Tarihi Hoşça Kal Lokantası - Şermin Yaşar
Şermin Yaşar, "Tarihi Hoşça Kal Lokantası" adlı bu eserinde, hayatın içinden tanıdık, içten ve insanı derinden yakalayan öyküler sunuyor. Kitap, hüzün ile tebessümü, kayıplar ile umudu bir arada barındıran akıcı anlatımıyla okuyucuyu duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Kendinizden bir parça bulacağınız, her bir hikayesiyle iz bırakan, samimi bir başucu kitabı.
"Kusura bakma dağları... Fakat insanın kalbini dağlayınca denir mi?"
Egomuzu besleyecek bir çağda yaşıyoruz, bu çağ böyle bir çağ. Bunlar manevi hayatımızı ve iç dünyamızı zorluyor. Bunlara karşı elimizdekileri de güçlendirmemiz lazım. Bize nasihat edecek dostlar, ahbaplar, büyükler kadar başucu kitaplarımızın da olması lazım.
“Genelde yayınevinden gelenlerden birini mutfak kitabı yapıyorum ki üstüne yağ sıçrasa da sorun olmasın. Sonra komodinin üstünde başuçu kitabım durur, çok sürükleyici ya da rahatsız edici olmaması lazım ama.”
Yatağımın başucu hizasında alevler içinde bir okla delinmiş iki kalp var, üzerinde şöyle yazıyor: "sonsuza kadar aşk." Bahtsızın bu aşkı uzun sürmemiştir.
Sayfa 15 - Türkiye iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Son zamanlarda geceyi ve uykuyu sadece fiziksel bir ihtiyaç olarak görmeyi bıraktım. Kamil İçöz’ün Uykunun Formülü kitabı, bu konuda gerçekten farklı bir bakış açısı kazandırdı bana.
En çok da uykuyu bir teslimiyet ve ibadet bilinciyle ele alış şekli beni etkiledi. Özellikle zihnimi susturmakta zorlandığım gecelerde, kitaptaki o manevi reçetelerin ve uyku adabının gerçekten zihinsel bir detoks etkisi yarattığını fark ettim. Kitap oldukça sade ve samimi bir dille yazılmış, sanki bir arkadaşınızla oturmuş geceyi konuşuyormuşsunuz gibi akıp gidiyor.
Yastığa başını koyduğu an zihni 'yükleniyor' diyenler, uykuya daha huzurlu bir niyetle geçmek isteyenler mutlaka göz atmalı. Gerçekten küçük hacimli ama etkisi büyük bir başucu rehberi oldu benim için.