Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar Hiçbir şeyi istemedim seni istediğim kadar Sen de başını alıp gitme ne olur, ne olur tut ellerimi.
Müzik
Gitme Kışımız bahara dönsün. Sokul yanıma, daya başını omzuma. Unut geçmişi; senden geçmediğim günleri yok say. Nedenini bilmediğim duygularla bağlıyım sana. Hadi, bir güvercin uçuralım gökyüzüne… Tut elimi; beraber yol alıp yolcu olalım. Kâh sevgili, kâh arkadaş, kâh dost, kâh sırdaş… “Var mısın?” demeyelim hiç Sadece göz göze bakıp konuşalım
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar Hiçbir şeyi istemedim seni istediğim kadar Sende başını alıp gitme ne olur. ne olur tut ellerimi
Kavga, sakinleşme, ilkel-adam şeytanlar, haramın oğlu hikayesi...
Aile dediğin insanların anlamaması ya da yanlış anlıyor olması o kadar sinir bozucu ki. Normalde kavga eden ya da hakaret/ küfür eden birisi değilim. Hakaret nadiren olsa da küfür sıfır. Dayım bir ameliyata girip güzel sonuçlarla çıktı çok şükür. O yüzden nenemlere birkaç gündür hep gittik. 3.-4. günde diş kopma olayından ötürü biraz ateşli ve bir göz altım şişmiş uyandım. Gidip gitmeme konusunda kararsızdım, aynı zamanda oradaki ortamı öğrenmek için anneme yazmıştım. Misafirlerin olduğunu ve gittiklerinde haber vereceğini söyledi. O süreçte ben de karar verecektim. Ve yaşıt olan (d. kızı) kuzenimin de orada olduğunu, gelip görmemin iyi olacağını vs. söyledi ve ısrar etti. Ben nenem için ısrar etti sanarken o zamanki ruh halimi bilmesine rağmen yabancı gibi olduğumuz kuzenim için ısrar ettiğini öğrenince "Keşke önceliğin dışarısı yerine içerisi olsaydı." demiştim. Bugünde konu bir şekilde ikimize geldi "Aranızda bir şey olmadı, niye düşman gibisiniz, niye ona düşman gibi davranıyorsun, o senin kuzenin." demesiyle anında yükseldim. "Onun ne yaptığını bilmiyormuşsun gibi gelip aramızda bir şey olmadığını mı söylüyorsun, onu yok saymamı ve nötr davranmamı düşmancıl algılayıp beni suçlu, bağın değerini kıymetini bilmez ilan ediyorsun?! Sen ciddi misin?!" "Evet, kız her geldiğinde seni soruyor, senin umursadığın yok. Kızın babası ameliyata girdi yani ne var onun için gelsen seni görse?" "Kendisi iki yüzlü. Ve onun düşünmesi gerekenleri sen ondan daha çok düşünüyorsun! Aramızda olan ya da olmayan seni alakadar etmiyor ayrıca. Burada yüzüne bakıp merhaba diyor olmama ve kötü niyetli davranmayışıma saygı duyacağın yerde bir s.kinde olmadığım ve benim için hiç olan birisi için hasta halimle beni sırf onda memnuniyet sağlamak için çağırdın!" "İki yüzlüyse aferin ona. Senin
Hayata Dair
Nereye olduğu önemsiz!
** İçinde hep susturmak istediğin alıp başını gitme isteği...
Alıntı
"İNCİ" Belki de bu kez kaçmamalısın
27. BÖLÜM 🌹 İnci 🌹 Funda hanımın yanında döktüğüm o ilk sahici gözyaşları, sanki ruhumdaki katılaşmış bir tabakayı eritmişti. İlk defa utanmadan ağlamanın, ilk defa kalbimin karanlık mahzenlerini birine açmış olmanın verdiği o garip, kırılgan güçle yeniden buradaydım. İçeride, şehrin boğucu sıcağına karışan uzak bir uğultu vardı. İnce bir aralık bırakılmış pencereden sızan rüzgâr, tül perdeyi belli belirsiz dalgalandırıyor; sanki oda da benimle birlikte nefes alıyordu. Funda Hanım bu kez beni kapıda karşılamamıştı. Masasının arkasında, siyah dolma kalemini beyaz kağıtların üzerinde sessizce gezdiriyordu. Başını kaldırdığında gözlerindeki dingin, yargısız gülümsemeyi gördüm. “Hoş geldin, İnci.” “Hoş buldum,” Oturdum. Bakışlarım istemsizce pencerenin ardındaki uçsuz bucaksız gökyüzüne kaydı. Funda Hanım, her zamanki gibi sessizliği böldü. Ben ise söyledikleri arasından, boğulmak üzere olan birinin bir dala tutunması gibi kendime bir anlam aramaya başladım. “Geçen hafta babanı konuşmuştuk, bugün biraz daha seni bugüne, hayatındaki insanlara getirmek istiyorum. Yakınlık kurmak senin için nasıl bir şey?” Bedenim irkildi. Bu sorunun geleceğini tahmin etmeliydim... Cevabım, zihnimin labirentlerinde hiç dolanmadan doğrudan Serkan’a çıktı. “Yakınlık…” dedim, dudaklarımda buruk, belki de biraz acı bir tebessümle. “Hem deli gibi istediğim hem de nefesimi kesecek kadar korktuğum bir şey. Birisi bana ilgi gösterdiğinde, bir anlığına o sıcaklığın içinde eriyorum. Ama hemen sonra bir alarm çalıyor içimde. Tetikte hissediyorum. Sanki o şefkatten değil de, bir uçurumun kenarından kaçmam gerekiyormuş gibi.” “Çünkü?” diye sordu, kalemini masaya bırakıp tüm varlığıyla bana doğru eğilerek. “Çünkü sevilmeye alışık değilim Funda Hanım. Birisi bana
1000Kitap