Tolstoy'u bilenler onun katı ahlakçı olduğunu da az çok bilirler. Bu kitap kısa olmasına rağmen Tolstoy'un ahlaki görüşlerine ayna tutan bir eser. Eser bir tren yolculuğunda, yolcuların arasında dönen muhabbetler üzerine oluşturulmuş. Aşk evliliği ve mantık evliliği sorgulanmakta.. Başından geçen bir olay yüzünden aşka olan inancını kaybeden bir erkeğin hikayesini okuyoruz ardından.
Bu hikaye ise, Tolstoy'un toplumda yaygın olan ahlaki görüşleri aktardığı ve eleştirdiği olay örgülerinden oluşuyor. Özellikle kadın-erkek arasındaki eşitsizliğe fazlaca vurgu yapmakta kendisi. Dönemin algılarına göre kadını sadece zevk aracı olarak görmek, kadının başka niteliğinin olmadığını belirterek aslında bunun yanlış olduğunu da aynı zamanda belirtmekte.
Evlilik hayatının sancıları ve kıskançlıklarda anlatılan diğer bariz temalar. Kitabın sonunda ise Tolstoy'un çok katı olan ahlaki öğretilerini okuyoruz. Bazılarını okuduğunuzda o kadar da değil yaa diyeceğiniz öğretiler mevcut. :D
Genel olarak akıcı bir kitap. Tolstoy severlerin mutlaka göz atması gereken bir kitap.