Puan vermedi·352 syf.··
2018 86. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2018 00:00
Herkese merhaba #güneylivampirlerserisi nin 2.kitabı #şehirölüsü ile geldim. @okumacemberiolusturalim etkinliğimin biten dördüncü, Okuyan kadinlar kulubu nün #herayinbiribiryayinevi etkinliği için seçtiği @artemisyayinlari nın ikinci kitabı. (böyle sayınca çok karışık oluyor) İlk kitapta: Doğa üstü bir yeteneğiniz olsaydı ne olmasını isterdiniz? Zihin okumak mı? şekil değiştirmek mi? diye sormuştum, çoğunluk zihin okumak dedi. Şimdi soruyu değiştiriyorum: Eşinizin doğa üstü bir yeteneği olsaydı, şekil değiştirmesini mi isterdiniz? Yoksa zihninizi okumasını mı? Hadi bakalım. Letafet öldü İsmini söyleyemediğim için mi bozuldu bilmiyorum artık :)) Sookie ve Bill'in içinde yer aldığı olaylar boyut değiştiriyor. Sookie'nin zihin okuma yeteneğini kullanarak iş yapmaya çalışıyor vampir arkadaşlar. Dallas'ta ki vampir topluluğu için çalışırken "yoldaşlık" adı altında bir örgütte yaşananlar konu alınmış genel olarak. Bir de korkudan, savaştan beslenen, yaptıklarına "saf delilik" dedikleri hasta ruhlu bir yaratığımız oluyor nur topu gibi. Yine aksiyon doluydu, hiç hız kesmediğini söyleyebilirim. İlk kitaba göre yazım hataları olmamasını ekstra sevdim. Benim "ruh hastası" nın olduğu kısımları, "yoldaşlık" ta yaşananları soluksuz okudum. Hem geren, hem eğlendiren diyaloglar mevcut kitapta. Çok soran olduğu için buradan cevap vereyim, evet +18.Şimdi başka bir etkinlik için araya bir kitap alıp sonrasında seriye kaldığım yerden devam edeceğim. Bana "olduuu görüşürüz o zamaan" dedirten bir alıntı bırakıp gidiyorum. Keyifli okumalarınız daim olsun... "- Fangtasia'yı aradınız, burada ölüler her gece ayaktadır. Barın açık olduğu saatler için bire basın. Parti rezervasyonu için ikiye basın. Yaşayan bir insan ya da ölü bir vampirle konuşmak için üçe basın. Ya da eğer niyetiniz
Şehir ÖlüsüCharlaine Harris · Artemis Yayınları · 2013481 okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 99. kitabı
Bugün kendimi aşıp 3. Kitabı bitiriyorum ama durun önce bu kitabı övmeliyim. Bu neydi ya?!!? Bakın Lana Myers tek Logan’ı değil beni bile etkiliyor öyle güçlü bir kadın ki. Bu seriyi sevmemin sebebi her şeyin bir dizi gibi akıyor oluşu. Ne aşk ne gerilim hepsi dengeli bir şekilde işleniyor. En son kitapta Öcü Lana’yı avlamak için evine gitmişti. Ama ne demişler ava giden avlanır. Tek sorun dolapta ajan Hayley’in da mahsur kalması. Lana farkında olmadan kimliğini açık eder ve işler ilginçleşmeye başlar. Basın ona artık Kızıl Katil adını takmıştır. Ve Lana Logan’la hayalindeki mutlu sonu istiyorsa elini hızlı tutmalıdır. SPOILER?!? Hayley’ın Lana’yı ispiyonlamak yerine arka çıkması… Aynı acıyı yaşayanların dost olması. Ah ah ikisi de kötü şeylere maruz kalmış güçlü kadınlar. Jack ve Lana’nın planları gerçekten enfes. Kasabayı kızıllar altında bırakmak mı??? Herkesin akıl sağlığıyla oynadılar. Diana ne anlatacak acaba çok merak ediyorum. Ve birisi Logan kazık atacak Lana’ya demişti. Kitabın sonunda Logan’ın ahlaki pusulası mı değişecek yoksa Lana Myars bir mit olarak ölecek mi çok merak ediyorum…
Mindf*ck 3: Kızıl MelekS. T. Abby · Artemis Yayınları · 202617 okunma
Reklam
Necip Mahfuz , Midak Sokağı
Puan vermedi·304 syf.··
2026 27. kitabı
Necip Mahfuz , Midak Sokağı Nobel ödüllü (Nobel edebiyat ödülünü alan ilk ve tek Müslüman -Arap yazardır Mısırlı yazar Necip Mahfuz’un ikinci Dünya Savaşı sırasında Kahire’de Midak sokağı sakinleri arasında geçen toplumsal gerçeklik türünde yazdığı bir romandır. Necip Mahfuz ulusal solcu El-Akram gazetesinde 40 dile yakın yazı yazmıştır Romanlarında eserlerinde kahve kültürü önemli bir yer edinir Midak Sokağında da olaylar bir kahve etrafında şekillenir ki Necip mahfuzda sürekli gittiği iki kahve bulunmaktadır ve Necip mahfuz çok fazla gezmeyi sevmez kahire dışına da çıkmamıştır Kendisine Mısır’ın Balzac ı ve Mısır’ın Yaşar Kemal’i de denilmektedir Romanlarında genellikle sade bir dil kullanmıştır ağdalı dilden oldukça uzaktır Roman belli karakterleri odaklamak yerine sokakta yaşayan sokağın önde gelen tüm sakinlerine odaklanarak farklı bir deneyim sunar, bir nevi sokağı canlı bir organizmaya sokak sakin yerinde canlının uzuları gibi anlatmıştır. Kitabı okurken bir Kızılderili atasözü geldi aklıma” bir derede iki balık kavga ediyorsa oradan İngilizleri geçmiştir.” Savaş ve İngiliz askerlerinin varlığı babanın Oğla geçen geleneksel meslek anlayisini değersizleştirerek İngilizlere hizmet ederek daha iyi yaşam standartları sunarken onları köklerinden koparır İngilizlerin varlığı gençlerin batıya açılma isteği doğu batı çatışması beraberinde getirir yani gelenek ve medeniyetin çatışmasıdır, çünkü Midak sokağı sakinleri geleneksel yaşam biçimlerine bağlıdır ancak savaşın etkisiyle dış dünya sokan içine girer ve nüfuz eder bu da bir gerilime neden olur Kitapla işlenen diğer bir konuda sınıf atlama arzusudur kültürel uzlaşma karakterleri incelerken bunu daha net bir şekilde göreceğiz Kitap temel çatışmalar üzerinde kurulmuştur İnançlar ve kültürel uzlaşma Kanaat etme ve
Midak SokağıNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20201,767 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 43. kitabı
Selçuk Avar tarafından basıma hazırlanan kitap, Livaneli'nin 1990'lı yılların başından itibaren bugüne kadar uzanan süreçte farklı basın yayın organlarında yer alan köşe yazılarından seçkinlerden oluşmaktadır. Livaneli'nin ülke ve dünya siyasetine, toplumsal yapısına, insanımızın sosyolojik ve psikolojik olgularına yönelik olan fikir yazılarının yer aldığı bu kitap 1990'lı yıllardan günümüze nereden nereye geldiğimize dair bir ayna tutuyor bizlere. O'nun nazik bir dille ama bağıra bağıra yazılarında yer aldığı pek çok durumu yaşadık ve yaşıyoruz. Onun için ben özellikle gençlerimizin bu kitabı okumasını tavsiye ediyorum. Kitapta Livaneli'nin değişik tarihlerde yayınlanmış yazılarını okuyoruz ama kitabın en sonunda yer alan 'ÜÇ KUTUPLU TÜRKÜ ÜZERİNE KISA KISA' başlığıyla verilmiş, yazılarında yer alan dikkat çekici paragrafların olduğu kısım en beğendiğim kısım oldu.
Üç Kutuplu TürkiyeZülfü Livaneli · Livaneli Vakfı · 202661 okunma
“Maziden kalan okumalardan…”
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
BABIALİ HATIRALARI MAHMUT YESARİ Mahmut Yesari Babıali'ye bir ayna tutmuştur. Bu aynadan yansıyanlar okuduğum kitabın içerisindedir. Eser beş bölümden oluşmaktadır. Mahmut Yesari'nin gazete ve dergilerde kalan çeşitli yazılardan seçilmişler. İstanbul ve matbuat dünyasını yakından tanıyan yazar; İstanbul'da hayata tutunmaya çalışan Babıali emekçilerini, şair ve yazarları, hayatları ve eserleri ile tanımış, farklı edebi mekanlarda bulunup onlarla sanat sohbetleri yapmış, bilgi ve birikimlerini de tanıklıklar vasıtasıyla parça parça neşretmiştir. Mahmut Yesari yıllarca çilesini çektiği Babıali yayıncılık alemini anlatırken kimi eğlenceli, kimi üzücü olayları kaleme almış. Telif hakkı uğruna çekilen çilelere üzüldüm. Çanakkale Savaşı sırasında Anafartalar'da görev yaparken tebdilihava için geldiği İstanbul'da tiyatro yazmaya başlamasını, basın dünyamızın bilinmeyen yönlerini, nam salmış kalemlerle geçmiş hatıralarını yazması o döneme ışık tutmuş. Mahmut Yesari, yakın dostu Reşat Nuri Güntekin ile birlikte mizah dergisi "Kelebek"i büyük bir ahenk ve samimiyet içinde çıkarmış; bu dergiye hem çizimleriyle hem de kaleme aldığı yazılarla katkıda bulunmuştur. Aralarında çok tatlı bir dostluk varmış. Uyarlama olarak adapte ettiği "Fidan Zehra" adlı eseri ise Faruk Nafiz Çamlıbel tarafından pek beğenilmemiş, hatta dudak bükülerek karşılanmış. Yazarın kimi zaman hikaye ve romanlarında anlattığı karakterlerin okurlar tarafından üzerlerine alınması, ona tehdit mektupları ve serzenişler olarak geri dönmüş; ayrıca Matbuat Müdiriyeti tarafından kaleme aldığı oyunlara sansür ve yasaklar getirilmiş (her bir şeycikler yasak ve sakıncalı ). Muhsin Ertuğrul'un Darülbedayi'den ayrılıp kendi kumpanyasını kurduktan sonra Yesari'nin eserlerini sahnelemesi ve telif hakkını kuruşu kuruşuna
Edebiyat
Bâbıâli HatıralarıMahmut Yesari · Can Yayınları · 201932 okunma
“Maziden kalan okumalardan…”İlk inceleme bana ait oldu
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
ESKİ İSTANBUL'DAN YAPRAKLAR REŞİD HALİD GÖNÇ (Yitip giden, ruhunu kaybeden İstanbul'a bir ağıt) Yazar; İstanbul geleneklerinin yaşandığı bir konakta doğmuş, ailesinden aldığı asalet ve nezaketi ömrünün sonuna kadar muhafaza etmiş bir basın emekçisidir. Reşid Halid, bu eserde Osmanlı döneminin İstanbul'una ait gözlemlerini anlatmaktadır. Konak, köşk hayatındaki yaşam ve buradaki insanların ilişkileri, Ramazan iftarları, geceleri, adetleri, eğlenceleri..., saz ve söz alemleri, sünnet düğünleri, meyveleri ile meşhur bağlar ve bahçeler, gündelik hayattan kesitler, eğlence şekilleri, eski İstanbul'da şıklığı ile öne çıkan kimselerin alışveriş ettikleri mağazalar gibi tespitler mevcuttur. Basın tarihinde silinmez izler bırakan fakat zamanla unutulan yazar, mazinin saf, samimi hatıralarını okuyucuya tatlı üslubuyla anlatırken çocukluk günlerinin masum zamanlarıyla kendisinde avutur. Büyülü bir masal dünyasını anımsayan yazar, yaşlılığın yalnızlığında ömrünün son yıllarını geçirir. Okurken en çok hoşuma giden eski adetler, Paşa ve sultanların hususi hayatlarına dair bilgiler ve mehtap alemleri oldu. Hızla akıp giden modern hayatın arasında tamamen yitirdiğimiz o eski zarafete, o 'gönül gözüyle' yaşanan İstanbul estetiğine duyulan derin hasreti ruhumda her zaman hissederim.Reşid Halid'in satırlarında gezinirken, kaybolan koskoca bir medeniyetin son fısıltılarını duyar gibi oldum. REŞİD HALİD RUHUN ŞAD OLSUN. Eski İstanbul'dan Yapraklar Reşid Halid Gönç
Edebiyat
Eski İstanbul'dan YapraklarReşid Halid Gönç · Ötüken Neşriyat · 20258 okunma
Reklam
Reklam