10/10
·312 syf.··
2026 47. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 21:50
Güzel Çirkin üzerine konuşmak gerçekten keyifli, çünkü Alice Feeney yine insanın zihniyle oynayan, okuru sürekli diken üstünde tutan o tanıdık tarzını konuşturmuş. Bu kitap benim için baştan sona bir “güven” meselesiydi. Kime inanacağımı, anlatılanların ne kadarının gerçek olduğunu, neyin çarpıtıldığını sürekli sorguladım. Zaten Feeney’in kalemini bu kadar özel yapan şey de tam olarak bu: sana bir hikâye anlatmıyor, seni o hikâyenin içine çekip algınla oynuyor. Okurken sık sık durup “ben neyi kaçırdım?” diye düşündüğüm çok an oldu. Karakterler özellikle çok katmanlıydı. Yüzeyde gördüğümüzle derinlerde saklananlar arasında ciddi bir fark var ve bu da hikâyeyi sadece bir gizem romanı olmaktan çıkarıp psikolojik bir çözümlemeye dönüştürüyor. Her karakterin kendi haklılığı, kendi karanlığı var. Bu da okuru taraf seçmeye zorlarken bir yandan da rahatsız edici bir gri alanda bırakıyor. Atmosfer açısından da oldukça etkileyiciydi. Mekân betimlemeleriyle kurulan o hafif tekinsiz hava, olayların gidişatıyla birleşince sürekli bir gerilim hissi yaratıyor. Öyle ki kitapta “büyük bir şey olacak” hissi hiç kaybolmuyor. Ama asıl çarpıcı olan, o büyük şeyin tahmin ettiğin gibi olmaması. Daha önce yazarın Taş Kağıt Makas ve Ne Yaptığını Biliyorum kitaplarını okumuş biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Feeney her kitapta aynı tarzı korurken kendini tekrar etmiyor. Yine ters köşeler var, yine güvenilmez anlatıcılar var ama kurgu her seferinde farklı bir yerden vuruyor. Bu kitapta da o “son anda her şeyin anlam değiştirmesi” hissini çok güçlü yaşadım. Final kısmına özellikle değinmeden geçemem. Çünkü kitap boyunca zihninde kurduğun bütün ihtimallerin tek tek yıkıldığı, parçaların bir anda yerine oturduğu bir finaldi. Ama bu öyle “şok olsun diye yapılmış” bir ters köşe değil;
Güzel ÇirkinAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20251,902 okunma
07.02.2025
9/10
·430 syf.··
2025 2. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2025 00:00
Bir öneriyle başladığım bu kitapta anlatılan, nietzsche ve bir doktor arasındaki sohbetler aracılığıyla bize varoluş felsefesi hakkında görüşler sunan; doktorun tedavisini okuyacakken aslında doktorun tedavisine dönüşmüş olaylar dizisi. Kitaptaki bir çok yerde altını çizdim, çizilecek kadar güzel ve akıcıydı. Hayatınızda yer edinecek cümlelerdi. Kitabı okumadan önceki sizle okuduktan sonraki sizin bir olmayacağını kanıtlayacak cümlelerden. Bir kısımda “umut kötülüklerin en büyüğüdür” diyordu. Bu sözden sonra nasıl umuda her zaman olduğu gibi yaklaşabilirsinizki örneğin? Açıkçası okurken doktora sinir oldum. Hareketleri, davranışları beni gıcık ediyordu. Beni sinir etmesi o karakteri ne kadar güzel ve detaylı yazdığı anlamına geliyor. Başka türlü kurgu bir karaktere nasıl herhangi bir duygu besleyebilirsiniz ki?Olması gereken ve olmak istediği karakterler hakkında bunalıma girmiş birisini okuyoruz. Benim şahsi görüşümse elindekilerin kıymetini bilmeyen, aptal white erkek. Kitaplarda ana karakterle empati kurmak çok daha kolaydır fakat bu kitapta; kitap boyunca düşündüğüm, empati kurduğum kişi doktorun eşi oldu. Aslında benim onu daha çok anlayabilmem, ana karakterler dışında yan karakterlerle de empati kurulmasını sağlaması ve kurgusunu tam oturtması anlamına geliyor. Olayın, kurgunun içine çekiliyorsunuz. Kurgusunun akıcı ve kesintisiz devam ettiğini söylemiştim ve bir kısım buna dahil değil, evet kitap mutlu sonla bitiyor. Fakat mutlu sonla bitmesi için uğraşılmış gibi geldi. Kitap yaşanan olayları yaşanma zamanlarına göre anlatıyor. Bir ileri bir geri gidiş yok. Geriye gidişler sadece hatırlama da aa evet şöyle olmuştu diyerekten daha fazla ileriye gitmiyor. Dahil olmayan kısımsa bir yerde bu sırayla devam etmemesi. O kısmı atlıyor ve daha sonrasında o kısmı
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Öğrenci olmak istiyorum...
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2024 32. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2024 14:58
Mevsimlik işçi bir ailenin, okumaya hevesli çocuğunun trajikomik okula başlayamama hikayesi... Kısa sürede okuyabileceğiniz keyifli bir çocuk kitabı... Merak edenler için sonu güzel... Keyifli okumalar...
LoŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20221,905 okunma
LORDLAR VE VARİSLER İNCELEME
10/10
·672 syf.·
2023 34. kitabı
Bu kitap uzun süredir okuma listemde bulunan bir kitaptı. Geçen sene sonbaharda okumuştum. Kitaba bir türlü başlayamama nedenim fantastik kitaplara karşı olan ön yargımdı. Lakin bu kitap neredeyse bütün o yargıları yıktı.Yani siz de benim gibi fantastik türüne ön yargılıysanız bu yargılardan bu kitap sayesinde kurtulabilirsiniz. Fantastik olmasına rağmen betimlemeler beni hiç boğmadı. Ve bu benim için bir artı çünkü betimlemenin çok fazla olan kitapları sevmem, okurken sıkılırım.Kitabın konusu gerçekten çok hoşuma gitti.Özellikle Daren ve Nova sahnelerin harikaydı.Aralarındaki çekim... Kitabı fazlasıyla sevdim.Kesinlikle yazarın yazım dili çok başarılı. Sizi çok güzel bir şekilde diyara adapte ediyor. Kesinlikle bu kitaba şans vermelisiniz.
1000Kitap
Lordlar ve VarislerN. G. Kabal · Martı Yayınları · 202210,3bin okunma
Puan vermedi·622 syf.··
2024 28. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2024 15:34
Oblomov uzun süredir  merak ettiğim ancak bir türlü başlamaya cesaret edemediğim bir eserdi. Belki de benim için doğru zamanı bekliyordu. Kitapla beraber hayatıma Oblomov ve Oblomovluk kavramları girdi. Oblomovluk aslında her herbirimizin hayatların sürekli karşılaştığı durum ve o durumda biz de bir Oblomov'uz. Nedir bu durumlar? Yapılması gerekenlere başlayamama hali; hep bir erteleme durumu, mantıklı ya da mantıksız olması önemli olmayan bahaneler bulma hali. Oblomov'un hayatını okurken durup, düşünüp incelediğimizde sadece bir kişinin hayatını değil aynı zamanda başlayamama, kendini kandırma, yetiştirilme tarzlarının ilerideki hayatlarımıza etkilerini, yetiştirilme tarzı sonucu kafamızda yer edinenler ile ilerde oluşan bakış açımızın çatışmalarını, doğu ve batı karşılaştırılması, toplumdaki sınıf ve cinsiyet ayrımı, aşk ve etkileri gibi bir sürü konunun işlendiğini okuyoruz. Bazen Oblomov'a yapılan haksızlıklara sinirlenirken bazen başlayamamasına  üzülerek bitirdim kitabı. Kitabın kalınlığı gözünüzü korkutmasın. Konusunun sürekliliği ve dilinin sadeliği sebebiyle akıcı şekilde ilerliyor. Kitaptaki karakterler ile toplumdaki bazı kişilik yapıları güzel özetlemiş. Eminim ki kitabı okuyan her kişi kitabı bitirdiği zaman içimdeki Oblomov'a en azından bir selam verecektir. Ben de aynı şekilde kitabı bitirdiğimde içimdeki Oblomov'a ve yaşadığım Oblomovluk durumlarının haklarını teslim ettim. "İyi ki okudum." dediğim kitaplar arasında yerini aldı.
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
8/10
·75 syf.··
2024 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2024 02:21
Yaklaşık bir hafta kadar önce yazmam gereken bir incelemeydi bu aslında ancak bir türlü vakit bulamamıştım. Ve inceleme yazmadan yeni bir kitaba başlayamama takıntısı olan biri olduğumdan dolayı yeni bir kitaba da başlayamadım, öylece kaldı sadece. Neyse ki zaten fazlaca koşuşturmalı ama gerçekten mutlu olduğum, kafa dağıttığım bir hafta oldu. Hayatımda yaşadığım en güzel ara tatil olabilir :) Ancak maalesef şimdi gerçeklere ve derslere dönme vakti, o nedenle incelememi yazıp bir an önce yeni bir kitap seçip başlamak istiyorum. Kitaba gelirsek, uzun bir süre bahsettiği şey 'ama herkes ne der?' korkusu. Yazarımız Türk, dolayısıyla bizim şuanki yaşamımızdan seneler önce de yaşamış olsalar, bizim büyüklerimizin düşünce yapısı, bizim kültürümüz. Tabii ki başka insanlar, yabancılar da bu konudan muzdarip olabilirler ancak çevremde o kadar çok bunu önemseyen insan var ki, gerçekten kitabı okurken, özellikle kadının endişelerini, iç çatışmasını dinlerken gerçekten kendinizden veya çevrenizden bir şeyler görüyor, hissediyorsunuz. Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki karşı cinsiyette yazmak gerçekten emek isteyen ve zor bir iş. Ancak kısa bir kitap olsa da bana duygular tam anlamıyla geçti diyebilirim. Hatta isim belirtilmediğinden başta bir kadından bahsedildiğini anlayamadım ancak birkaç sayfa ilerleyince her şey yerli yerine oturdu. İnsanların ne düşüneceğini, ne söyleyeceğini kendi mutluluğumuzun önüne koyarak her şeyi ne kadar zorlaştırdığımızın bir özeti aslında kitap. Daha sonrasında ise kadın duygularına yenik düşer ve mutluluğunun peşinden gitmeye karar verir. Ancak hikaye ilerledikçe kitap bir kıskançlık ve cinnet öyküsüne dönüşerek son bulur. Genel olarak olay örgülü hikayeleri sevdiğimden bu kitap da hoşuma gitti ve beni içinde tutmayı başardı. Fazlasıyla
İnceleme
Siyah GözlerCemil Süleyman · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20264,042 okunma