İslam Tarihi-4
Yahudiler, ırklarının yetenekleriyle beraber en kötü kusurlarını da beraber götürmüşlerdir. Bu kusurlarının başlıcası iç huzursuzluk ve anlaşmazlıktan ibarettir. Gariptir ki silah kullanımında ve savaşmakta hiç yetenekleri yoktu.
Sayfa 123·Kitabı okuyor
“ben insanların intihara cesaret edemeyişlerinin sebebini arıyorum” “Nasıl cesaret edemiyorlar? Az mı intihar oluyor?” “Çok az.” “İnsanları intihardan alıkoyan nedir size göre?” “Ben.. ben henüz pek az biliyorum… iki peşin hüküm alıkoyuyor, iki şey; sadece iki; biri çok küçük, diğeriyse çok büyük. Ama küçük olan da çok büyük.” “Küçüğü ne?” “Acı.” “Başlıcadı o. İki tür var: Ya büyük bir kederden ya da hiddetten ötürü intihar edenler, veya deliler, ya da her neyse… pat diye yapıyor. Pek az düşünüyorlar acıyı ve pat diye yapıyorlar. Akıldan intihar edenlerse çok düşünüyorlar.” … “Peki ikinci sebep, büyük olan?” “Öbür dünya.”
Sayfa 152 - Kirillov·Kitabı okuyor
Reklam
candarmaların eşkıyaları avlama biçimlerinden başlıcası da sevgili evileri beklemekti. Eşkıyalar ne kadar güçlü olursalar olsunlar, insandır bu, beklendiklerini yüzde yüz bildikleri halde kendilerini yenemiyor, eninde sonunda bir gece soluğu sevdiklerinin evinde alıyor, daha sevgililerinin yüzlerini bile göremeden, sevgililerinin gözleri önünde kan içinde yere seriliyorlardı.
Sayfa 401·Kitabı okudu
Rousseau, insanların doğal yaşamı halindeki ilk öz gürültülerinin özlemini çekmektedir. Ona göre, doğa yasaları gereğince yaşayan insanlar, ve eşittirler, toplum düzenine geçince bu mutluluğu yitirmişlerdir. İnsanların başına gelen belaların başlıcası mal mülk tutkusundan doğmuştur.
Düşünce
İstîlâ ve fütûhatta öncülük eden hükümdarların hiçbirisine, devamlı, zinde ve yerleşmiş bir devlet kurmaları yolunda yardım eden söz sahibi kuvvetin sâdece kahramanlıkları, orduları ve kılıçları olduğu söylenemez. Türk tarihinde bunun sıkça rastlanan örneklerin-den başlıcası, Fâtih Sultan Mehmed'dir.
Sayfa 32
Bir genelleme yapacak olursam, daha önce de bir iki kez belirttiğim gibi, Shakespeare'in beni, duyduğum hayranlığın yanı sıra olumsuz anlamda da şaşırttığı oluyor. Bunlardan biri ve belki başlıcası kadınlar hakkında pek çok kahramanının dile getirdiği aşağılayıcı sözlerin çokluğu. Böyle bir dönemdi, Shakespeare de gerçekçi bir yazar olarak bu gerçekliği yansıtıyor denebilir. Yine de kadınlar hakkında bu kadar çok olumsuz söz, özdeyiş ve yargının dile getirilmesinde büyük yazarın bu konuda bir önyargısı ya da rahatsızlığı olduğunu düşünmekten kendimi alamıyorum. Antonius ve Kleopatra bu bakımdan belki de bir rekor kırıyor.
Alıntı
Reklam
Reklam