6/10
·328 syf.··
2026 93. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 01:52
Selamlar. Benim beklentim aşırı yüksek olan bir seriye başladım. Ancak bu yükselme olayını yeniden bırakmam gerek. Malum bazen olmuyor. Maalesef bu kitapta da olmadı. Ben bir #mafiaromance fanatiği olduğum için zaten seri çıkar çıkmaz aldım. Lakin olmadı ya! Konusundan kısacası bahsedeyim. Tess'in annesi Yunan mayasının eski lideriyle evlenmeye karar verince Tess kendini hiç istemediği bir anda mafya dünyasının içinde buluyor. Üvey abisi Nikolas ise bu dünyanın yeni lideri. İlk karşılaştıkları andan itibaren Tess'in hayatını kontrolü altına almaya çalışıyor ve olaylar da böyle başlıyor. Nikolas baştan sona sevemediğim bir karakterdi. Asla konuşmayan ama her seferinde benim dediğim olsun diyen bir öküz. Tess desen güçlü olmaya çalışan asla olmayan bir karakter. Kitaba başlarken beklentim çok yüksekti demiştim çünkü Neva Altaj sevenlerin bu seriyi de çok sevdiğini görmüştüm. Maalesef benim için beklentimi hiçbir şekilde karşılamadı. Hani kitabı nereden tutsam elimde kaldı. Nikolas 36 yaşında koskoca adamsın ya! Bazı davranışları bana fazlasıyla olgunluktan uzak çocuksu geldi. Sürekli Tess'e çıkışması, bağırması ve gereksiz yere öfkelenmesi bir noktadan sonra sinirimi bozdu. Dedim ya baştan sona öküzdü. İlerleyen bölümlerde biraz toparlasa da gözümde yeterli kalmadı. Tess'i de çok sevdiğimi söyleyemem. Geçmişinde yaşadıkları yüzünden zor zamanlar geçiriyordu ve bazı sahnelerde ona gerçekten üzüldüm. Tamam ama Nikolas'ın her yaptığına çok kolay boyun eğmesi beni rahatsız etti. Daha güçlü ve dik duran bir karakter okumayı isterdim. Dedim ya güçlü durmaya çalışıyordu sadece. Yine de Nikolas'ın Tess'in yaşadıklarını öğrendiği sahneleri okumaktan keyif aldım. Neyseki kitapta tutulduğum bir yer oldu. Unutmadan kitap oldukça hızlı ilerliyordu. Unutmadan kitapta yetişkin
1000Kitap
Günahkârın OyunuMichelle Heard · Artemis Yayınları · 202645 okunma
6/10
·320 syf.··
2026 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:28
Matt Haig’le ilk kez Gece Yarısı Kütüphanesi kitabı sayesinde tanışmıştım. O kitabı okuduğum dönemde bana oldukça iyi hissettirmişti. Bu yüzden bu kitaba başlarken beklentim de ister istemez biraz yükselmiş oldu ama bu kitap maalesef ki beklentimi karşılayamadı. Kitabın arka kapak yazısını okuduğumda hikâye oldukça dikkat çekici gelmişti. Nadir görülen bir hastalık nedeniyle hücre yaşlanması neredeyse hiç gerçekleşmeyen ve yüzyıllardır aynı görünümünü koruyan bir hastalığa sahip olan Tom’un hikâyesini okuyoruz. Genel olarak Tom’un geçmişe dönük anıları ve günümüzdeki hali olarak ilerliyor. Tom gibi aynı hastalığa sahip başkaları da mevcut. Bu insanlar kendilerini dışarıdan gelecek tehlikelere karşı korumak için bir cemiyete üyeler. Cemiyete göre hepsinin uyması gereken iki önemli kural var: Aşık olmamak ve bulunduğu yerde sekiz yıldan fazla yaşamamak. Bu yönüyle oldukça ilgi çekici ve farklı bir kurgu olduğunu düşünmüştüm ama bana göre bu fikir çok daha etkileyici şekillerde işlenebilirdi. Kurguyu zayıf buldum ve hikâyenin potansiyelinin tam olarak aktarılamadığını düşünüyorum. Sonunu spoiler olmaması adına söylemiyorum güzel bir şekilde bittiğini söyleyebilirim kitabın sonuna kadar zorlayarak okusamda sonu gerçekten güzel bağlanmıştı. Yine de beklentinizi çok yüksek tutmadan okumak isterseniz şans verebilirsiniz. Şimdiden okuyacak herkese keyifli okumalar diliyorum
İnceleme
Zamanı Durdurmanın YollarıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202215,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2026 65. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:00
Kacey, gelecek vaat eden bir müzik grubunun baş gitaristi, hayatı uç noktalarda yaşamış, gözü kara bir kadındır. Jonah ise sağlık sorunlarından dolayı vakti azalan bir adamdır. Sanat galerisinde cam enstalasyonunu gerçekleştirmek gibi planı vardır. Koltuğa sızın kalan Kacey'i gördükten ve ona aşık olduktan sonra her şey değişir. Kacey ile Jonah arkadaş olarak başlarken zamanla birbirlerine bağlanırlar, aşık olurlar. Jonah'ın sağlık sorunları bile birlikteliklerine engel değildi. Tutkulu, samimi, sıcak ilişkileri, beraberliği olmuştur. Sonunda Jonah'a üzüldüm (öldü). Kacey'in yerinde olsam ben de çok üzülürdüm. Devamı kitabını da okuyacağım. Kitabı çok beğendim, harikaydı. Aşk, tutku, hüzün, hayata tutunma isteği vardı tema ve konular arasında. Kitaba puanım 10/10 :)
Son SüratEmma Scott · Lapis Yayınları · 2023874 okunma
Bir cesaretsizlik ve melankoli hikayesi
Puan vermedi·168 syf.··
2026 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 19:04
Kürk Mantolu Madonna’da beni ilk başta kitaba çeken şey, Sabahattin Ali’nin insan psikolojisini, duyguları ve mimikleri inanılmaz güzel analiz etmesi oldu. Kitaba başlarken, Raif Efendi’nin o kendi halindeki, insanlara kendini kapatmış, melankolik yapısının arkasından çok dokunaklı bir hikaye çıkacağını tahmin etmiştim. Hatta kitabın sonunda onun hayata karşı küskünlüğünü onaylayacağımı, "Evet ya, Raif Efendi haklıymış," diyeceğimi düşünüyordum ama tam tersi oldu. Kitabın sonunda beni en çok hayal kırıklığına uğratan karakter Raif Efendi’nin kendisiydi. ​Raif Efendi’nin bu içe kapanıklığı aslında derin bir cesaretsizliğin göstergesiymiş. Dikkatle bakıldığında onun bu korkak tavrı yüzünden hayatındaki iki kadın Maria Puder ve eşine büyük haksızlık yaptığını görürsünüz. Eğer biraz daha cesur olsaydı, Maria’dan mektuplar kesildiğinde arkasını dönüp gitmek yerine onu aramayı, tekrardan Almanya’ya gitmeyi seçerdi. Ya da her şey için çok geç olduğunda, Maria’dan ona kalan son hatıraya, yani kendi kızına sahip çıkabilirdi. O ise kabuğuna çekilmeyi tercih etti; Maria’yla geçmişte yaşadığı o kısacık dört aya —ki onun için bir ömürden daha kıymetli olan o dört aydı— ve hayallere sarılmayı seçti. ​Döndükten sonra yaptığı evlilikte mutsuzluğu adeta kendisi seçiyor, ki zaten bunu da söylüyor. Bunun yanında romanda bir cümlesi çok dikkatimi çekmişti: "Karım bana dünyadaki en uzak insandı." Ama aslında o mesafeyi kendisi bile isteye tercih ediyor, bunu da itiraf ediyor. Sormadan edemiyorum: Eğer böyle bir hayat yaşatacaksan, neden başka bir kadını hayatına alıyorsun? Oysa eşler birbirine bu dünyada en yakın olması gereken insanlardır. Sonuçta bu duvarı kaldırmadığı için hem kendi hayatını hem de etrafındakilerin hayatını bir çıkmaza sürüklüyor. Bana göre Raif Efendi merhametsizliği ,
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,2bin okunma
İyi hissetmek isteyenlere… /800. İnceleme (3 kitap hediyeli!)
9/10
·192 syf.··
2026 41. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 13:05
Herkese kendini anlatmak zorunda değilsin. Her ilişkiyi sürdürmek zorunda değilsin. Her yükü taşımak zorunda hiç değilsin. Şşş… Rahatla… Dünyanın bütün ağırlığını sırtlamana gerek yok! “Ben yapmazsam kimse yapmayacak,” “Ben olmazsam yürümeyecek,” diye her şeyin peşinde koşturmayı bırak! Yorgunsun biliyorum. Ruhun hayattan tiksinmiş durumda. Bir gün ölüp gittiğinde “yürümez,” dediğin her iş sensiz yürüyecek! Kırmaktan korkup, nazik yaklaştığın herkes seni yanlışlarınla anacak… Kendini tüketme bu kadar. Kimse seni anlamayacak. Aksine nasıl olsa taşıyabiliyor diye bütün yükleri senin sırtına yüklemeye başlayacaklar. “Sürekli yorgun hissediyorsan, sürekli içinde bir kasvet varsa, sürekli neşeli olamıyorsan belki de bunu kendi kişiliğine yüklemeden önce çevrene bakman gerekiyor. Çünkü bazen üzgün, yetersiz ya da yorgun değilsindir; sadece yanlış insanların etrafındasındır.” Biliyor musun, hoyratlık değil de incelik yakıyor canımı, diyor Şükrü Erbaş ve devam ediyor, “İncelik... sensin bütün zamanların açık yarası.” Cahit Zarifoğlu, “Bir incelik gösterin, incinmesin yüreğim.” Oysa dünyada en çok ince insanlar kırılıyor. “Ah kimselerin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya,” diyerek son sözü söylüyor Gülten Akın ve Dünya hassas kalpler için gerçek bir cehennem! derken ne kadar haklı Alman yazar Johann Wolfgang Von Goethe“Ne olacağını bilmiyorum ama ne olursa olsun, bir şekilde yola devam edebileceğimi biliyorum.” Kişisel gelişim zırvalıklarına inanmıyorum! Samimiyetsiz, uydurma, çokça kalıp ifadeler kullanan, kâğıt israfı diyebileceğim çalışmalar birçoğu… Lakin Beyhan hoca başka! İçimizden biri gibi sanki… Kitabı okurken, seninle aynı yollardan geçtiğini, aynı hatalara düştüğünü görüyor ve okuduğun kitap hayatını değiştirmese bile yaralarına iyi geldiğini hissediyorsun. “Bana iyi
Kendini Tüketmeden YaşaBeyhan Budak · Kronik Kitap · 202631 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 18:52
Okumaya başlarken bu kadar akıcı olacağını düşünmüyordum su gibi aktı sanırım iki günde bitirdim. Ve inanılmaz şifalandığıma inanıyorum. Çoğu cümle ve bakış açısında 'yaa bunlar hep bize büyüklerin nasihat ettiği dinimizin öngörüp bizden istedikleri'dedim.Öyle olunca bir kez daha sevdim kitabı.İhtiyacım yok diye düşünülmemeli, hatta ben eşlerle birlikte okunulmasını isterim açıkçası.Allah'ın esmaları ile hayatımıza neler tecelli eder? Zihin ve bilinçaltı ile yaşamak arasında kalmış bir beden taşıyoruz belkide farkında değiliz.Kendini okumak isteyen birbirini tanımak isteyen eşlere tavsiye ederim .
Kadınlığın Keşfi : Ruh - Beden - Zihin BütünlüğündeAyşe Duman · Hayykitap · 20211,105 okunma