kırmış üstelik bunları bir üniversite okumadan kendi parası ile aldığı hukuk kitaplarını okuyarak bir avukatın yanında çalışmaya başlayarak sözlü baro sınavını geçip avukatlığı kazanmış bir demiryolu avukatı Lincoln.Lincoln sadeliği severken karısı lükse düşkündü.İllonisde 300 kişiye davet vereceği büyük bir ev yaptırdı.Savaş sırasında hukuğa uygun davranmaya çalıştı.Kongreden köleliğin kaldırılması maddesini geçirdi.)Daha düne kadar Amerika’nın bazı eyaletlerinde lisanslı bir avukatın yanında en az 3 sene çalışan ve avukatlık sınavını kazanan biri avukatlık lisansı alabiliyordu.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Mesleğe karşı genel bir güvensizlik duygusu bir bakıma normaldi
Avukatının karşı tarafla anlaşması, karşı taraftan para alması şikyetleriyle, diğer meslektaşlarım gibi,ben de çok karşılaşmış, özellikle baro idareciliği yaptığım sıralarda, göreyim gereği, şikayetlerin üzerinde önemle durmuş, belge, kanıt bir tarafa hiç değilse bu şüpheyi yaratan olayı öğrenmek istemiştim. Bir defa bile üzerinde durulmağa değer bir açıklamaya rastlamadım. Sırasında duruşmadan ya da yeterince konuşmamış olmak bile karşı taraftan para almış sayılmak için yeterli sebep oluyordu. Hele dava kaybedilmişse, avukatın davanın görüldüğü sıradaki tutum ve davranışları, sözleri bir bir hatırlanıyor, hepsi de davayı satma anlamına gelmek üzere çeşitli şekillerde yorumlanıyordu. Karalama, yalnız taraf avukatları ile sınırlı kalsa, açıklama bulmak pek zor olmayacaktı; yurt ölçekli olarak avukatlık çok yeni bir meslekti, çağdaş bir anlayışla örgütlenip, yaygınlaşması Cumhuriyet ile birlikteydi. Daha önceleri İstanbul, İzmir gibi büyük ticaret şehirlerinin dışında değil avukata, dava vekillerine bile rastlamak pek mümkün değildi. Dava vekillerinin çoğu ise genellikle adliyeden rüşvet vb. gibi suçlarla atılmış kimselerdi. Mesleğe karşı genel bir güvensizlik duygusu bir bakıma normaldi.
Sayfa 59
1000Kitap
Bu arada baristaya da değinmeden geçmeyelim. Son dönemin öne çıkan mesleklerinden olup kafelerde kahve hazırlayan kişiyi belirtiyor. Aslında bar İngilizce "çubuk, engel, bariyer, parmaklık" gibi anlamlara geliyor. Barın ayakta içki içilen mekânı ifade etmesi de bu yüzden, bir barmenin bir bariyer/tezgâhın ardında durarak içki servisi yapması ile bağlantılı. Barista da benzer işi kahve için yapıyor. Barkod, çubuklardan oluşan bir kodlama sistemini belirtiyor. Hatta avukatların bağlı olduğu mesleki kuruluş olan baro da aynı kökten geliyor. Orta Çağ Avrupası'ndaki mahkeme düzeninde halk ve onları temsil eden avukatlar ile hâkimi/mahkeme heyetini birbirinden ayırmak için parmaklıklardan oluşan bir bariyer konmuştu. Bu bariyer, avukatların hâkimlere fazla yaklaşmasını engelliyordu.
Sayfa 20·Kitabı okudu
Alıntı