"kendimle konuştukça ikiye bölünen ben, ben bensem
bendeki öteki kim
kendine saklamak sırları,örtmek yaraları,
ah! silahlı dolaşmak arasında dostların.
annesiz çocuk kedileri kapıma bırakıp kaçan sokak,
girip otursan
yaslansam dizlerine
konuşsak."
kaleminden çıkan kelâmın bir dolu insan tarafından okunması hoşuma gidiyordu,mesleğini sevişini seviyor, daha doğrusu sevdiği şeyleri yapabilme hürriyetine imreniyordum.
"hayat varsa acı hep olacak Behiye. sadece yaşayanlar acı çeker yeryüzünde. nerede olurlarsa olsunlar kim olurlarsa olsunlar. acı dediğin üzerimize geçirdiğimiz kırk yıllık hırkalara benzer. kimse beğenmez ama üşüyen herkes uysalca giyer. ve hayat,benim bildiğim en soğuk yer. hepimiz üşümeye içimizden başlıyoruz. derinlerden çukur gibi, kuyu gibi,yürek gibi bir yerden."