“Ev alma, komşu al derler ya... Peki ya o komşu bu dünyaya ait değilse?"
Bugün sizi Türk edebiyatının en nevi şahsına münhasır, en absürt ve en sıcak fantastik dünyalarından birine götürüyorum! Sezgin Kaymaz’ın kaleme aldığı Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir, büyülü gerçekçilik ile mahalle kültürünü harika harmanlayan gizli bir klasik.
Roman, hayatın karmaşasından kaçıp kendi kabuğuna çekilmek isteyen Musa’nın, Uzunharmanlar semtinde kiraladığı o tekinsiz evle başlar. Planı sadece yalnız kalmaktır ama taşındığı andan itibaren evde yalnız olmadığını anlar. Karşısına aniden çıkan, argosu bol, huysuz ama bir o kadar da sevimli "Leyla" (namıdiğer Aspendos) isimli o davetsiz misafirle hayatı tamamen değişir.
Kuru bir fantastik kitap gibi düşünmeyin; yazar doğaüstü olayları bizim bildiğimiz o sıcak, samimi mahalle ortamına o kadar güzel yedirmiş ki... Akıcı bir üslupla kaleme alınmış, insanı okurken hiç sıkmayan bir anlatımı var. Yalnızca Leyla’nın çok fazla argolu konuşması beni bir tık rahatsız etti, o kısımlar biraz abartı gibiydi.
Son sayfalardaki o şaşırtıcı ters köşe bitiş gerçekten çok iyiydi. Hiç beklemediğim bir yere bağlandı ve beni şaşırtmayı başardı. Farklı bir eser okumak isteyenlere naçizane tavsiyemdir.
Edebiyatla kalınız..