«Onlar yaşatmak istedikçe halk yıkmak için çalışacak. Bu bir savaşımdır. Ozanlar bu savaşımda halka yol gösterecek. Yazarlar, basın, hızlandıracak savaşımı. Ozanlar, yazarlar ve basın olmadı mı halkın dili yok demektir. En büyük arzum gazeteci çıkmak büyüyünce! Babam tutturuyor mühendis çık! Gazeteci çıkıp halkın gerçeklerini dile getirmek istiyorum...»
Sayfa 195 - Literatür yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Theodore John Kaczynski
Elbette bu hakkı sert bir şekilde eleştirmek istemiyoruz; bu özgürlük, politik gücün bir yerde toplanmasını sınırlamak ve politik gücü olanları, yanlışlarını halka teşhir etme yoluyla yola getirmek için önemli bir araç. Ancak basın özgürlüğü, sıradan vatandaşın bir birey olarak çok az işine yarar. Medya, çoğunlukla sistemle bütünleşmiş büyük kuruluşların kontrolündedir. Birazcık parası olan herkes bir şey bastırabilir ya da bunu internet veya başka bir kanal üzerinden yayabilir, ama onun söyledikleri medyanın muazzam miktardaki materyalinin arasında kaybolacak, bu nedenle de hiçbir pratik etkisi olmayacaktır. Bu yüzden toplumda kelimelerle bir etki yaratmak, çoğu birey veya küçük grup için olanaksızdır. Örneğin bizi (FC) ele alın. Eğer hiçbir şiddet eyleminde bulunmasaydık ve bu yazılarımızı bir yayıncıya teslim etmiş olsaydık, büyük olasılıkla kabul edilmeyecekti. Kabul edilse ve yayınlansa dahi, büyük olasılıkla pek çok okurun dikkatini çekmeyecekti; çünkü medyanın yayınladığı eğlence programlarını seyretmek, ciddi bir makale okumaktan daha eğlencelidir. Bu yazılar çok sayıda okur bulsaydı bile, bu okurların çoğu okuduklarını hemen unutacaktı; çünkü akılları medyanın onları maruz bıraktığı bir yığın materyalle doldurulmuş olacaktı. Mesajımızı, topluma kalıcı bir etki bırakabilme şansıyla sunabilmek için insanları öldürmek zorunda kaldık.
Alıntı
Reklam
İnsanlar içinde en yalnız insan; Düşün, taş duvara başın gömülü! Ve kapan sükûta, granitten, taştan, Mazgallı bir kale gibi örülü.
Sayfa 224
Şiir
Başın sağolsun Arvid demişti,ama kimse ölmedi ki, yani ben biraz öldüm belki , dedim…
Sayfa 66 - Metis·Kitabı okuyor
Baş yastığı başın derdini bilmezmiş.
Döner yine Kenân’a, kaybolan Yûsuf, gam yeme Hüzünler kulübesi gül bahçesi olur bir gün, gam yeme İyileşir halin, ey mahzun kalp endişelenme Geçer bu deliliğin, sakinleşir başın, gam yeme Dönmese de felek bizim arzumuzca iki gün Hep böyle kalmaz ya hali devranın gam yeme Ümitsiz olma sakın ha, bilmezsin gaybın sırrını Perde ardında olur gizli oyunlar, üzülme Söküp götürürse de yokluk seli varlık temellerini ey kalp Nûh gibi kaptanın var korkma tufandan, gam yeme Konak tehlike dolu, hedef çok uzak olsa da Sonu olmayan bir yol yok, gam yeme
Sayfa 345·Kitabı okudu
Şiir
Reklam
Reklam