Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar,canları sıkılır. Çünkü efendim herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır. Ne var ki hiç kimse kendisinin kendi hayatını nasıl yaşaması gerektiğini kesinlikle bilmez.
Toplumdaki şiddetli bozuklukların temel sebeplerinden biri, herkesin kendi hayatını düzenlemeye çalışması ama kimsenin iyi bir yaşam düzeni inşa etmeye gayret göstermemesidir.
Doğruyu söylemek gerekirse ister kendi anne babası olsun ister akrabaları tarafından yetiştirilsin, çocuklar öksüz gibi büyür. Çocukların belki karınları doyuyor, iyi giyiniyor, sağlıklarına dikkat ediliyor ancak zihinlerinin ve ruhlarının saflığı ve güzelliği için çok az emek sarf ediliyor.
Çocuğun zihni, ruhu çocukluk çağını geçirdiğinde ekilmemiş tarlalar gibi çoraklaşır. İyi bir şey ekilmez hale gelir. Çocuklara iyilikten, doğrudan, bahsederken bile genellikle taşlaşmış, sert, kuru, basmakalıp, yabancı kelimeler söylüyorlar.