1000 Yıllık Devlet Raporu
8/10
·365 syf.··
2026 2. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 21:14
​Baştan şu uyarıyı bir neşter keskinliğinde yapmak zorundayım: Eğer bu kitabı "Türklük şuuru" ile gaza gelmek, hamasi duygularınızı tatmin etmek için elinize alacaksanız, hemen bırakın. Çünkü karşımızda size duymak istediklerinizi söyleyen bir Türk beyi değil; devlet işleyişini Sasanilerden ve Fars geleneğinden miras almış, son derece rasyonel bir "Başvezir" var. Okurken tatmin olmaz, aksine o soğuk gerçeklikle yüzleşirsiniz. ​Kitabın edebi bir düzeni yok; kimi bölüm bir cümle, kimi bölüm sayfalarca sürüyor. Çünkü bu bir roman değil, Sultan Melikşah'a sunulmuş gerçek bir "Devlet Raporu"dur. ​Kitabın özeti ise şu muazzam cümlede gizli: "Saltanat küfür ile devam bulur, amma zulüm ve gaddarlıkla paydâr kalmaz." ​Nizamülmülk, 1000 yıl öncesinden bugüne öyle bir mesaj bırakmış ki; bugün ne bir bakanın ne de bir gazetecinin bu cümleyi, bu açıklıkla kurabilecek cesareti olduğunu sanmıyorum. Adaleti inancın bile önüne koyan bu vizyon, devletin neden yükseldiğinin kanıtıdır. Ayrıca günümüzde İran ve Şiilik üzerine dönen tartışmaların kökenini, Bâtınilik meselesini anlamak için eşsiz bir kaynak. ​Herkesin okumasına gerek olmayan; ancak yöneticilerin, siyaset bilimi öğrencilerinin ve devletin anatomisini merak edenlerin mutlaka okuması gereken bir eser.
SiyasetnameNizamülmülk · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20234,714 okunma
9/10
·510 syf.··
2025 20. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2025 11:20
Herşeyden önce tarihin bir dönemi ele alınsa da yakın geçmişimize de ışık tutan, türüne göre bir başyapıt diyebilirim. Lider, liderlik, hırs, makam vb. hedefler uğruna dünyayı yakabilen insanı anlatmak isteyen yazar V. Bartol, kitabı yazdığında Hitler Almanya'sının ayak sesleri doğduğu şehre çok yakındı. Roman türündeki kitap, akıcı bir hikaye, karakterler ile ilerliyor, ama roman demeye dilim tam varmıyor (benim beklediğim klasik romanlardaki karakter analizleri, ruh halleri ile yoğun ve etkili tasvir dilinden uzak). Sadece hikaye okumak için dahi merak uyandıran, sonraki sayfalara bir an önce varma isteği uyandıran, okuyucuyu 'boş bırakmayan' bir kitap. Kitabın hikaye yönünün çekiciliği bir tarafa bırakıldığında yaşanmış bir gerçeklik üzerine bu kurgu - ki tarihi olayların bir kısmı teyide muhtaç olsa da- ilgiyi canlı tutuyor. Günümüzden bir pencere aralarsak din, inanç vb. hassas duygular üzerinden insanların - özellikle gençlerin- nasıl ikna edilebilecekleri noktasında ne kadar zayıf (açık) olduklarını kitap gözler önüne seriyor. Hemen ötemizde, güneyimizde yaşanan olaylar tazeliğini halen koruyor. Zülfü Livaneli Huzursuzluk Huzursuzluk kitabında bunu çok iyi anlatmış. Kitaptaki karakterleri, hikayelerini, acılarını tanıdıkça insan denen varlığın içinde taşıdığı ruhun, duygularının esareti içinde neleri yok sayabileceğini görüyoruz. Bu gücü iyilik yönünde kullanmanın yanında, kötü amaçlar için de kullanabilecek insan modelinin varlığı gözler önüne seriliyor. Buradaki insan sokakta her an karşılaşabileceğiniz biri elbette değil. Nüfuz etme potansiyeli olan, kitleleri peşinde sürükleyebilecek vakar, eğitim, heybet ve hitabete hakim (karizma denilen) kişiler. Kitapta karşımıza çeşitli karakterlerle karşımıza çıkıyor bu.
İnsana ve Hayata Dair
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·510 syf.·
2025 76. kitabı
#OkudumBitirdim Merhaba değerli kitap dostlarım. 11. Yüzyıla damga vurmuş okurken hem hayran kaldığım hemde ürpertici bir inanışa tanıklık ettiğim 500 sayfalık Hasan Sabbah kitabını okudum bitirdim. Daha öncede farklı üç yazardan okuduğum ,fakat Vladimir BARTOL'un farklı bir bakış açısıyla okuduğum Hasan Sabbah hikayesinin en etkileyici kitabını diyebilirim. Fedailerin Kalesi Alamut Kalesi sadece tarihi bir Roman değil; Aynı zamanda inanç, zeka ve itaat kavramları üzerine derin bir sorgulama yapmanızı sağlayan muhteşem bir tragedya. İnanç uğruna kendini feda eden gençler, onlara gösterilen sahte Cennet ve bu Cennetin arkasındaki yanılsama. Bir Kale Alamut Güzel, eşsiz ama yanıltıcı bir yer;sahte Cennet, zekayla, bilgiyle, hırsla, kinle, duygu yoksunluğu ile yoğrulmuş bir adam Hasan Sabbah....... Hasan Sabbah, ismaili inancını yaymak ve Selçukluyu bitirmek üzere yola çıkar ve yolu sınıf arkadaşı ünlü Başvezir Nizamülmülk ile kesişir,ters düşerler. Artık alması gereken bir de intikam vardır. Kafasında şekillenmiş planını uygulamaya koyar. Bu öyle bir plandır ki, sabrın ve aklın hayat verdiği, Alamut kalesini ele geçirir, hükümdarlığını kurar, kendisi için ölüme gidecek fedailer yetiştirir. Bunu nasıl mı yapar. Gerisini okuyarak öğreneceksiniz. 900'lü yıllarda insanların kandırılmasını anlayabiliyorum ama aradan 1900 yıl geçmiş halen kandırılmasına engel olamıyor, insanlar.
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
8/10
·510 syf.··
2024 63. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2024 15:51
"Hayatta hiçbir şey gerçek değil her şey mübahtır" Haşhaşi tarikatının lideri Hasan Sabbahın düstur edindiği bu dünya görüşüyle ölümü arzulayacak derecede fedailer yetiştirip onların imanlarını kendi entrikalarına, politik emellerine alet ederek zamanın Selçuklu imparatorluğu ve daha sonra can hasmı olarak bellediği eski dostu olan başvezir Nizamülmülk'ü bu fedaileri vasıtasıyla ortadan kaldırma girişimlerini konu alan bir kitap. Bu planlarını ise Alamut kalesinin arkasında bulunan daha önce deylem krallarının inşa ettiği fakat varlığından fedailerin habersiz olduğu ve içinde Sabbahın köle pazarından seçtiği güzel kızların bulunduğu cennet ve bu cennete fedailerin olayın iç yüzünü anlamadan gitmelerini sağlayacak haşhaşi bitkisinden elde edilen haplarla gerçekleştirecekti. Daha sonra fedailerin gerçek cennet sandıkları bu yerde yaşadıkları olaylar karşısındaki şaşkınlıkları onlarda sabbaha karşı sarsılmaz bir itaate dönüştü. Artık onların gözünde sabbah gerçek bir peygamberdi ve cennete istediğini alabilecek bir güce sahipti bu inançla fedailer artık tamamıyla hasan sabbahın güdümündeydi. Hasan sabbah fedailerin artık ölümden korkmaz birer savaşçı olduğuna kanaat getirince onları birer intihar suikastçısı olarak kullanmaya karar verdi. Olaylar bu noktadan sonra heyecan verici bir düzlemde ilerleyip beklenmedik bir takım küçük olaylarla sonuçlandı. Mekanizma tam olarak Hasan Sabbahın istediği şekilde işledi fakat bu dişli çarkın arasına bazen kendinden bazı parçaları kaptırdı. Okuyacaklara keyifli okumalar...
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
Hiçbir şey gerçek değil, her şey mübah…
7/10
·510 syf.··
2024 3. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2024 21:44
Bir insan hırsları uğruna ne kadar ileri gidebilir? Alamut adlı eserde bu sınırın ne kadar aşıldığını göreceksiniz. Eser 1092 ilkbaharının ortalarında büyük bir kervanın Elbruz Dağları’nın eteklerine doğru ilerlerken birkaç atlının önlerini keserek Halime adlı genç bir kızın alınıp Alamut’a götürülmesiyle başlar. Halime, kalede yaşayan ve daha sonra Hasan Sabbah’ın huri olarak göstereceği kızların yanına götürülür ve böylece olaylar silsilesi başlar. Daha sonra Hasan Sabbah’ın yanına seneler önce İsmailî adında görünüşte Şehit Ali’yi saygıyla yad etmek ama aslında Selçuklu hükümranlığına karşı faaliyette bulunmak gayesiyle tarikat kuran Tahir adlı dedesinin başvezir Nizamül-Mülk’ün talimatıyla idam ettirilmesinin intikamını almak isteyen İbni Tahir (Avni) adlı genç hikâyeye dahil olur. Bölüm bölüm ilerleyen eser, Halime ve İbni Tahir etrafında ilerler. Eserin sonuna doğru Hasan Sabbah ve daileri daha yoğun olarak yer alır. Hasan Sabbah bir hayal, bir hedef belirler ve zekasını kullanarak bunu gerçekleştirmeye çalışır. Buna ulaşmak için de her şeyi mübah olarak görür. Kendini bir peygamber, Mehdi olarak gösterir ve etrafına fedai adını verdiği, ona sorgusuz sualsiz inanan bir kitle oluşturur. Fedaileri önce bir eğitimden geçirir. Kendisine sorgusuz sualsiz inanmaları için haşhaştan yararlanır, zihinlerini uyuşturur. Bir sistem oluşturur, kalede yer alan yemyeşil bahçeleri ve orada bulunan cariye kızları kullanarak hayali bir cennet oluşturur. Kendi oluşturduğu cennete fedaileri göndererek onları bu düşüncesine inandırır ve onlar da etrafa cennete gittiklerini Hasan Sabbah’ın gerçekten bir peygamber olduğunu anlatırlar. Ve bu hayali cennete giden fedailer o kadar mutlu ve memnun olurlar ki bu hayali cennete bir an önce ölüp yeniden kavuşmak isterler. Bu sayede Hasan
Edebiyat & Roman
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
Binbir Gece Masalları
8/10
·502 syf.··
2024 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2024 22:01
Sâsânî Hükümdarı Şah Şehriyâr, karısının kendisini aldattığını öğrenir ve bu duruma çok öfkelenir ve karısını idam ettirir. Şah Şehriyâr, daha sonra tüm kadınların sadakatsiz, nankör olduğuna inanmaya başlar. Hiçbir kadına güvenmediği için ülkedeki tüm bekar genç kızlarla evlenip ertesi gün o kızları idam ettirir. Şah Şehriyâr ülkede ki bütün kızlarla evlenip onları öldürdüğü için ülkede evlenecek kız kalmamıştır. Başvezirin iki kızı varmış, biri Şehrazad diğeri de Dünyazad. Şah Şehriyar, Başvezire senin kızlarından biriyle evlenmek istiyorum deyince Başvezir durumu kızlarına anlatmış, Şehrazad bu duruma engel olmak için Şah Şehriyar ile evlenmiş. Şehrazad, Şah Şehriyar'a kardeşi Dünyazad'ın geceleri masal dinlemeden uyuyamadığını söyler ve Şehrazad her gece kardeşi Dünyazad ile kocası Şah Şehriyar'a masallar anlatmaya başlar; ama tam şafak vakti geldiğinde, masalın en heyecanlı yerinde, masalı anlatmayı keser. Masalın sonunu çok merak eden Şah Şehriyar, Şehrazad'ın masala ertesi gece de devam edebilmesi için, her seferinde o gecelik Şehrazad'ın idamını erteler. Binbir Gece Masalları'nın ilk kitabında binbir gecenin ilk 44 gecesi yer alıyor. Ben masal okumayı ve dinlemeyi çok sevdiğim için Binbir Gece Masalları serisinin hepsini satın aldım. Birinci kitabı büyük bir hevesle okumaya başladım ama kitap ben de bir tık hayal kırıklığı yarattı. Masalları okumaya başladığımda ilk başta çok güzel ilerliyordu ama sonra sayfalar ilerledikçe masal içinde masal okumaya başladım ve bu benim çok kafamı karıştırdı, ben ne okudum böyle dedim. Masallar birbirine o kadar benziyordu ki her okuduğum masal için kesin bu masalda da bunlar bunlar olacak diye tahminler yürüttüm ve tabii ki her seferinde tahminlerim doğru çıktı. Ayrıca kitabı okumayı düşünenler için uyarı olsun, kitapta
Edebiyat
Binbir Gece Masalları 1/1Anonim · Yapı Kredi Yayınları · 2001244 okunma